“Eşimin tahmininden daha iyi anne oldum!”

Yeni sezonda bir dizi projesiyle ekranlara dönmeyi planlayan Hande Ataizi ile Haftasonu Dergisi annelik üzerine sohbet etti. Bütün sert köşelerinden, kabuklarından oğlu Leon sayesinde kurtulduğunu söyleyen Ataizi; “Meğer mutluluk formülüm çocuğummuş” diyor...

09 Ağustos 2015, Pazar 05:00
A A
“Eşimin tahmininden daha iyi anne oldum!”

Röportaj: Pınar YILMAZERLER

Fotoğraflar: Muhsin AKGÜN

Hande Ataizi, hala dal gibi, incecik bir kadın. Ne zaman doğurdu, ne zaman o kiloları verdi bir muamma! Gerçi muamma değil, “Sporumdan hiç vazgeçmedim. Hamileyken de yaptım, doğum sonrasında da” diyor... “Çok çocuklu, kalabalık İtalyan ailelerine özenirim hep” diyor ve hayattan aldığı dersleri gönül rahatlığıyla paylaşıyor...

Annelikten öncesi, sonrası diye hayat ikiye ayrıldı mı?

Evet. Çünkü yepyeni biri evde yaşamaya başlıyorsun. Bunu ilk hastaneden eve gelişte yaşadık. Çok tedirgin oldum; “Acaba hakkıyla bakabilecek miyim, iyi bir anne olabilecek miyim?” diye. Hatta o ilk gün Benjamin’le ağladık. Sonra anladım ki; annelik içgüdüsel olarak zaten içimizde var. Zamanla da alıştık bu duruma.

Bazı kadınlar genç kızlıklarından beri annelik hayali kurarlar, bazıları da çocuk sever ama öyle çocuk görünce çılgına dönmez. Siz hangi gruptandınız?

Bize masallarda ne öğretiliyorsa; kız çocukları ona yönelik hayaller kurmaya başlıyor. Prenses olamayacağını anladığın noktada annelik geliyor. Annem ve babam ayrıydı. Annem çok güçlü bir kadın olduğu için yine bir şekilde düzenimi devam ettirdim. Hayalim ise her zaman üç-dört çocuklu kalabalık bir aileydi. Hayat o şekilde ilerlemedi ama. Ben kendime ve işime yöneldim. İçsel tatmin çok önemli bir şey. Mesleki anlamda da tatmin yaşadığınız zaman aile ve yuva kavramları gecikiyor. Bir de denk gelme meselesi var. Evren bir şekilde o zamanlamayı yapıyor. Doğru zamanda gelmesi gereken kişi geldi.

İnsan anlıyor mu gerçekten bu adam doğru kişi ve bu adamla bir yuva kurulur diye?

Bir erkek de, kadın da dünyaya bir bebek getirecekse o muhakemeye giriyor ister istemez. “Bu kadın iyi anne, bu adam iyi baba olur mu?” diye düşünülüyor. Herkes iyi baba olamıyor maalesef. Benjamin’le ilk tanıştığımızda ben bunu hissettim. Zaten aramızda güzel bir kıvılcım oldu. Bu arada “Eşim ille de yabancı olsun” diye düşünmemiştim. Ama biraz ondan, biraz benden melez bir çocuğum olmasını da istedim.

Nasıl bir baba eşiniz?

İyi bir baba Benjamin. Doğumdan sonra o da bebeğimize birlikte bakalım diye 20 gün izin aldı. Hayat arkadaşının da senin hayat tarzınla uyumlu olması çok önemli. Çünkü inişler, çıkışlarla aile sistemi yürümüyor. Benjamin’den önce, Benjamin’den sonra diye bakarsak; tabii insan daha olgunlaşıyor, biraz da yoruluyor. Ama Benjamin’le hayatımda daha huzurlu, daha dingin bir döneme geçtim. İçsel çatışmaların törpüleniyor, karşındaki insana güveniyorsun. Geriye dönüp baktığımda ben her şeyi yaşadım. Çok eğlendim, keyif aldım. Ama huzura da ihtiyaç duyuyor insan.

Bir çocuğun sorumluluğunu almak nasıl bir duygu?

Kuralları seviyorum ben, kurallar olmalı benim hayatımda. Kural olmazsa savrulabilirim duygu ve düşünce olarak. Bu anlamda bir çocuğun sorumluluğunu almak çok güzel bir duygu. Şimdi anlıyorum Angelina Jolie ve diğer ünlülerin birçok çocuk sahibi olmalarını.

Oğlunuzla birlikte vakit nasıl geçiyor?

Birlikte oynuyoruz, gülüyoruz. Sonra uyku vakti geliyor. O hep yanımda olsun istiyorum, Leon bana hiçbir zaman yük gibi gelmedi. İnsan bunu yaşadıktan sonra anlıyor tabii. Sporuma gidiyorum, görüşmem varsa onu gerçekleştiriyorum. Sonra eve geliyorum. O beni özlemiş oluyor, bir sarılma hali yaşıyoruz.

Hande Ataizi, Benjamin Harvey ve oğulları Leon ile

Tamamlandığınızı hissediyor musunuz?

