Frida Kahlo'nun evi, online erişime açıldı

Frida Kahlo, -en azından Türkiye'de- özellikle aksesuar sektöründe çok popüler. Onun o ikonik yüzünü, not defteri ve ajanda kapaklarında, bez çantalarda, hatta cep telefonu kılıflarında görmek sık sık mümkün. Ancak kaçımız mücadele dolu yaşamını gerçekten merak etti? Onu bir 'motiften' öteye taşıdı? Dünya'nın bir ucuna Meksika'ya gitmeye şu maddi imkanlarımız el verse de küresel karantina koşulları el vermiyor. Madem öyle, Frida Kahlo'nun müzeye çevrilen evi Casa Azul'u online gezdikten sonra, Frida Kahlo'nun hayatına birlikte göz atalım.

24 Nisan 2020, Cuma 14:30 Son Güncelleme:
YAZI BOYUTU
Abone Ol Google News

Meksikalı ressam Frida Kahlo'nun 1907'nin sıcak bir yaz günde doğduğu Meksika'nın başkenti Mexico City'deki evi, online ziyaretçilere açıldı. Casa Azul adı verilen evde Frida, 19 yaşında geçirdiği ciddi bir trafik kazasının ardından buraya geri döndü.Kazadan bir ay sonra hastaneden çıkan Kahlo, ailesinin teşviki ile sıkıntı ve acıdan kaçmak için resim yapmaya başladı. Yatağının tavanındaki aynaya bakarak oto-portreler yaptı. İlk otoportresi, "Kadife Elbiseli Otoportre"'dir. 

Frida'nın bağı bu evle hiç kopmadı. 1929'da arkadaşı Tina Modotti aracılığıyla 'Meksikalı Michelangelo' olarak anılan ünlü ressam Diego Rivera ile evlenince bu evde ayrıldı. Boşandılar, yeniden evlendiler derken, 1940'da Diego tekrar Casa Azul'a dönen Frida'nın yanına taşındı. 14 yıl bu evde yaşamalarının ardından Frida yine bu evde hayatını kaybetti. Frida'nın yaşamının neredeyse tamamına tanıklık eden evi gezmek için tıklayın.

Peki Frida Kahlo kimdir?

Peki Frida Kahlo kimdir?

6 Temmuz 1907 günü doğmuş olmasına rağmen, kendisi doğum tarihini, Meksika devrimi'nin gerçekleştiği 7 Temmuz 1910 günü olarak ilan etmiş, yaşamının modern Meksika'nın doğuşuyla başlamış olmasını istemiştir. Altı yaşındayken geçirdiği çocuk felcinin sonucu olarak bir bacağı engelli kalmış, kendisine "Tahta Bacak Frida" denmişti. Bu engeliyle baş etmesini bilen Frida, genç kızlık çağında, dönemin en iyi eğitimini veren Ulusal Hazırlık Okulu’nda okudu. Bu okul, onu sanat, edebiyat, felsefe gibi alanlara yönlendirdi. 19 yaşında geçirdiği bir trafik kazası bütün hayatını değiştirdi.

Hayatını değiştiren kaza

Hayatını değiştiren kaza

17 Eylül 1925 okuldan eve dönerken bindiği otobüsün tramvayla çarpışması sonucu çok kişinin öldüğü kazada, tramvayın demir çubuklarından birisi Frida’nın sol kalçasından girip leğen kemiğinden çıktı. Kazadan sonra tüm hayatı korseler, hastaneler ve doktorlar arasında geçecek; omurgası ve sağ bacağında dinmeyen bir acıyla yaşayacak, 32 kez ameliyat edilecek ve çocuk felci nedeniyle sakat olan sağ bacağı 1954’te kangren yüzünden kesilecekti.

Resim çizmeye devam eden Kahlo aynı dönemde arkadaşı Tina Modotti aracılığıyla Meksikalı Michelangelo olarak anılan ünlü ressam Diego Rivera ile tanıştı ve ona resimlerini gösterdi. Aralarında romantik bir ilişki doğan iki ressam, 21 Ağustos 1929’da evlendiler. Frida, Rivera'nın üçüncü eşi oldu. Evlilikleri, 'fil ile güvercinin evliliğine' benzetildi.

