Erkeklerin ilişkide alması gereken 5 zor karar

Kadın erkek ilişkilerinde zorlanan taraf hep kadınlar gibi görünür. Bunda, kadınların değişken ruh hallerinin, toplumsal normların etkisi büyüktür. Ancak erkeklere göre daha açık iletişim kuran kadınlar yaşadıkları kararsızlıklar karşısında arkadaşlarına danışır, uzun kız gecelerinde bunları tartışarak doğru ya da yanlış kararlar alır. Erkekler arasındaki bu iletişim ise kadınlara oranla daha yüzeyseldir. Biz de erkeklerin alacağı zor kararlar için bir rehber hazırladık.

09 Eylül 2020, Çarşamba 13:23 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
 Onunla seks yapmalı mısınız?

Onunla seks yapmalı mısınız?

Kafanızdaki önyargıları ve kalıpları silin. Zira Minnesota Üniversitesi’nin yaptığı araştırmaya göre seks yaparken pek de seçici olmadığı düşünülen kadınların, partnerine bağlı kadınlardan çok da farklı bir karakterleri yok. Aslına bakarsanız, araştırmaya katılan kadınların sadece yüzde 14’ü en son cinsel ilişkilerinin rastgele biriyle olduğunu söylüyor. Sizce de bu bütünün küçük bir parçasını oluşturmuyor mu? Kısacası kadınların çoğu, özel olabileceğini düşündükleri biriyle seks yapmak ister. İşte bu yüzden o gerçek bir ilişki peşindeyken, sizin sadece o geceyi kurtarmaya yönelik çalışmalarınız ona zarar verecektir. Onun bu durumdan zarar görmesinin sebebi ise elbette ki niyetinin sizinkinden daha açık olması değil: Anket yapılan 2037 kadından neredeyse yüzde 40’ı bir erkekle ilk randevuda seks yapmayı düşündüğünü söylese de, yüzde 60’ı bunun iyi bir fikir olduğuna inanmıyor. İşte size bir ikilem… Kadınların seksi rahat yapılabilecek bir şey olarak görmesi, onların rahatlıkla seks yaptığı anlamına gelmez. Bu yüzden mutlaka yatağa gitmeden önce onun gerçek niyetini öğrenin.

Ne yapmalı?

Ne yapmalı?

Açık davranın Seks terapisti Dr. Lori Buckley’ye göre motivasyonunuz her neyse karşınızdakinin de bunu bilmeye hakkı var. İstediğinizi elde etmek için beyaz atlı prensi oynayıp sonra da pis bir serseri gibi, ertesi sabah kaçmanın anlamı yok değil mi? Kısacası onu evinize davet ederken açık olun, ikiniz de çıplak ve terli olduktan sonra değil. “Erkeklerin sürekli olarak sorun yaşamalarının sebebi kendilerini yanlış anlatıyor olmaları” diyor “How to Be a Great Lover/Nasıl harika bir sevgili olunur” kitabının yazarı Lou Paget. Asıl kötü senaryoya gelelim: Ya şu anda öylesine eğlendiğiniz kadın, zamanla âşık olacağınız kadınsa? (Evet, beyler inkar etmeyin bu hepinizin başına geliyor.) Böyle bir felaketi yaşamamak için sakin olun ve acele etmekten kaçının. İlk buluşma sonrası eve gitmek ve gerekirse tek başına takılmak en iyi seçimdir. (Zaten yıllarınız böyle geçmedi mi?) Bu sayede aklınızın sadece sekste olmadığını anlar ve size karşı ilgisi daha da artar. Böylece ikiniz de hislerinizi daha iyi tartabileceğiniz için doğru karar vermeniz daha da kolaylaşır.

 Ona bağlanmalı mısınız?

Ona bağlanmalı mısınız?

Kadınlar medeni halleri konusunda, kesinlikle zannedilenden daha da hassas davranır. Öyle ki konuştuğumuz kadınların yüzde 75’i bir sevgilisi olduğunda, gözlerinin ondan başkasını görmediğini söylüyor. İnanın bunları kendinizi daha iyi hissetmeniz için de söylemiyorlar. Zira bilim de kadınlardan yana… Indiana Üniversitesi’nin yaptığı araştırma, sevgilisi olan kadınların diğer erkeklerle ilgilenmeye hiç de meyilli olmadıklarını söylüyor. Oysa bazı erkekler için sadakat gibi kavramların öyle pek önemli olmadığı da bir gerçek. Hemen ilk buluşmada kırımızı çizgileri geçip hedefe ulaşmak isteyen birçok erkek var. (Tabii biliyoruz siz onlardan da değilsiniz!) Kısacası oyunun içinde bu kadar çok değişken varken nasıl kendinizi diğer seçeneklere kapatmaya karar verebilirsiniz ki?

