'Firketeyle çocuk düşüren var!'

Her yıl 550 bin kadın istenmeyen gebelik yaşıyor. Çünkü 10 kadından 2'si doğum kontrolü konusunda bilgisiz. Türkiye İstatistik Kurumu verilerine göre ülkemizde nüfusun yüzde 19'u spiral, yüzde 16'sı prezervatif kullanıyor. Doğum kontrol hapı mı? Sadece yüzde 9. Oysa en modern, temiz, etkili yöntem, doğum kontrol hapları. Hele yeni nesil hapların, aşina olduğumuz yan etkileri yok denecek kadar az. Prof. Sezai Şahmay bilinmeyenlere ışık tuttu

18 Mayıs 2013, Cumartesi 05:00
A A
'Firketeyle çocuk düşüren var!'

Röportaj: Merve Özaytekin
mozaytekin@posta.com.tr


Doğum kontrolü deyince toplumumuzda en çok hangi yöntemler kullanılıyor, akla neler geliyor?

Kural aslında ‘ilişkiye girmemek. Diğerleri ise prezervatif, doğum kontrol hapı, spiral, takvim yöntemi... Gerek cinsellikte kalite, gerek kadın sağlığı açısından doğum kontrol hapı en güvenilir yöntem. Ne yazık ki doğum kontrol haplarına karşı önyargı var. Türkiye’de kadının doğum kontrolüne erkekler ya da kayınvalideler karar veriyor. Türkiye’de en çok, geri çekilme, yani dışarı boşalma yöntemi kullanılıyor. İkinci sırada spiral, üçüncü sırada hap var. Ülke modernleştikçe doğum kontrol hapı kullanımı artar. Türkiye’de doğum kontrol hapı kullanımı İran, Mısır, Bangladeş’ten bile geride.

 Hapların yan etkilerinin fazla olması yol açabilir mi önyargıya?

Hapların yan etkisi kişiden kişiye değişir. Bir hap birine iyi gelirken diğerine iyi gelmeyebilir. Ama aksine, pek çok tedavi için doğum kontrol hapları kullanılıyor. Bu haplar rahim kanseri riskini yüzde 42, yumurtalık kanseri riskini yüzde 49 oranında azaltıyor. Kullanım süresi uzadıkça risk de azalıyor. Hap, kalın bağırsak kanserlerini de (kolorektal kanser) azaltıcı etkiye sahip. Doğum kontrol hapları, adet döneminin olumsuz fiziksel ve psikolojik etkilerini düşürüyor, adeti düzene sokuyor, kanamanın miktarını azaltıyor, kansızlığı önlüyor. Cilt ve saç üzerinde olumlu etkisi var, sivilce tedavisinde kullanılıyor. Kemik yoğunluğu üzerine, fibrokistik meme gibi iyi huylu meme hastalıklarında, rahim urlarında olumlu etkileri var. Dış gebeliği önleyici etkilerini, çikolata kistini tedavi etme başarısını da unutmamalı.

  Adet kanamasını azaltması akla kısırlığı getiriyor.

Bu bir efsane. Hapın koruyuculuğu yüzde 98-99 oranında ama doğurganlık üzerine hiç etkisi yok. Haplara başlamadan önceki doğurganlık oranı ne ise, haplara başladıktan sonraki de o. Doğum kontrol hapını bıraktıktan sonraki ilk 3 ayda başka sorun yoksa genellikle gebelik oluşuyor.

  Fransa’da, 4 kişi öldüğü için bir doğum kontrol hapı yasaklandı. Bundan da mı gözümüz korkmamalı?

Doktor tavsiyesi dışında ilaç kullanılmamalı. Tüm doğum kontrol hapları dahil... Mesela bu haplar, emziren kadınlarda 6 haftadan önce kullanılmamalı. 35 yaş üstü sigara içenler, hipertansiyonu olanlar derin toplar damarlarda pıhtı tıkanmasından şikayet edenler, iskemik kalp hastalığından yakınanlar, inme geçirenler, meme kanseri teşhisi konanlar da hapları kullanmasın. Bu haplar, siroz ve ağır böbrek hastalığı olanlarda, bazı migren türlerinde de sakıncalı.

 Haplar cinsel isteksizliğe yol açıyor mu?

Aksine, hap kullanımı cinsel isteği artırıyor. Çünkü hamile kalma riskini azalttığı için kadın ilişkiden kaçmıyor.

“Çocuk düşsün diye masadan atlıyorlar”

 Kadınlar hamile kalmamak için enteresan yöntemler kullanıyor mu hala?

Sormayın! Eğitimli kadının bile hamileliğinin önüne geçmek için firketeyle kendini yaraladığını, firketeyi içinden çıkarttığımızı hatırlıyorum. Çocuk düşsün diye kadınlar masalardan atlıyor. Hamile kalmamak için, spermi engellesin diye, vajinasına koyun kılı yerleştiren kadın var. Böyle binlerce korkunç hikaye!.. Din adamlarına sorulmadan ilaç alınmıyor ülkemizde. Aslında doğum kontrol hapı gebeliği oluşmadan engeller. Kürtaj ile cenini yok etmek daha büyük günah. Bir de ertesi gün hapı kullananlar var ki, daha da tehlikeli. “Yılda birkaç kez ertesi gün hapı kullanırım, böylece doğum kontrol hapının yan etkilerinden korunurum” diye düşünüyorlar. Çok yanlış!

“Yeni haplarda kilo sorunu yok”


Doğum kontrol hapları neden değişti? Bunun sebebi yan etkileri mi?

Yeni nesil doğum kontrol hapındaki ilaçların dozajı azaltıldı. Böylece olası yan etkiler de azaldı. Ayrıca hapların yapısı değiştirildi, kullanılan gün sayısı artırıldı. Yeni haplar her gün kadın vücudunda üretilen hormon dozlarına eşit miktarda hormon içeriyor. Kanama miktarını azaltıp adeti düzenleyerek yaşam kalitesini yükseltiyor. İleri yaşlarda bile rahatlıkla kullanılabilir. Yeni nesil düşük dozlu doğum kontrol hapları artık kilo da aldırmıyor. Tam tersi adet öncesi dönemde su tutulumu şikayeti olan hastalarda tedavi edici amaçlı kullanılıyor. Üstelik tedavi amacıyla kullanılan haplar, bilinenin aksine, hastanın kilo almasını önlediği gibi, zayıflamasına da yardımcı oluyor.

“Kürtaj, bir yöntem değil”

Türkiye doğum kontrolü bakımından nerede?

Türkiye’de her yıl 1,9 milyon gebelik var. Bunun yüzde 30’u istenmeyen gebelik. Yılda 350 bin gebelik kürtajla sonuçlanıyor. Şunu unutmayalım; kürtaj bir doğum kontrol yöntemi değil! Ülkemizde doğum kontrol hapı kullanımı oranı çok düşük. Avrupa’daki kullanım oranı yüzde 60, Türkiye’de ise yüzde 4.

( 11.05.2013 tarihli Cumartesi Postası'ndan alınmıştır. )





 

Sıradaki haber yükleniyor...