Ezo Sunal: Bana herkes 'Babasının kızı' der

Hep yaptığı işlerle adından söz ettirdi. Tıpkı babası gibi. Türk Sineması'nın efsane ismi Kemal Sunal'ın kızı Ezo Sunal'dan bahsediyorum. Hayali olan işi yapıyor, okul öncesi eğitim veriyor. Karakter olarak babasına çektiğini söyleyen Ezo Sunal ''Çok eğlenceli bir hayatım var'' diyor

04 Kasım 2018, Pazar 05:00 Son Güncelleme:
A A

KEZBAN YILMAZ

kezban.yilmaz@posta.com.tr

En çok merak ettiğim soruyla başlamak istiyorum: Kemal Sunal gibi bir ismin kızısınız, oyunculuk eğitimi de aldınız. Neden o yoldan yürümediniz?

Aslında küçüklüğümden beri tiyatroya, sinemaya ilgim vardı. Nasıl olmasın, içinde büyüdüm. İlla aileden gelmiyor tabii, insanın içinde de olabiliyor bu. Ama liseden beri ne yapmak istediğimin bilincindeydim. Çocuklarla ilgili bir iş yapmak istiyordum. O yüzden Londra’da, erken çocukluk dönemi, film ve televizyon çift ana dal eğitimi aldım. Oyunculuk, hakkıyla yapmaya kalktığınızda her meslek gibi çok emek ve zaman ister. Ben eğitim alanını ve çocuklarla çalışmayı çok sevdim ve bu alanda kendimi geliştirmeye karar verdim. Öğretmenlik ve çocuklarla yaptığım tüm çalışmalar beni çok mutlu ediyor. Aynı zamanda çok büyük sorumluluk isteyen bir iş. Bu nedenle aslında zamansızlıktan ekrandaki projelere yetişemedim.

Sadece ‘Tutsak’ dizisinde oyuncu olarak gördük sizi…

Evet. Londra’dan döndükten sonra ‘Tutsak’ dizisinden teklif geldi. Oyuncu kadrosu çok iyiydi. Aynı zamanda açma hayali kurduğum çocuk atölyesi için ihtiyacım olan bütçeyi sağlamış olacaktım. O nedenle kabul ettim. Güzel bir deneyim oldu. Ama tatsız bitti. Yapımcı, dublaj yaptığım halde “Yapmadı” diyerek mahkemeye verdi beni. Sözleşmemizdeki ödemeyi yapmamak için samimi bir iletişim kurmak yerine o yolu seçtiler. Bu yaklaşım beni soğuttu tabii. “Bu bir işaret olmalı” dedim. Hiç vakit kaybetmeden başından beri hayalini kurduğum atölyemi kurdum.

Hiç mi oyunculuk yapmayı düşünmüyorsunuz?

“Hiç yapmam” demiyorum. Hâlâ ara ara teklif geliyor. Benden de çok vazgeçmiş değil insanlar (gülüyor). Bunu bilmek de güzel. Beni heyecanlandıran bir şey olursa yaparım elbette.

Çocuklara olan ilginizi ne zaman keşfettiniz?

Annemin anaokulunda keşfettim çocukları çok sevdiğimi. Çocuklar hep hayatımda olsun istiyorum. Onlarla çok eğleniyorum. Her derse girdiğimde kendimi sahneye çıkmış gibi hissediyorum. Aslında içimde olan oyunculuk aşkını da tatmin ettiğim bir iş bu.

ATÖLYEM BENİM KALEM

Ezo Sunal Çocuk Atölyesi 2007’den beri faaliyette. Ne gibi aktiviteler var?

18 ay ile 5 yaş arası çocuklarımızla atölye çalışmalarımız var. Fen ve doğa, montessori, yaratıcı sanat, Orff Yaklaşımı’yla dans, müzik, ritim ve hareket çalışmaları yapıyoruz. 7-12 yaş arası tiyatro ve drama atölyelerimiz var. Burayı çok seviyorum. Ezo Sunal Çocuk Atölyesi’ni kale gibi görüyorum, burada bana bir şey olmazmış gibi geliyor.

