Fakir ama seksi!

Fakir ama seksi!

Birkaç yıl önce, popüler ve eğlence meraklısı Berlin Eyaleti Başbakanı Klaus Wowereit'ın şehri "yoksul ama seksi" diye tanımlaması Berlinliler'i heyecanlandırmıştı

12 Ağustos 2012, Pazar 13:56 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Geçen yıllarda Paris'te geçici olarak işten çıkarılan işçiler patronlarını fidye için kaçırmıştı. Londra'da çıkan isyanlar İngiltere Merkez Bankası'nın önünde bir kişinin ölümüyle sonuçlanmıştı. Kaygısız Berlin'deyse şu ana kadar küresel ekonomik kriz sadece yeni bir parti vesilesi. 1 Mayıs Uluslararası İşçiler Günü tatili Avrupa başkentlerine anti-kapitalist sokak savaşlarını geri getirirken, Berlin'in havasını, yanan lastiklerin değil dumanı tüten kebapların kokusu sarmıştı. Göçmen nüfusun yoğun yaşadığı Kreuzberg bölgesinde geleneksel törenler yerini çoktan Türk-Alman rap yıldızlarının ve "trash metal gore" türünde müzik yapan üç kişilik grupların müzikal atraksiyonlarını içeren çok kültürlü sokak şenliklerine bıraktı. Berlin'deki eylemin havasını en iyi özetleyen şey, bir eylemcinin elinde tuttuğu, üzerinde "arbeit nervt" (çalışmak berbat) yazılı pankarttı.

Berlin'de son 70 yılın en kötü küresel darboğazını pek fazla kafasına takmayanlar, sadece protestocu kalabalıklar değil. Günler uzayıp sıcaklıklar arttıkça Berlinliler her zaman yaptıklarını yapmaya devam ediyor: Arkalarına yaslanıp keyiflerine bakıyorlar. Yol kenarlarındaki sayısız kafe, bahçeli birahane ve açık hava restoranı her zamankinden daha dolu ve daha keyifli görünüyor. Eğer hasbelkader kriz konusu açılırsa ister istemez sohbet öyle bir hal alıyor ki dinleyen biri dünyanın para problemlerinin başka bir gezegende yaşandığını sanabilir. Berlin'de oturup Zürih'te çalışan bir banka yöneticisi olan Daniel Fischer, "Berlinliler için finansal kriz sadece bir dedikodu" diyor.

BORÇ 80 MİLYAR DOLARIN ÜZERİNDE
Berlin'in küçük kirli bir sırrı var: Avrupa'nın en güçlü ülkesinin başkenti olmasına karşın şehrin kendisi küresel ekonomiden o kadar uzaklaşmış, krizlere ve resesyonlara o kadar alışmış ki şehirde şimdiki krizle çökebilecek çok az ekonomik faaliyet bulunuyor. Berlinliler'in sadece yüzde 21'i refah içinde bulunsa ve kişi başına düşen GSYİH'ları (Gayri Safi Yurt İçi Hasıla) Detroit'in yarısı kadar olsa bile, Berlinliler çoktan "azla çok şey yapmayı" öğrenmişler. Birçoğu da bu tarzdan hoşnut gibi görünüyor. Birkaç yıl önce, popüler ve eğlence meraklısı Berlin Eyaleti Başbakanı Klaus Wowereit'ın şehri "yoksul ama seksi" diye tanımlaması Berlinliler'i heyecanlandırmıştı.

BERLİN SANAT SIĞINAĞI
Belediye'nin birikmiş dış borcu 80 milyar doların üzerinde olsa da (bu rakam Peru, Ekvator ve Guatemala'nın toplam dış borcundan daha fazla) şehir hâlâ aralarında 3 opera binası, 8 senfoni orkestrası ve 150 tiyatronun yer aldığı, dünyanın en savurgan kültür koleksiyonlarından birini finanse etmeyi sürdürüyor. Şehir merkezindeki mahallelerin boş mağazaları yüksek kiralara sıcak bakan kiracıların eksikliğinden ötürü sanatçılar, galeriler ve "gerilla" (doğaçlama moda yapan) butiklerce işgal edilmiş. Kentin sıra dışı sesini ve 7/24 mevcut kültür sahnesini yaratanlar öğrenciler, sanatçılar ve "yaratıcı" tipler. Bu da aynı tarz insanları düzenli olarak Berlin'e çekiyor. Bütün bunların nedeniyse kesinlikle bu tarz insanların Berlin'de, New York gibi ekonomik düzeyi daha yukarılardaki kentlerde gördüklerinden daha fazla değer görmeleri. Kentin sınırlı sayılabilecek vaatleri aslında içlerinde yeniden canlanmanın tohumlarını da barındırıyor. Berlin, medya, film ve moda girişimcileri için bir sığınak haline geldi. Komik denebilecek kadar düşük iş kurma maliyetleri sayesinde bu alandaki girişimciler sıra dışı projeler için risk almaya sıcak bakıyor. Peki, "Darboğaz sonucu kentten dışarı bir miktar sermaye çıkışı olabilir mi" sorusunun cevabıysa, "Tabii ki olabilir". Fakat yine de bu çok büyük boyutlu olmayacaktır. Ne de olsa Berlinliler, çok daha kötü zamanları da gördü.

Habertürk

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Otomobil devi Mazda Motor çip krizi nedeniyle üretimi düşürecek