Erdoğan: Site kültürü bizim kültürümüz değil

Beştepe'deki Şehir Güvenliği Sempozyumu'nda konuşma yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, ''Site kültürü bizim kültürümüz değil. Ama maalesef şu an bir site kültürü ülkemizde egemen olmaya başladı'' dedi.

02 Ocak 2020, Perşembe 11:55 Son Güncelleme:
A A
Erdoğan: Site kültürü bizim kültürümüz değil

Beştepe'deki Şehir Güvenliği Sempozyumu'nda konuşma yapan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan şunları söyledi:

Şehir ve güvenlik konusu günümüzde daha çok konuşulması ve tartışılması gerekiyor. 

Şanlıurfa'daki Göbeklitepe'nin keşfiyle insanlık tarihi değişti. Şehir ile insan arasındaki ilişkiyi anlatan Göbeklitepe'nin ülkemizde bulunması kadim coğrafyamızın büyüklüğünün işaretidir. Bugün nüfusun 4'te 3'ünden fazlası il ve ilçe merkezlerinde ikamet ediyor. Güvenlik konusu artık çok daha önemli.

Site kültürü bizi kültürümüz değil. Ne yazık ki site kültürü anlayışı, ülkemizde egemen olmaya başladı. 

Güvenlik sorunları

Deprem, yangın ve hastalık gibi tabii afetlerde şehirleri ciddi manada sarsmıştır.  İstanbul, Kudüs, Diyarbakır gibi hala ayakta kalan surları ile ünlü pek çok şehir bulunuyor. Şehirlerin güvenlik sorunları bazen de içeriden kaynaklanmıştır. Büyük bir nüfusu küçük bir alanda güvenli şekilde yaşatmak sanıldığı kadar kolay değildir. Şehir ne kadar büyük ise güvenlik sorunları da o derece fazladır. Artık şehirlerimizin güvenliğini sadece kolluk güçleriyle koruyacak durumda değiliz. Yeni fikirler geliştirilmeli.

Her alanda olduğunu gibi şehirlerimizin de güvenliği konusunda dünyadaki tüm örnekleri inceleyecek ama sonuçta kendi göbeğimizi kendimiz keseceğiz. Şehirlerde yaşanan felaketlerin çok büyük insani ve fiziki maliyetleri ortaya çıktı

Şehirleri tehdit eden unsurlar farklılaştı Bugünün şehirleri, trafik, çevre, alt yapı, imar, enerji, sağlık, insan kaçakçılığı gibi pek çok sorunla aynı anda mücadele etmek zorunda. Şehirlere zarar veren kaos dalgaları yaşanmıştır. Toplumsal eylemlerin merkezi daima şehirler olmuştur. Büyük sokak eylemleri şehirlerin karşı karşıya bulunduğu tehlikeyi ortaya koymuştur.

1960 ve 1970'lerin Türkiye'sinde gecekondu semtleri ile modern semtler arasında alt ve üst yapı yapı farkları vardı. Siyasi ve mezhebi fay hatları derin bir ayrım sebebiydi. Türkiye'nin yaşadığı dönüşümden şehirlerimiz nasibini aldı. Büyük yatırımlarla fiziki bakımdan ileri seviyeye geldik. TOKİ'nin öncülük ettiği kentsel dönüşüme belediyelerimiz ve özel sektörümüz sahip çıkmıştır.

"Dikey mimari ile şehirlerimize ihanet etmiş oluruz"

Şehirleşmede bütün mesele belediye başkanlarının kaleminin ucunda. Burada yapılan hata tüm şehre ihanettir. Dikey mimari ile şehirlerimize ihanet etmiş oluruz. Yatay mimari ile kendi medeniyetimizi inşa etmiş oluruz.

Batı iyi günlerini yaşıyor. Güvenlik sorununu tehdit eden ne kadar uyuşturucu olayı varsa bunların baronları, terör örgütleri ile beraber çalışıyorlar. Batı ülkelerindeki şehirler açık hava hapishanelerine dönüştürüldü. Fransa'da yaşananları görüyorsunuz. Paris sokakları ne hale geldi görüyorsunuz. Bunları daha büyük sorunlar bekliyor. Türkiye'nin milli projeleri gerçekten çok geniş, azim ve kararlılıkla vizyonumuzu sürdüreceğiz.

Ülkemizde her gün olan olaylardan sadece biri batı ülkesinde olduğunda demokrasiden hemen taviz veriyorlar. Kadınları kaldırımlarda sürüklüyorlar. Türk polisi benzer bir şey yapsa dünyayı ayağa kaldırırlar. ABD ve batı dünyasında bu çarpık durum tekrar tekrar yaşanmıştır.

Şu anda Fransa’da yaşananları görüyorsunuz. Paris sokaklarını görüyorsunuz Londra’nın ne hale geldiğini görüyorsunuz. Almanya’da, Berlin’de ne hale geldiğini görüyorsunuz.

İnanın bunlar daha iyi günleri. Bunları daha büyük musibetler bekliyor.

Güvenliği tehdit eden ne kadar uyuşturucu olayı varsa bütün bunların baronları bizdeki terör örgütleriyle beraber çalışıyorlar. Biz de bu terör örgütleriyle mücadelemizi kararlı şekilde sürdürüyoruz.

Fransa'daki eylemlere değindi

Ülkemizde her gün olan olaylardan sadece biri Batı'da olunca demokrasiden hemen taviz veriyorlar.

Şimdi bir kavram ortaya çıktı: Akıllı şehir…

Elbette güvenlik önemlidir. Ama bu konuda ilkeli davranmak da en az mücadelenin kendisi kadar önemli olmalıdır.

İstanbul sokaklarını kaosa sürüklemeye çalışanların yanında yer alırken aynı eylemler Batı'da yaşandığında kimsenin gözünün yaşına bakmazsanız kimse size inanmaz.

Bugün Batı'nın içine düştüğü açmaz işte bu çifte standarttır.

Sınırdaki mülteciler

Türkiye 5 milyon mülteciye kapılarını açarken kendi şehirlerine yabancı istemeyenlerin inandırıcılığı kalmaz.

Maddi imkanlara bizden daha fazla sahipler. Neden? Kapılarını açmıyorlar çünkü işlerine gelmez.

Bunu yanında şu an İdlib’de olanlar? 250 bin mülteci sınırımıza doğru hareket halinde.

Şua in itibarıyla karşılıklı tedbirlerle engellemeye çalışıyoruz. Ama karşınızda insan var.

İnsana karşı bu noktada Batı'nın yaptığı gibi dikenli teller oluşturamayız.

Aynı şey bizim de başımıza gelebilir. Biz bunu çok daha insani onanın yapmak zorundayız.

Onları keseleri dolu olabilir ama gönülleri çoraktır.

Kendi insanınıza ve size sığınanlara verdiğiniz değer ölçüsünde güvendesinizdir demektir.

Elbette sıkıntılarımız zorluklarımız var ama hamdolsun hepsinin üstesinden gelecek imana da imkana da sahibiz. Çünkü biz Türkiyeyiz.


Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER Saadet Partisi'nin tezkere kararı belli oldu