Şu an ikinci kitabınızı yazıyorsunuz...

Çocuklarla birlikte tuvalet kâğıdı rulosu, pet şişeler, bozulmuş oyuncaklar gibi materyallerden yeni bir oyuncak veya eğitim aracı yapıyoruz. Kitapla, yaptığımız bu faaliyetleri paylaşalım istedik. Her yaptığımız tasarım için bir aktivite fikri de veriyoruz. “Oyuncağını yap”, “Onunla bu oyunu oyna” şeklinde. Yakında bitiyor.

ANNE OLMAK İSTERİM

Çocuk yetiştirmek zor iş. Sizce ebeveynler en çok hangi konuda hata yapıyor?

Yeni jenerasyonda ailenin patronu çocuk. Ailelerin çocuklarından korktuğunu gözlemliyorum. Halbuki çocuklar güven duymak ister. O güven de sınırlar konarak inşa ediliyor. Her dediği yapılsın istemez aslında çocuklar. Sınırlarını iyi bilmek isterler. Bir de çocuklar; verdiği sözü tutan, söylediği bir şeyi onu geçiştirmek için söylemeyen yetişkin istiyor. Sağlam ilişki kurulunca zaten her şey iyi akıyor. Aslında çocuklara yapabileceğimiz en güzel şey onlara zaman ayırmak. Bu 15 dakika da olabilir, iki saat de... Yeter ki yüzde yüz ilgimizi verelim. Bol bol oyun oynamak çok önemli mesela. Evde hiç yemek pişirmeyen, sürekli AVM’lerde vakit geçiren aileler var. Onlarla mutlaka evde zaman geçirmeliyiz. Birlikte yemek yapmaktan çok keyif alırlar. Anne ve babalara çocuklarını tanımaya zaman ayırmalarını öneririm. Her çocuk tektir, çocuğu tanıyınca aslında her şey kolay çözülüyor.

Yaklaşık dokuz aydır müzisyen Ömer Öztüyen ile evlisiniz. Anne olmak istiyor musunuz?

İsterim tabii ki. Hayırlısıysa olsun.

KENDİMİ ANLATAMAM

Ezo Sunal nasıl biridir?

Çok zor geliyor bana kendimi anlatmak. Herkes gibiyim. Mutlu olmaya çalışıyorum. Bir de “acaba ben nasıl biriyim?” diye oturup düşünmüyorum. Benim için başkalarına ne hissettirdiğim daha önemli.

Hep sessiz bir hayatı tercih ettiniz. Babanız Kemal Sunal’ın da sessiz bir hayatı vardı. Bu konuda babanıza mı çektiniz?

Beni babama, özellikle karakter olarak çok benzetirler. annem hep “Babasının kızı” der bana. onu ve beni tanıyan diğer insanlar da çok benzediğimi söylüyor. 17 yaşımdaydım babamı kaybettiğimde. annem çoğu zaman “şu anda tıpkı baban gibi davranıyorsun. ama o yaşta bilemeyeceğin şeyler bunlar” der. demek ki genetik. sessiz değil hayatım, aksine çok eğlenceli, belli olmuyor mu anlattıklarımdan...

Babanızdan ne öğrendiniz? Kulağınıza küpe olan bir nasihati var mı?

Eğitimin şart olduğu. Mesleğinin zirvesindeyken üniversiteyi bitirmek için okula dönerek hepimize çok güzel bir örnek oldu. Zaten en güzel örnekler yaparak oluyor. 'Eğitim çok önemli' deyip kendisi okulunu bitirmeseydi aynı etkiyi yaratmazdı belki. Çocuklar da öyle değil mi, söylediklerimizden çok yaptıklarımızı duyarlar.


SON 24 SAATTE YAŞANANLAR

;
Sıradaki haber yükleniyor...

Kişisel verilere ilişkin aydınlatma politikasındaki amaçlarla sınırlı ve mevzuata uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız. Detaylar için Kişisel verilere ilişkin aydınlatma metnimizi inceleyebilirsiniz.