Erken tanı annelerin yüzünü güldürüyor

Hamilelik öncesinde gelişen bazı risk faktörleri bu mutluluğu gölge düşürebiliyor ve hamilelik ya erken doğumla sonlanıyor ya da bebek gelişim geriliği ciddi problemlerle dünyaya gelebiliyor. Neyse ki bu konuda anne adaylarının yüreklerine su serpen güzel haberler var

19 Aralık 2014, Cuma 12:33 Son Güncelleme:
A A

öZGüR GöKMEN çELENK ozgur.celenk@posta.com.tr Hemen her kadının hayalidir anne olmak. Hamilelik süreci genellikle sorunsuz geçer ve anne 9 ay boyunca özlemle beklediği bebeğini kucağına aldığında yaşadığı tüm zorlukları bir anda unutuverir. Ancak hamilelik öncesinde gelişen bazı risk faktörleri bu mutluluğu gölge düşürebiliyor ve hamilelik ya erken doğumla sonlanıyor ya da bebek gelişim geriliği ciddi problemlerle dünyaya gelebiliyor. Neyse ki bu iç karartıcı tabloya karşı anne adaylarının yüreklerine su serpen güzel haberler de var.

Acıbadem Kadıköy Hastanesi Kadın Hastalıkları Doğum ve Perinatoloji Uzmanı Prof. Dr. Melih Atahan Güven, günümüzde yapılan detaylı muayene ve tetkikler sayesinde hamilelik boyunca çıkabilecek olumsuzlukların en erken dönemde tespit edildiğini belirterek “Riskli hamilelik dediğimiz bu durumda anne adayını yakın takip altında tutuyoruz. Gerekirse tedaviye yönelik müdahaleler gerçekleştiriyoruz. Bu sayede hamileliğin en sağlıklı bir biçimde geçmesini sağlayabiliyoruz. Ancak bunun için her kadının hamile kalmadan önce mutlaka hekimine başvurması çok önemli. Ayrıca önceden bilinen riskler anne adayında ve bebekte önemli sorunlar oluşturabileceği için bu hamilelerin mutlaka Perinatoloji (normal gebelerin takibine ek olarak riskli gebelikler konusunda uzman olan) uzmanı tarafından takip edilmesi gerekiyor” diyor.

Sistemik hastalıklar: Anne adayında ileri derece kalp hastalığı, insilüne bağımlı şeker hastalığı, yüksek tansiyon, böbrek ve tiroid hastalığı, ağır akciğer hastalığı ve astım veya sara (epilepsi) hastalığı varsa hamilelikte risk oluşturuyor. örneğin vücuttaki sıvı miktarı hamilelik öncesine göre yüzde 50 artıyor ve bu durumda kalbe binen yük de artıyor. Bu yüzden kalp ve böbrek hastalığı olan anne adaylarının dikkatli olmaları gerekiyor. Eğer anne adayı hamile kaldığında şeker hastalığı varsa ve kan şekeri yüksekse, bebekte sakatlık olma riski yaklaşık yüzde 5 civarında oluyor. Anne adayının tirod fonksiyon bozukluğu hamileliğin ilk üç ayında düşük riskini arttıracağı gibi bebeğin beyin gelişimini de etkiliyor. Hamileliğin ilerlemesiyle birlikte göğüs ve karın boşluğunu ayıran diyafragmanın yukarı itilmesi ve karın içinde rah

Anne ve baba adayında akraba evliliği ve talasemi taşıyıcılığı bulunması: Eğer çifler arasında birinci derece akraba evliliği varsa (amca, teyze çocukları) bebekte sakatlık olma ihtimali yaklaşık yüzde 5'dir. özellikle güney illerimizde gözlenen çiftlerin talesemi taşıyıcılığı durumunda bebekte ciddi – ölümcül kan hastalığı olma ihtimali ise yüzde 25 oluyor. çiftlerde talasemi taşıyıcılığı varsa 11-12. haftada plasentadan ince bir iğne yardımıyla alınacak biyopsi işlemi ile (CVS: koryon villüs biyopsisi) bebeğin hastalıklı olup olmadığı anlaşılabiliyor.