Evet hissediyorum. Bana gereken formül buymuş. Aslına bakarsan çok mücadele ettim hayatımda. Çok küçük yaştan beri kırıklıklar yaşadım. Yuvada çocuklar; “Babam bana bunu aldı” derdi. Ben onu hiç söyleyemedim. Annemin ikinci eşi de olmayacak bir şekilde vefat etti. Babayla alakalı bir kırıklığım vardı. Fakat her olumsuz şeyin yanında olumlu bir yönün gelişiyor. Çok düşünen bir çocuk oldum. Örselenmiş bir ruh, hayata karşı güçlü durmayı öğreniyor. Zorlukların üstesinden gelme durumu bende çok gelişti mesela. Hep kendi kendime yettim. Olumsuzluklar içinden güzellikleri çıkaran bir karakter oluştu. Dolayısıyla ben Benjamin’le evlendiğim zaman zaten mutlu bir insandım. Dediğim gibi kendi kendime yetmesini çoktan öğrenmiştim.

Mutlu olmayı öğrenmişsiniz ne güzel. Kolay kolay mutsuz olmazsınız o zaman.

Ben hiç üzülmüyor muyum? Tabii ki üzülüyorum, kırılıyorum. Olayları büyütüp, dibe vurmak insanların elinde. İnsanların ne kadar büyük dertleri, kayıpları oluyor. “Yok halıya şarap dökülmüş, yok istediğim iş olmamış” gibi şeylere hiç takılmıyorum. O olmadıysa, çok daha iyisi olacak demektir. Tabii benim annemin psikolog olması da avantajım oldu. Gençlik dönemim terapi tadında geçti.

Anneniz gibi bir anne oldunuz mu sizce?

Benim çok göz önünde olduğum döneme baktığında; çektirdiğim fotoğraflar vs. ile babaya bir tepki söz konusuydu. Ona ergen tadında mesajlar verilmiş. Zaman geçtikçe senin aldığın eğitim ve annenin seni yetiştirme tarzı devreye giriyor. Güzel bir çevrede yetiştim ben. Dedem olsun, annem olsun kültür düzeyi yüksek insanlardı. Çok zengin değildik ama her şeyimiz vardı. Görgülü bir aileydik. Biliyorsun şimdi aile kavramı da değişti. İyi aile dediğin zaman zengin aile zannediliyor. O yüzden böyle izah ediyorum. Her ne kadar hırçınlıklar, baş kaldırmalar, ergenlik travmaları yaşasan da, sonunda özüne dönüyorsun. Dikkat ediyorum; anneme benzemeye başladım. Oğluma karşı tavırlarımda, annemin bana korumacı davranışlarını görüyorum. Keşke öyle bir anne olabilsem. Sinir olduğun şeylerini de kendinde yakalıyorsun. Çünkü senin ilk kadın figürün annen. Anne olunca ister istemez içinden o anne çıkıyor.

Leon doğduktan sonra kendinizle ilgili; “Aaa! Ben böyle bir kadınmışım meğerse” dediğiniz ne var?

Benjamin bana dedi ki: “Ben senin bu kadar iyi bir anne olacağını tahmin etmemiştim.” İyi bir anne olduğumu düşünüyorum. Ben de fark ettim ki; özverili bir anne oldum. Ruhum yalnızlığa daha yatkın olduğu için hep gardımı almışım. Aman üzülmeyeyim, kırılmayayım diye hep içime dönmüşüm. Bu durum çevrendekilere kendini düşünen, bencil insan enerjisi veriyor. Aslında kırılmamak adına oluşturulmuş bir kabuk o. Derken hayatına biri giriyor ve o kabukları yavaş yavaş soymaya başlıyor. Yumuşak sen ortaya çıkıyor böylece. O yüzden bu güzel bir değişim oldu benim açımdan.

Hande Ataizi, “Oğlum Leon ile birlikte oynuyoruz” diyor.

Leon’un varlığı ile ne öğrendiniz hayata dair?

Bence herkesin kendinden başka bir sorumluluk alması lazım. Bu evde beslenen bir hayvan bile olabilir. Severek, isteyerek başka bir canlının sorumluluğunu almak gerek. Çocuk da seni kendi travmalarından uzaklaştırıyor ki, en doğrusu da bu. Kendine yönelik bir hayat da çok sağlıklı değil çünkü.

Eşiniz nasıl bir baba?

Leon, Benjamin’e çok benziyor. Herhalde çok güzel bir duygudur, sana benzeyen bir çocuğunun olması. Ona bir şeyler öğretiyorsun. Ona ne verirsen, sana öyle reaksiyon veriyor. Çok eğleniyorlar birlikte.

Leon nasıl bir karaktere sahip?

O da benden oldu, burcu Başak. Çok meraklı, çok da güleryüzlü bir çocuk. Doktora gittiğimizde, doktor bile diyor ki: “O kadar çok çocuk geliyor ki. Leon gerçekten çok iyi bir çocuk.” İyi bir insan olması benim için çok önemli. Hangi mesleği seçerse seçsin tek isteğim; huzursuz bir ruha sahip olmasın, mutlu bir insan olsun...

Bir çocuk daha ister misiniz?

Belli olmaz vallahi! Şu an öyle bir şey yok tabii. Eylülde işlerime başlayacağım. Meslek benim için çok önemli. Oradan alıyorum gücümü. Birilerine bir şey vermek için, benim de beslenmem lazım. Oyunculuğu çok seviyorum. Hiç vazgeçemeyeceğim bir şey.

‘Yine yaz hamileliği yaşamak isterim’

Nasıl verdiniz doğum kilolarını?

Hamilelik zamanında da spor yaptım. Kilo aldım ama “Az mı aldım, çok mu aldım” diye bakmadım. Sonuçta hamileydim ve en doğal haliyle yaşadım bunu. Ormanda bol bol yürüyüş yaptım. Aletli spora devam ettim, ağırlıklarla da çalıştım. Yaza denk geldi, çok şiştim. Ama sonuçta çok rahat geçirdim hamileliğimi. İmkan olsa yine yaz hamileliği yaşamak isterim.

SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;
Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.