Filmlere uyarlanan 10 harika kitap

Filmlere uyarlanan kitaplar haliyle edebiyat dünyasının her zaman en popüler eserleri olmuştur. Ancak filmlere uyarlanan kitaplar kimi zaman filmin fazla popüler olması nedeniyle tanınırlığını yitirmiştir. Filmlere uyarlanan kitapları okumanın en eğlenceli yanı ise "Önce filmi mi izlesem, kitabı mı okusam" kararsızlığıdır. Sinemaya uyarlanan kitapların bir başka özelliği ise edebiyat dünyasının en sürükleyici eserleri olmalarıdır. İşte filmlere uyarlanan 10 harika kitap!

16 Haziran 2020, Salı 16:07 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News
Sürücü

Sürücü

Siz olayı planlarken veya ayrıntıları belirlerken ben dahil olmam. Bana yola çıkacağımız yeri, nereye gideceğimizi, sonrasında ne yapacağımızı, saatini söylersin.Olaya katılmam, kimseyi tanımam, silah taşımam. Sadece araba kullanırım.

Ejderha Dövmeli Kız

Ejderha Dövmeli Kız

41 ülkede rekor satış yapan kitaplarının başarısını göremeden 50 yaşında hayata veda eden İsveçli gazeteci Stieg Larsson'un zihne kazınacak sahneler, çarpıcı ve canlı karakterler, okurları adeta yerlerine çivileyecek sürükleyici bir kurgu ile her sayfasını ağır ağır ve dokuyarak yazdığı Millennium serisinin ilk kitabı Ejderha Dövmeli Kız'ı okuduktan sonra, Gefle Dagblad gibi 'bundan daha iyisi yapılamaz' diyebilirsiniz. Ama bu erken bir karar olabilir. Son sözü söylemeden ikincisini beklemenizi tavsiye ederiz.

 Carol-Tuzun Bedeli

Carol-Tuzun Bedeli

New York’un büyük mağazalarından birinde sıradan bir tezgâhtar olan Therese’in hayatı, çekici ve zengin Carol’la karşılaşmasıyla aniden yön değiştirir. İki kadın görünüşte birbirinin tam tersidir: Therese ek gelir için mevsimsel işlere giren, sevmediği bir adamla birlikteliğini sürdüren, on dokuz yaşında bir genç kadındır; Carol ise zengin kocasından boşanmanın arifesinde, kültürlü, saray yavrusu evindeki hayatından bıkmış bir banliyö hanımı. Kaçmaya çalışsalar da, yüzyıl ortası Amerika’sının kuralcı toplumu onları takip eder. Therese ve Carol, mutluluklarına sahip çıkabilecek midir?

Marslı

Marslı

Issız adaya düşen bir roman kahramanının maceraları, edebiyat ve popüler kültürde her zaman büyük bir merak konusu olmuştur. Peki, bu nefes kesici serüvene şimdi dünyanın dışında tanıklık etmeye ne dersiniz? Amerikalı yazar Andy Weir’in kaleme aldığı Marslı, sizi Kızıl Gezegen’in uçsuz bucaksız arazilerini keşfetmeye çağırıyor. Bir astronotun Mars’ta geçirdiği günleri konu edinen roman, sürükleyici öyküsü ile bilim kurguya tam anlamıyla yeni bir soluk katıyor.


Geliş

Geliş

Hiç şüphesiz, 2016’nın en iyi bilimkurgu filmlerinden biriydi Geliş (Arrival). Hatta sadece geçen sene değil, son yıllarda izlediğimiz en akılda kalıcı yapımlardan biriydi kendisi. O nedenle ki adını Mesaj (Contact) gibi efsanelerle birlikte anıyoruz çoğumuz keyifle. Peki bu filmin çıkış noktasının Ted Chiang’ın 1998’de yazdığı ve hem Nebula hem de Sturgeon Ödülü‘ne layık görülen “Story Of Your Life” (Hayatının Hikâyesi) adlı bir novella olduğunu biliyor muydunuz? İşte o hikâye, yazarın diğer öykülerini de içinde barındıran ve dünya çapındaki sıkı bilimkurgu hayranları tarafından oldukça sevilen “Stories Of Your Life And The Others” adlı derlemeyle 'Geliş' ismiyle raflarda yerini almıştı.!


Adınla Çağır Beni

Adınla Çağır Beni

Aşk birden çıkar insanın karşısına; yakalamak ya da ıskalamak size kalmış. Bazen aşk olduğunu anlamazsınız, bazen de anlasanız bile onu tutmak, kendinize saklamak zordur.Adınla Çağır Beni, delikanlılık çağındaki bir gençle, ailesinin yazlığında kısa süreliğine kalmaya gelen bir konuğunarasında gelişen beklenmedik, bir o kadar da güçlü aşkın öyküsü. Sevdiği kişiyi sadece bedeninin değil ruhunun da bir parçası yapmanın etkileyici bir tasviri.Saf tutkunun dönüştürücü etkisini olağanüstü bir üslupla kaleme alan André Aciman, iki erkeğin gözlerinden damarlarına akan bir aşkı okuyucuya yaşatıyor.Adınla Çağır Beni, ince detaylarıyla insanı saran bir roman.


