Erdoğan normalleşme için tek şartı açıkladı! Uzmanlar yorumladı

Son dakika haberine göre, tam kapanma kısıtlamalarını duyuran Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, normalleşme için tek şartı açıklamıştı. Tam kapanma kısıtlaması 29 Nisan'dan başlayarak 17 Mayıs tarihine kadar sürecek. 17 Mayıs'a kadar kesintisiz sokağa çıkma yasağı uygulanacak. Tam kapanma sürecinden sonra bizi neler bekliyor? Uzmanlar tam kapanmada uygulanacak koronavirüs kurallarını ve normalleşme için koşulları değerlendirdi. İşte son dakika haberinin detayları...

27 Nisan 2021, Salı 17:08 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Türkiye Günlük Koronavirüs Tablosu, Sağlık Bakanlığının "covid19.saglik.gov.tr" adresinden paylaşıldı. Buna göre, Türkiye'de son 24 saatte 268 bin 893 Kovid-19 testi yapıldı, 37 bin 312 kişinin testi pozitif çıktı, 353 kişi yaşamını yitirdi, hasta sayısı 2 bin 716 oldu.

Son 24 saatte 48 bin 27 kişinin Kovid-19 tedavisi ya da karantinasının sona ermesiyle iyileşen sayısı 4 milyon 121 bin 671'e yükseldi. Test sayısı 46 milyon 153 bin 151'e ulaştı, vaka sayısı 4 milyon 667 bin 281, vefat sayısı 38 bin 711, ağır hasta sayısı 3 bin 563 oldu.


KABİNE TOPLANTISI'NDAN TAM KAPANMA KARARI ÇIKTI

KABİNE TOPLANTISI'NDAN TAM KAPANMA KARARI ÇIKTI

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde düzenlenen Kabine Toplantısı'nın ardından millete seslendi ve koronavirüs pandemisi hakkında önemli kararları paylaştı.

Erdoğan, Kovid-19'la mücadeleye ilişkin, "Avrupa'nın açılma sürecine girdiği bir dönemde, bizim geride kalmamak için vaka sayılarımızı süratle 5 binin altına indirmeliyiz. Aksi takdirde, turizmden ticarete ve eğitime kadar her alanda ağır bir faturayla karşı karşıya gelmemiz kaçınılmaz olacaktır." diye konuştu.


17 GÜN SONRA BİZİ NELER BEKLİYOR?

17 GÜN SONRA BİZİ NELER BEKLİYOR?

Enfeksiyon Hastalıkları Klinik Mikrobiyoloji Uzmanı Prof. Dr. Bülent Ertuğrul ve Göğüs Cerrahisi Uzmanı Prof. Dr. Celalettin Kocatürk CNN TÜRK canlı yayınında açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. Bülent Ertuğrul'un açıklamaları şöyle: 

Buna tam kapanma demeyelim. Tama yakın kapanma diyelim. Çünkü İçişleri Bakanlığı'nın genelgesini biraz ayrıntılı olarak incelediğimizde. aslına bakarsanız kritik sektörler dışında bazı sektörlerin de halen çalışmaya devam ettiklerini göreceğiz


Örneğin inşaat sektörü gibi... Veya belirli sayıda işçi çalıştıran sektörlerde çalışmalar devam edecek. Çalışma yaşamının belirli bir süre daha devam ettiğini gözlemliyoruz.Buradaki en önemli nokta kamu kesiminde kapanma var. Ya evden çalışma sistemine geçilecek ya da kademeli mesai dediğimiz esnek mesai dediğimiz mesai sistemine geçilecek. Kamuda bir tam kapanmadan söz edebiliriz.


Bir önceki kısmi kısıtlamaların bize faydaları şöyle oldu; 

Kısıtlama başlamadan önce tüm Türkiye'deki haftalık hasta sayısı oranı 100 binde 500'ler civarıydı. Ortalamasından bahsediyorum. Bazı illerde çok daha fazlaydı ama bu 100 binde 400'e kadar geriledi. Test pozitifliğimiz de yüzde 20'ler civarındaydı yüzde 14'lere kadar geriledi. Şimdi bu kısıtlamanın da bir faydası olacaktır. Özellikle 18 gün sürecek olan bu kısıtlama.


ERDOĞAN'DAN 5 BİN  HEDEFİ

ERDOĞAN'DAN 5 BİN HEDEFİ

Fakat Cumhurbaşkanı hedefi koyarken 'Biz 5 binin altına düşmeyi hedefliyoruz. Yaz aylarında rahat edebilmemiz için' dedi. İşte o 5 binlik hedefe ulaşıp ulaşmama konusunda benim tereddütüm var bu kısıtlamalarla beraber. Çünkü o 5 bin hedefi demek 100 binde 50'inin altında olgu sayısı demek. Şu anda 100 binde 400'ler civarındayız.