Sanatçı, ikinci otoportresini evlendiği yıl yaptı. Aynı yıl Rivera'nın Komünist Parti'den ihraç edilmesi üzerine Frida Kahlo da partiden ayrıldı. 1930’da eşiyle beraber ABD’ye gitti ve 1933’te Rivera aldığı duvar resmi siparişlerini bitirinceye kadar eşiyle birlikte orada yaşadı. Evliliklerinden iki yıl sonra bir düğün fotoğraflarından yola çıkarak "Frieda ve Diego Rivera" (1931) adlı tablosunu yaptı. San Fransisco Kadın Ressamlar Topluluğu yıllık sergisinde sergilenen bu eser, onun bir sergide yer alan ilk tablosu oldu.

Fırtınalı bir evlilik

Fırtınalı bir evlilik

Çiftin, fırtınalı bir evlilik yaşamları oldu. Sağlık sorunları nedeniyle bir çocuğunu aldıran ve art arda iki düşük yapan Frida, eşinin sadakatsizlikleri nedeniyle 1939 yılında ondan ayrıldı ama 1 sene sonra yeniden evlendiler ve Frida’nın çocukluğunu geçirdiği "Mavi Ev'e" (Casa Azul) yerleştiler.

Troçki ile birliktelik

Troçki ile birliktelik

Frida’nın da evlilikleri sırasında çeşitli erkeklerle ilişkileri olmuştu. Bunlarda birisi de Rus devriminin önde gelen isimlerinden Lev Troçki idi. Troçki, Rivera’nın Meksika Cumhurbaşkanından aldığı özel izin ile 1937’de Meksika’ya gelmiş ve Frida’nın evine yerleşmişti. Aralarındaki ilişkiyi Troçki’nin eşinin farketmesi üzerine Frida, Troçki’den ayrılmıştır. Troçki’ye düzenlenen suikastin ardından suikastçı ressam Siqueiros’un arkadaşı olması nedeniyle sorgulanan Frida, bir süre Meksika’dan ayrılmayı uygun bulmuş; o sırada San Francisco’da bulunan eski eşi Rivera’nın yanına gitmiş ve çift orada yeniden evlenmişlerdi.

'Frida öğrencileri'

'Frida öğrencileri'

1943'te La Esmeralda adlı yeni bir sanat okulunda öğretim üyeliğine başlayan Frida, sağlık durumu kötüleşmesine rağmen ders vermeyi on yıl boyunca sürdürdü. Sağlık koşulları nedeniyle Mexico City'e gidemediğinden, derslerini evinde veriyordu. Öğrencilerine "Los Fridos" (Frida öğrencileri) denildi. 1948'de yeniden Meksika Komünist Partisi'ne katılmak için başvurdu ve başvurusu kabul edildi. 1950'de omurgasındaki sorunlar nedeniyle hastaneye kaldırıldı ve 9 ay hastanede kaldı. 1953 yılı Nisan ayında Mexico City’de bir kişisel sergi açtı; Temmuz ayında sağ bacağı kesildi.


Külleri halen o evde

Külleri halen o evde

Frida Kahlo, 13 Temmuz 1954’te, akciğer embolisi teşhisiyle son nefesini verdiğinde; arkasında bıraktığı son tablosu; Yaşasın Yaşam isimli bir natürmorttu. Cenazesi, ertesi gün yakıldı. Külleri, Mavi Ev'de muhafaza edilmektedir. Mavi Ev, 1955'te Rivera tarafından devlete bağışlanmıştır.

Salma Hayek başrolde

Salma Hayek başrolde

Frida Kahlo'nun yaşamını merak edenler, yönetmenliğini Julie Taymor, başrolünü Salma Hayek'in üstlendiği 2002 yapımı 'Frida' filmine bir göz atabilir.

Bu Video
İlgini
Çekebilir
Sıradaki haber yükleniyor...
holder
SIRADAKİ HABER Spotify’da en çok kimler dinlendi?