Beyni bir kas gibi eğitiyorlar! İki kadın akademisyenden disleksiye 'antrenör' çözümü

Bilimsel araştırmalar artık sadece laboratuvarın tozlu raflarında veya akademik makalelerde kalmıyor, hayatın tam kalbine dokunuyor. Sabancı Üniversitesi’nde projelerini geliştiren iki kadın akademisyen, beyin sinyallerini disleksili çocuklar için bir ‘eğiticiye’, laboratuvardaki kimya formüllerini ise fabrikalar için dayanıklı ürünlere dönüştürdü.

SORUNLARA İLAÇ OLDULAR
MURAT GÜLDEREN / POSTA
Üniversiteler artık sadece ders anlatılan binalar değil, yüksek teknolojili ürünlerin doğduğu birer ‘mutfak’ haline geldi. Bilimin laboratuvar duvarlarını aşıp sanayiye ve toplumsal sorunlara ilaç olması, Türkiye’nin teknolojik bağımsızlığı için artık her zamankinden daha kritik.
Sabancı Üniversitesi SUCool ekosistemi kapsamında çalışmalar yürüten öğretim üyeleri Dr. Günet Eroğlu ve Prof. Dr. Burcu Saner Okan da tam bu noktada fark yaratan isimler arasında yer alarak, akademik birikimi hem ekonomiye hem de toplumsal faydaya dönüştürdü.

DİSLEKSİ ANTRENÖRÜ
Dr. Günet Eroğlu, yıllarca üzerinde çalıştığı beyin sinyallerini (EEG), disleksi gibi öğrenme güçlüğü yaşayan çocukların hayatını kolaylaştıracak bir sisteme dönüştürdü. ‘Auto Train Brain’ adı verilen bu platform, aslında beyni tıpkı bir kas gibi eğitiyor. Çocukların beyin sinyallerini analiz eden yapay zekâ, onlara özel egzersizler sunarak öğrenme bariyerlerini aşmalarını sağlıyor. Böylece karmaşık teorik bilgiler, bir çocuğun okul başarısını ve bir ailenin mutluluğunu artıran somut bir çözüme dönüşüyor.
BEYNİ EĞİTİYORLAR
Bu yöntemle beyin, tıpkı bir kas gibi eğitilerek öğrenme sürecindeki engellerin aşılmasına yardımcı oluyor. Böylece akademik araştırmalar yalnızca teorik bilgi olarak kalmayıp, öğrenme güçlüğü yaşayan ailelerin doğrudan kullanabileceği bir çözüme dönüşüyor. Sistem aynı zamanda çocukların öğrenme sürecini daha yakından takip edebilmeyi de mümkün kılıyor.
Dr. Günet Eroğlu, girişimcilik yolculuğu beyin sinyalleri, EEG analizi ve öğrenme güçlükleri üzerine yürüttüğü akademik çalışmalar sırasında şekillendiğine dikkat çekti.

HEDEF FABRİKALAR
Prof. Dr. Burcu Saner Okan ise “bilgi makalede kalmasın, fabrikaya insin” diyerek malzeme teknolojilerini sanayiye taşıdı. Saner Okan’ın kurduğu Euronova girişimi, laboratuvarda geliştirilen gelişmiş malzemeleri ve çevreci kaplama teknolojilerini üretim bantlarına entegre ediyor. Bu sayede sanayi daha dayanıklı ve verimli ürünler geliştirirken, üniversite araştırmaları da doğrudan ekonomiye can suyu veriyor.
EMEK VE SÜREKLİLİK
Prof. Dr. Burcu Saner Okan, bir girişimi büyütmenin emek ve süreklilik gerektirdiğini belirterek genç kadınlara hayallerinden vazgeçmemeleri ve karşılaştıkları zorluklara rağmen hedeflerine odaklanmaları tavsiyesinde bulundu.
Dr. Günet Eroğlu ise girişimcilikte en zor adımın çoğu zaman başlamak olduğunu vurguladı. Ona göre mükemmel bir planı beklemek yerine harekete geçmek ve süreç içinde öğrenmek girişimciliğin en önemli dinamiklerinden biri.