Transit

Transit

Kaçış, sürgün ve mültecilik gibi güncelliğini bugün de koruyan sorunları ele alan en önemli modern klasiklerden biri olan Transit, belgesel ile kurmacayı bir araya getiren sarsıcı bir roman. Kitap, Anna Seghers'in kendi deneyimlerine ve kaçış hikâyesine dayanıyor. Yahudi kökenli Seghers, Nazilerin işgali sırasında Fransa'da yaşayan bir komünistti. Aralarında André Breton ve Claude Lévi-Strauss'un da bulunduğu kaçaklarla birlikte Marsilya'dan Meksika'ya ulaşmayı başardı. Bu çarpıcı kaçış öyküsü ve sürgün, Transit gibi etkileyici bir romanın ortaya çıkmasını sağladı.

1937 yılında bir Nazi toplama kampından kaçan Seidler sonunda kendisini Marsilya'da bulur. Burası, Amerika'ya ulaşmak isteyenlerin kaderini belirleyecek, çeşit çeşit dramların yaşandığı, transit vizesi alma çabasında insanlık sınavı verilen son duraktır. Seidler tesadüf eseri Weidel adlı yazarın kimliğine bürünür. Almanların geldiğini öğrenen Weidel bir otel odasında intihar etmiş; adını, yazdıklarını, transit vizesini hatta hayatının yaşamadığı kısmını adeta Seidler'e miras bırakmıştır! Weidel karakterinde, vize alamayacağını anladığında, Pasajlar'ın notlarıyla ağzına kadar dolu bavulunu geride bırakarak Portbou'da intihar eden Walter Benjamin'in gölgesini görmemek olanaksızdır.


Dövüş Kulübü

Dövüş Kulübü

Yaşadığı hayattan nefret eden, ölüm düşüncesini saplantı haline getirmiş, insani yakınlığı kanser dayanışma gruplarında arayan genç bir adam. Aynı dayanışma gruplarının bir başka müdavimi, toplum kaçkını bir genç kadın. Ve Tyler Durden; yalanlar ve mutsuzlukla dolu bir dünyaya kendi yöntemleriyle saldıran yarı çılgın bir kurtarıcı, baştan çıkarıcı bir intikam meleği. Tyler’ın felsefesine göre, tüketim kültürünün uyuşturucu etkisinden kurtulmanın yolu, fiziksel acıyla tanışarak yeniden doğmaktır. Çok geçmeden, gecenin geç saatlerinde bar bodrumlarında toplanan gizli bir “dövüş kulübü”, ülkenin dört bir yanını saracaktır. Ama Tyler’ın dünyasında sınırlara ve kurallara yer yoktur. Kendi bedenini örseleyen bir müritler ordusu, toplum düzenini ve konformizmi imha etmek üzere Tyler’ın peşine takılır...

Rüya Avcısı

Rüya Avcısı

Yirmi beş yıl önce Down sendromlu bir çocuğu zorbaların ellerinden kurtaran ve artık farklı yaşamları ve sorunları olan Beavy, Henry, Pete ve Jonesy her yıl düzenledikleri geleneksel kamp tatili için Maine ormanlarında buluşurlar. Sessiz sakin bir dinlencenin hayalini kuran arkadaşların kampına gelen bir yabancı, gökyüzündeki ışıklar hakkında anlamsız sözler mırıldanmaya başlayınca kamptaki huzur bir anda yok olur. Dört arkadaş tam da bu zoraki misafirden kurtulmanın planlarını yaparken ansızın kendilerini başka bir dünyadan gelen korkunç bir yaratıkla giriştikleri ölüm kalım savaşının içinde bulurlar. Hayatta nasıl kalabileceklerinin sırrı ortak geçmişlerinde ve Rüya Avcısı'nda saklıdır.


Bir Düş İçin Ağıt

Bir Düş İçin Ağıt

Bir Düş İçin Ağıt dört insanın uğradığı yıkımın izini sürüyor; üçü genç biri yaşlı. Brooklyn’in yoksul mahallelerinden birinde, Coney Island’da, yalnız yaşayan bir dul olan Sara Goldfarb’ın en büyük hayali zayıflayıp bir TV şovuna çıkmaktır. Keş oğlu Harry ise kısa yoldan köşeyi dönmek için, kız arkadaşı Marion ve kankası Tyrone’la birlikte bir uyuşturucu işi tezgâhlamaktadır. Parlak bir gelecek beklentisiyle kendinden geçmiş dörtlüye kalırsa, yaşadıkları anlık aksilikler gelip geçici yol kazalarıdır. İşler günbegün daha da kötüye giderken, aslında kendi uğursuz kâbuslarını yarattıklarını kabul etmek yerine, bağımlılıklarının açtığı dehşet çukuruna daha da gömülürler…


Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER En iyi 10 vampir filmi