Biraz güç görünüyor. Tam kapanmayla belki konuşacağız. Aşının da mutlaka ciddi olarak düşünülmesi ve o aşının da yapılması şartıyla ancak o zaman Cumhurbaşkanı'nın hedeflediği noktalara ulaşabiliriz.


Celalettin Kocatürk'ün açıklamaları ise şöyle:

Ben açıkçası bu sürenin oldukça tatminkar bir süre olduğunu düşünüyorum Türkiye gerçekleri göz önünde bulundurulduğunda. Ve işe yarayacağına inanıyorum. Açıkçası ben bu kadar uzun süreli bir uygulama da beklemiyordum. Tabi sağlık çalışanı olarak umutluyum artık daha kolay kontrol altına alınabileceğini düşünüyorum.

Ama tabi ki bu işten dolayı etkilenecek olan maddi, psikolojik, sosyal olarak etkilenecek olan grupların desteklenmesini bir vatandaş olarak canı gönülden istiyorum.

5 bin bir hedef konulmasını da ben doğru olarak düşünüyorum. Sonuçta bu hedefi koymak oraya ilerlemek için hep beraber iş birliğini de gerektiriyor. Artık bize iş birliği yapmak düşüyor. Vatandaşı bu işin içerisine katmak gerekiyor. Buna motive etmek gerekiyor.


Hep beraber gerekiyor sivil toplum örgütlerini de motive ederek onları da ikna ederek yanımıza alarak hep birlikte bir mücadele içine girersek bence 5 binin altına dahi inebiliriz. Ancak hep beraber hareket etmemiz gerekiyor. Ama elimize bir poşet alırsak, bakkala diye dışarı çıkarsak hele ki havalar güzelleştiği için kendimizi dışarı atma hevesi içinde olursak o zaman tabi 5 binde olmaz 20 binde olmaz.

Ancak gidişatın dalgalı seyirde olduğunu ve 60 küsür binlerden 4 günde 5 günde 30 küsür binli rakamlara gelmenin hemen bizi yanıltmaması gerektiğini de düşünüyorum. Zaten bunun farkında oldukları için bu kadar sıkı önlemler aldılar bence Cumhurbaşkanı ve Kabine. Niye? Çünkü şöyle diyebilirlerdi... 'Bakın, gördünüz. İşe yarıyor işte. 60 binden 30 küsür bine indik.


Öyleyse buna devam edersek birazcık daha 3 hafta değil de 1 haftalık bir kapanmayla biz bunu havalar da ısınıyor zaten. Aşılamaya hız veririz' diyebilirlerdi. Ama bence onlar da biliyorlar ki şuan dalgalı bir seyir var. Bizi yanıltmaması gerekiyor.

Üstelik PCR testleri ilk seferinde hemen pozitif vakayı saptayamayabiliyor. Özellikle son zamanlarda üst solunum yoluyla müraacatlarda testi negatif çıktığı halde testi Kovid olan ikinci, üçüncü testlerde Kovid tanısı koyduğumuz hasta sayısı artıyor. Ve bu kişiler bulaştırmaya devam ediyorlar.

Toplumun içerisinde. Bir çoğu da genç bunların. Ve bunlar şu anda en aktif dolaşan kişiler. O nedenle de bence hedef koymak iyidir. Bunun için hep beraber bir çaba göstermemiz gerekiyor.


17 GÜN SONRA KISMİ KAPANMAYA GEÇER MİYİZ?

17 GÜN SONRA KISMİ KAPANMAYA GEÇER MİYİZ?

BÜLENT ERTUĞRUL: Bir takım bilimsel ölçütlerimiz var neler yapılmasına ilişkin. Burada yapılması gerekenler eğer olgular dediğimiz seviyeye düşerse ki bence buna seviye vermemek gerekiyor. O ölçütlere bakmak gerekiyor. Yani 18 gün sonra seviye istenildiği şekilde değilse bu süreyi uzatabilmek bu kısıtlamaları uzatabilmek gerekiyor. O seviyeye ulaşana kadar. Bunu İngiltere yaptı ve gerçekten iyi bir seviyeye ulaştı. Bizim de böyle bakmamız gerekiyor olaya.

O seviyeye ulaştık. Sonra ne yapacağız? Aslınd aher önlemi ne zaman kaldıracağımıza yönelik de bir takım bilimsel çalışmalar var. Burada en öncelik eğitimdir. Herkes kabul eder ki önceliği eğitime vereceğiz. Yüz yüze eğitimi zorlayacağız pandemi koşullarına uydurarak. Sonra da bir sıralama yapıp onların da teker teker açılmasını gerçekleştireceğiz ve her açılmayı yaparken de kontrolü elden bırakmayacağız. Bunun için de ciddi sayıda test yapmamız gerekiyor.