Ne yapmalı?

Ne yapmalı?

Rol yapanı yakalayın Bir grup içine girdiğinizde ikinizin de nasıl davrandığına bakın. Eğer ikinizden biri arkadaşlarınızın yanındayken farklı davranıyorsa, birbirinizi kaybetme korkusu yüzünden karakterini değişik göstermeye çalışıyor olabilir. Fakat bu durum süreklilik arz ediyorsa birbirinize çok da uygun olmadığınızı söylemeliyiz. (Eğer bize güvenmiyorsanız arkadaşlarınıza beraberken nasıl göründüğünüzü sorun.) Eğer kız arkadaşınıza doğrudan ilişkiniz hakkında sorular soracaksınız dikkatli olun. “Kendini baskı altında hissedebilir” diyor Buckley. “Ben artık senden başka biriyle görüşmek istemiyorum” gibi basit bir cümle kurmaksa en iyisidir. Bu şekilde kendini daha rahat hissedecektir. Ancak kendinden pek emin görünmüyor ve sizinle aynı hisleri paylaşmıyorsa sizi mutlaka durduracak ve size ilişkiniz hakkındaki gerçekleri söyleyecektir.

 Onunla beraber yaşamalı mısınız?

Onunla beraber yaşamalı mısınız?

İlk olarak hemen uyaralım: Eğer evlenmeyi düşünüyorsanız, genel kanının aksine birlikte yaşamak, boşanma için bir risk faktörü değildir. Ancak verdiğiniz bu kararda kesinlikle cüzdanınızın sesini dinlememelisiniz. “İnsanlar biraz tasarrufta bulunmak ya da oturacakları yerin iş yerlerine daha yakın olacağı gibi bir takım pratik nedenlerden ötürü birlikte yaşamayı seçebilirler” diyor “She Comes First/Önce O Gelir” kitabını yazarı Ian Kerner. Hele de taraflardan birinin işi yoksa bir anda birlikte yaşamak dünyanın en iyi kararı gibi görünebilir. Kısacası para odaklı düşünülen bu ani kararlar uzun dönem için hiç de akıllıca olmayabilir. Biriyle birlikte yaşayacaksanız, mantıklı sebepler geliştirmek yerine ona âşık olduğunuzdan emin olmalısınız.

Ne yapmalı?

Ne yapmalı?

Neden birlikte yaşamak istediğinizi bulun Denver Üniversitesi’nin kısa süre önce yaptığı bir araştırmaya göre, evli çiftler arasında en mutsuz olanlar, ilişkinin başında partnerine yeteri kadar bağlı olmadığı halde erkenden birlikte yaşamaya karar verenler. Birlikte yaşanırken oluşan baskılar evlilik boyunca da devam eder ve boşanmayla sonuçlanır. Hazır olup olmadığınızı anlamanın kolay yoluysa şu: Hayatlarınızın nereye doğru gittiğine bakın. Örneğin siz doktoranızı yaparken onun üniversiteye gitmemiş olması size önemli gelmese de birlikte yaşadıkça fikriniz değişebilir. Üstelik bu konuyu günden güne büyük bir farklılık olarak görmeye başlayabilirsiniz. Ne var ki gerçekten önemsemediğinize eminseniz, hatta daha da iyisi aynı şeylerden zevk alıyorsanız (arkadaşlarınızı eve çağırıp durmak, evde yemek yapmak yerine pizza söylemek, sabahtan akşama kadar sıkılmadan Guitar Hero oynamak gibi) hemen eşyalarınızı toplayıp yeni bir hayata başlayın.

 Keseniz ortak mı olmalı?

Keseniz ortak mı olmalı?

