Filmlerde babacan gerçek hayatta çapkın oldu

Filmlerde babacan gerçek hayatta çapkın oldu

Münir Özkul'a bu yıl Afife Jale Tiyatro Ödülleri kapsamında 'Muhsin Ertuğrul Özel Ödülü' verildi. Münir Özkul 2003'ten bu yana demans (bunama) nedeniyle artık sahnelere çıkamıyor, film çeviremiyor. Sahnelerde ve sinemada bıraktığı 'hoş sada'yı unutmak ise mümkün değil

11 Mayıs 2014, Pazar 05:00 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Hazırlayan: SERAL CUMALI

Münir Özkul 15 Ağustos 1925’te Bakırköy Orta Sokak’ta dünyaya gelir. İki kızdan sonra gelen erkek çocuk bir anda ailenin gözbebeği olur. Dadısı Sayma Hanım, annesi Hayriye Hanım, ablaları Saime ve Sıdıka, Münir’in üstüne titrer. Daha kundaktayken aile karar verir. Münir, paşa olacaktır. Tıpkı paşa dedesi gibi. Yürürken yerleri sarsacaktır. Oysa Münir son derece mahcup, sıkılgan, içe dönük bir çocuk olur. Bakırköy’deki meşhur Miltiyadi Sineması onun sığınadır. Gündüzleri, okuduğu İstanbul Erkek Lisesi’nden kaçıp Miltiyadi Sineması’nda Amerikan ve Fransız filmlerini izler, geceleri ise aynı sahnede Naşit Efendi, Raşit Rıza’yı alkışlar. İsmail Dümbüllü ise onun için bambaşkadır. Münir, çok cesur ve bağımsız bir çocuktur. 15 yaşına geldiğinde okulu bırakıp oyuncu olmaya karar verir. Ailesinin tepkisinden korkup bunu dillendirmez. Gizlice Bakırköy Halkevi’ne gider. Küçük bir rolde sahneye çıkar. Harikalar yaratır. Kısa sürede profesyonel olarak sahnede bulur kendini. Tiyatrodan sinemaya geçişi 1940’ların sonundadır. Askerliği sırasında, ‘Vatan ve Namık Kemal’ filminde yönetmen asistanlığı yapan arkadaşı Sırrı Gültekin’i ziyarete gider Münir Özkul. Sırrı Gültekin, “Üniformalı bir figüran arıyoruz sen oynasana” der. Münir Özkul, bu ricayı kırmaz, hem de komik bir anı olsun diye üzerindeki üniformayla kamera karşısına geçer o gün. Sinema serüveni o gün başlar. 1970’lerde ‘Hababam Sınıfı’ndaki Kel Mahmut gibi babacan tiplemeleriyle beyazperdede hem ağlatır, hem de güldürür.

Dümbüllü’den Münir Özkul’a

Münir Özkul’u oyuncu yapan biraz da İsmail Dümbüllü’ye hayranlığıydı. İsmail Dümbüllü 1968’de Arena Tiyatrosu’nda ‘Kanlı Nigar’ oyununun prömiyerinde Münir Özkul’a hayran kalır. Uzun süredir aradığı çırağı bulmuştur Dümbüllü. Münir Özkul’a; “Sen kitaplı tiyatrodan geliyor olsan da yerine göre Pişekar, yerine göre Kavuklu olmayı başardın. Kavuk senin hakkın” der. Ve geleneksel Türk Tiyatrosu’nu temsil eden, Kel Hasan Efendi’den devraldığı kavuğu Münir Özkul’a verir. Münir Özkul bu kavuğu yıllar sonra Ferhan Şensoy’a devredecektir.

İçki bir sığınak oldu

Münir Özkul yıllarca mücadele ettiği içkiyle ilişkisini bir röportajında şöyle anlatır: “15 yaşındaydım. Bir gün içime tarif edemeyeceğim, hala da edemediğim bir sıkıntı çöktü. Evde gazete tomarları vardı; onları topladığım gibi doğru mahalle bakkalına gittim. Bardakla şarap veriyordu bu bakkal. Verdim gazeteleri ve o gün ilk kez içkinin tadına baktım. Alkol bendeki o sıkıntıyı gevşetmişti. Şimdiye kadar 8-10 defa akıl hastanesinde yattım. Kriz devrelerinde, gözüm hiçbir şey görmüyordu. İçki bulabilmek için, her şeyi yapıyordum...” Tiyatro çalışmalarını da çok aksatır bu bağımlılık. Muhsin Ertuğrul, Münir Özkul’a; “Bir gün alkolü bırakacağını biliyorum, o nedenle müsamaha gösteriyorum sana” der. Münir Özkul’un içkiyi bırakması 1990’ların ortalarını bulur.

28 yaş küçük eşini de aldattı

Münir Özkul özel hayatında, filmlerdeki o babacan kişi değildir. Küçük Sahne yıllarında Çolpan İlhan’la kısa süreli bir nişanlılık geçirir. Hatta Sadri Alışık’la bu yüzden uzun yıllar küs kaldıkları söylenir. Münir Özkul’un ilk eşi Şadan Hanım’dan bir kız ve bir erkek çocuğu olur. Ardından oyuncu Suna Selen’le 6 yılı evli, 14 yıl birlikte yaşarlar. Bu evlilikten 1966’da Güner Özkul dünyaya gelir. Ancak Suna Selen, Güner Sümer’e aşık olur ve babakız başbaşa kalırlar. Güner Özkul’un deyimiyle “Şahane serserilik günleri” başlar baba kızın. Münir Özkul’un üçüncü eşi ‘Tophaneli Örümcek’ lakaplı Yaşar Hanım’dır. O da Münir Özkul’u terk edip giderken, “Bana örümcek diyorlar ama sen akrepmişsin Münir” der. Münir Özkul 53 yaşındayken Umman Hanım’a aşık olur. Umman Hanım 25’indedir. O da kendisinden 28 yaş büyük olan Münir Özkul’a aşık olur ve bu aşkın yarattığı beraberlik 36 yıldır sürmektedir. Sperm bankasından aldığı spermle bir çocuk sahibi olan Güner Özkul, babası Münir Özkul’un bilmediğimiz taraflarını ‘Aktör Dediğin Nedir ki? Münir Özkul’ adlı kitapta şöyle anlatır: “Çok çapkın bir adam, bu yüzden genç karısını bile aldatmaktan çekinmemiş. Çok zampara olduğu kesin. Hiçbir zaman çok alçak gönüllü, çok mazbut değildi. Züppe bir adamdı benim babam. Oynadığı halk adamıyla alakası yok.. İstanbullu ukala tarafları çok vardır...”

(04.05.2014 tarihli Posta karnaval'dan alınmıştır.)

Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Çiçeklerin kraliçesi: Gül