önceki hamileliklerde, gebelik zehirlenmesi (preeklampsi) yaşamak: Hamilelik zehirlenmesi sıklıkla ilk hamileliklerin yüzde 6'sında gözleniyor. Anne adayının ilk hamileliğinde bu durum oluşmuşsa, ikinci hamilelikte tekrarlama riski yaklaşık yüzde 20-25 oluyor. Bu risk perinatoloji uzmanı tarafından yapılacak kan testi ve Doppler ultrason uygulaması ile öngörülebiliyor.

Gelişme geriliğine sahip ve sakat - kromozom anomalili bebek doğurmak: Gelişme geriliğine sahip bebek doğumu durumunda risk sonraki hamilelikte artıyor. Eğer trizomilere ait bir bebek doğurma öyküsü varsa (trizomi 13, trizomi 18, trizomi 21) bir sonraki doğumda anne adayının yine problemli kromozom anomalili bebek doğurma riski yüzde 1 oluyor.

Erken doğum öyküsü (37. hafta öncesi): Günümüzde erken doğumun net bir sebebi bilinmiyor. Bununla birlikte net bilinen ise preterm, yani erken doğum yapan hamilenin sonraki doğumda bu riskinin artması. Bu risk öngörüsü rahim boynun ölçülmesiyle yapılabiliyor.

Düşük doğum ağırlıklı (2500 gr altı) veya iri bebek (400 gr üstü) doğurma öyküsü: Düşük doğum ağırlıklı bebek öyküsü tamamen normal olabileceği gibi, plasentanın bebeği iyi besleyememesine de bağlı gelişebiliyor. İri bebek ailesel bir öyküye dayanabilmekle beraber, sıklıkla anne adayının şeker hastalığı nedeniyle meydana geliyor.

Tekrarlayan düşük öyküsü: Düşüklerin hemen hepsi ilk 3 ay içinde oluyor. Bu düşüklerin yüzde 70'inin sebebi, bebekte yapısal bir sakatlık veya kromozomal anormallik olması. Bu problemden dolayı vücut hamileliği kabul etmiyor ve hamilelik düşükle sonuçlanıyor. Bununla birlikte, özellikle hamileliğin ilk üç ayında oluşan 2 veya 3 düşük öyküsü araştırmayı gerektiriyor.

Normal 0 21 false false false TR X-NONE X-NONE

Anne adayının çok zayıf veya çok kilolu olması: Anne adayı BMI'i (kilonun boyun karesine bölünmesi ile bulunan rakam) 25 altında ise zayıf, 35 üstünde ise tehlikeli obez (kilolu) deniliyor. Her iki durumda da erken doğum riski artıyor. Kilolu annelerin bebeklerinde sakatlık daha fazla görünüyor.

Anne adayının yaşının 18'den küçük veya 35'ten yüksek olması: Anne yaşının küçük olduğu durumlarada bebekte gelişme geriliği ve erken doğum riski artıyor. Ek olarak doğumda bebeğin zor doğmasına yol açabilecek riskler erken yaş gebeliklerinde daha sık gözleniyor. İleri yaş gebeliklerinde öncelikle kromozom anomalili bebek, özellikle Down sendromlu (mongol bebek), doğma ihtimali artıyor. Gebelik şekeri, preeklampsi, bebekte gelişme geriliği riski de ileri yaş gebeliklerinde artıyor.

Rahimde veya rahim boynunda problem olması: Hamilelik öncesinde rahimden ameliyat olmuş adayların (miyomektomi vb.) normal doğumda rahim yırtılma riski arttığı için bu hastalara sezaryen öneriliyor. Bazı anne adaylarının doğuştan rahim boynu kısa oluyor. Kimi anne adaylarında da Pap Smear Testi sonucu çıkan anormalliğe bağlı yapılan müdahaleyle (LEEP, konizasyon operasyonu) rahim boynu kısalmış oluyor. Bu tür hamileliklerde erken doğum riski artıyor.

Annenin sigara veya alkol alışkanlığı: Sigara içmek hamilelikte erken doğum ve su kesesinin erkenden açılma riskini arttırıyor. Hamilelik boyunca alkol tüketimi ise bebeğin gelişimini kısıtlıyor ve beyin gelişimine negatif etki yapıyor.

Normal 0 21 false false false TR X-NONE X-NONE

Sıradaki haber yükleniyor...
SIRADAKİ HABER Pizza severlere kötü haber!