Bugün de yaptığımız test sayısı da yeterli değil aslına bakarsanız. Yani belki de yüz binlerce test yapmamız gerekiyor. O kontrolü sürekli sağlayabilmek için. Okullarda öğrencilere, öğretmenlere o kritik süreçlerindeki örneğin hizmet sektöründeki... Çünkü turizm bizim açımızdan çok önemliyse o zaman hizmet sektöründe bulunan herkesi sürekli tarayarak hastalık açısından bir risk oluşturup oluşturmadığını bakarak açılımları gerçekleştirmemiz ve bunları yaparken adım adım yapmamız gerekiyor. Yani 1 Mart'taki gibi herşeyimizle açıldık olmaması gerekiyor. Hele hele bir de yeterli aşılama oranına ulaşamazsak tekrar en başa dönüp o 1 Mart'tan bugüne kadar yaşadığımız acı süreci her gün yüzlerce insanımızı kaybettiğimiz süreci bir daha yaşamamız içten bile değil. Bu şekilde bilimsel yöntemle işlerimizi yürütmek en doğrusu olur.

"DIŞARIDAKİLERİ DE TESTLEYECEĞİZ"

"DIŞARIDAKİLERİ DE TESTLEYECEĞİZ"

CELALETTİN KOCATÜRK: Aslında bu konuyla ilgili kurallar baştan zaten belirlendi. Bizim için Türkiye ölçeğinde günlük önerilen test sayısı 400 bin. Hastanın nabzını tutun ve tarama testleri yapın 400 binden aşağı düşmeyin... Ne demek bu... Mesela şu anda yapmamız gerekenlerden bir tanesi kuryeleri bir anda önce testlememiz lazım. Çünü bu kapanma sürecinde onlar sürekli dolaşacaklar. Ya da toplu taşıma şoförleri onlar çalışmaya devam edecekler. Güvenlik görevlileri gibi. Ya da işte açık olan halkla ilişkileri gibi birden fazla sayıda kişiyle muhatap olabilen. Bunları böylece test etmemiz lazım.

Elde tutacağız bir grup insanı, dışarıdakileri de testleyeceğiz ki nabızı iyi tutalım. Nerede ne oluyor müdahale edebilelim diye. Şimdi bununla ilgili yapılan çalışmalar göstermiş ki aslında okulların bulaşın artmasında en az rolü var. Ve eğitim olmazsa olmaz. Ve yaş gruplarına bölmüşler. 0-7 var, 12 yaş var mesela daha kritik. 16 yaş var. Bunlar için çeşitli ülkelerde yapılmış çalışmalar var. Özellikle göstermiş ki 12 yaş altındaki çocukların bulaşıcılığında çok önemli bir rolleri yok.


MUTASYONUN ÇOKCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

MUTASYONUN ÇOKCUKLAR ÜZERİNDEKİ ETKİSİ

CELALETTİN KOCATÜRK: İki tane faktörü düşünmemiz lazım. Birinci faktör... Türkiye'de yapılmış hiçbir çalışma yok. Genellikle bu çalışmaların yapıldığı yurt dışı ülkelerine baktığınızda genellikle devlet okuluna gittiklerini ve yürüyerek gittikleri. Bizim gibi bir sürü öğrencinin servise bindiği bir sürü çocuğun bir araya toplaştığı servislerin veya okulda bir araya farklı muhitlerden gelen çocukların, öğretmenlerin, çalışanların bir araya geldiği ve uzun süreyi o serviste geçirdikleri bir model yok aslında. O nedenle sadece öngörüde bulunabiliyoruz.

Daha çok çocuklarda görülen bu enfeksiyon artışından bahsediyor. Ama burada benim okudum kadarıyla şöyle bir şey var. Evet çocuklarda görülüyor ama o kadar çok vaka var ki bunların içerisindeki oranı çok da fazla artmadı. Günde 60 binin üzerinde vaka olunca ister istemez çocuklarda da bazı vakalar görüldü. Yeni mutasyonlar özel olarak çocukları tutuyor diye bir şey söylemek herhalde pek mümkün olmasa gerek.


BÜLENT ERTUĞRUL: Çocukların hasta oranı arttığından dolayı daha fazla sayıda çocuğumuz hastalandı ve hastalanıyor. O anlamda da mutant virüslerin çocuklar üzerinde öyle ciddi bir onlara özel bir etkisi yok. Tama yakın kapanmaya doğru gittik. Ama tama yakın kapanmanın beraberinde mutlaka ciddi aşılama oranlarına ulaşmamız gerekiyor. Şu anda aşı randevusu alıp gitmemek gibi bir eğilim var insanlarımızda. Lütfen bunu yapmasınlar. Mümkün olan en kısa sürede herkes aşı randevularını alıp aşılarını olsunlar ki bu kapanma bir işe yarasın. Ve yaz aylarında biz daha rahat edelim. Eğer yeterli bağışıklığı sağlayamazsak bu kapanma da boşa gider. Lütfen dikkat edelim.

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Müge Anlı'da aşk üçgeni, kayıp adamın eşi ve sevgilisi yüzleşti