Evlilikte bile kazanılan paraları aynı havuzda birleştirmek kolay verilecek bir karar değildir. Zira finansal kararlar her zaman çatışmalara ve strese neden olur. Fakat Sociological Review dergisinin 2009 yılında yaptığı bir araştırmaya göre finansal harcamalarına birlikte karar veren çiftler, ayrı ayrı karar verenlerden çok daha mutlu olduklarını söylüyor. Siz de birliktelikten doğan bu güçle daha iyi bir yaşam standardı yakalamak istemez miydiniz? Elbette bu esnada karşınıza sorunlar çıkacak. Bunlara hazırlık olmak için dürüst olmaya devam edin ve olası negatif durumları önceden tahmin etmeye çalışın. Hepsinin üstesinden geldiğinizi göreceksiniz.

Ne yapmalı?

Ne yapmalı?

Tedbirli olun ev ya da otomobil sahibi olmak için birlikte bir kredi aldıysanız mutlaka bir çıkış planınız olduğundan emin olun. (Dürüst olalım, ne de olsa babaannelerimiz gibi 40 yıl evli kalınan bir dünyada yaşamıyoruz.) Olası bir ayrılıkta evi ya da arabayı ne yapacağınıza dair hiç çekinmeden konuşun. Hatta onu da ikna edebiliyorsanız, bunu yazılı bir hale dökün. Daha ufak parçalar içinse masrafları paylaşmak yerine kimin neyi alacağına karar vermek daha mantıklıdır. Örneğin siz televizyon için 2.000 lira harcayacaksanız, onun da aynı parayı yemek odası takımı için harcaması mümkün. Böylece ilişkiniz bitse bile kimin neyi aldığı bilindiği için, eşya paylaşımı noktasında sorun yaşamazsınız.

 İlişkinin ömrü ne kadar olmalı?

İlişkinin ömrü ne kadar olmalı?

İlişkinizin ileri ki safhalarında iş, çocuklar ya da günlük birtakım problemler yüzünden çeşitli sorunlar yaşanabilir. Aslına bakarsanız, kadınların yüzde 70’ine yakınının evlilikle ilgili en büyük korkuları da, bu sorunlar yüzünden eşlerinden uzaklaşmak. Evliliklerde özellikle de monotonlaşan ilişkilerde ise bu tip sıkıntıların yaşanması kaçınılmaz olduğuna göre yapmanız gereken son derece basit: Sürekli yeni heyecanlar yaratmak. (Hemen söylenmeye başlamayın: Zira yeni bir partner bulmaya çalıştığınızda ne kadar çok enerji harcadığınızı biliyoruz.) Burada asıl öğrenmeniz gereken şey şu: İlişkinizin canlanması için o da sizin gibi enerji sarf etmeye hazır mı? Belki de siz sürekli uğraşıp dururken, o kendini ilişkinin verdiği o güvenilir rutinin akışına bırakmak isteyebilir.

Ne yapmalı?

Ne yapmalı?

Onun da oyunda olduğundan emin olun Eğer uzun yıllar boyunca iyi bir çift olup olmayacağınızı anlamak istiyorsanız, onu bir teste tabi tutun. Örneğin onun daha önce hiç denemediği bir sporu beraber yapmaya başlayın. Başlangıç için tüplü dalış ya da kayak iyidir. (Hem yaz hem de kış için bir seçenek buldunuz bile.) Bu sayede yeni aktivitelere ne kadar açık olduğunu anlamış olacaksınız. “Dahası bu şekilde onun yeni durum ve problemlerle nasıl baş edebildiğini de görebilirsiniz” diyor Paget. Eğer panikler ve her sorun olduğunda sizi suçlarsa (örneğin kayarken düşüp kolunu kırdığında ya da su altındayken korkup yukarı fırladığında) ilişkide bir şeyler yolunda gitmeğinde de aynısını yapacak demektir. Son olarak insanların çok fazla değişmeyeceğini unutmayın. Hatta öyle ki yıllar geçtikçe bu özellikler daha da keskinleşecektir. En küçük sıkıntıda bile hemen motivasyonu düşüyor ve panik oluyorsa, kariyerinde düşüşler yaşadığında ya da üç çocuğa bakmak zorunda kaldığında karşılaşacağınız kadın hiç de hoşunuza gitmeyecektir. Öte yandan onunla ilgili sevdiğiniz her şeyin zamanla çoğalacağını da aklınızdan çıkarmayın. Eğer maceraya ya da yeniliklere doymuyorsa ve en önemlisi onsuz yaşayamayacağınızı düşünüyorsanız, tüm bu sorunlarla baş etmeye değer. Ancak en ufak bir şüpheniz varsa gemiyi en kısa sürede terk edin.

Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Yeni bir ilişkiye hazır mısın değil misin?