Trafikteki 34 milyon aracın 25 milyonunda eksik! TSB Başkanı uyardı: 'Keyfi uygulamalar değil'

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, 34 milyon aracın 25 milyonunda kasko olmadığını söyledi. Yaşar, bu araçların çarpma, çalınma, yangın, sel, dolu ve deprem gibi risklere karşı herhangi bir güvencesinin bulumadığını vurguladı. Yaşar, son 5 ayda trafik ve kasko sigortalarında ödenen toplam tazminatın 114.4 milyar TL'ye yükseldiğini belirtti.

Türkiye Sigorta Birliği (TSB) Başkanı Ahmet Yaşar, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu (TESK) Genel Başkanı Bendevi Palandöken’in trafik ve kasko sigortalarına ilişkin kamuoyuna yansıyan değerlendirmeleri ve bu konuyu gündeme taşımaya çalışan çeşitli çevrelerin açıklamaları üzerine değerlendirmelerde bulundu.
Yaşar, sigortacılığın yalnızca poliçe fiyatı üzerinden ele alınmasının eksik ve yanıltıcı sonuçlar doğurabileceğini belirterek, sektörün temel görevinin vatandaşların karşı karşıya kaldığı riskleri güvence altına almak olduğunu vurguladı.

1.1 MİLYON KİŞİ FAYDALANDI
Artan araç fiyatları, yedek parça maliyetleri, servis işçilik giderleri ve finansman maliyetlerinin sigorta sektörünü de doğrudan etkilediğini ifade eden Yaşar, sigorta primlerinin bu ekonomik gerçeklikten bağımsız değerlendirilemeyeceğini söyledi.
2026 Mayıs sonu itibarıyla (ilk 5 ayda) trafik ve kasko sigortalarında ödenen toplam tazminat tutarının, geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 36 artarak 84.1 milyar TL’den 114.4 milyar TL’ye yükseldiğini belirten Yaşar, ilk 5 ayda trafik sigortasında 505 binin üzerinde, kasko sigortasında ise 568 binin üzerinde dosyaya ödeme yapıldığını ve 1.1 milyon kişinin zararını karşıladığını ifade etti.

ORTALAMASI 9 BİN 410 LİRA
Yaşar, buna karşın trafik sigortasında ortalama primin ise aynı dönemde yalnızca yüzde 8 artışla 8 bin 684 TL’den 9 bin 410 TL’ye çıktığını ve enflasyonun altında kalan bu artışın, trafik sigortası primlerinde reel gerilemeye işaret ettiğine vurgu yaptı.
Türkiye’de trafiğe kayıtlı araç sayısının 34 milyonu aştığını hatırlatan Ahmet Yaşar, kamuoyunda dile getirilen ‘7 milyon sigortasız araç’ söyleminin, gerçek tabloyu tam olarak yansıtmadığının altını çizdi. Yaşar, “Bu rakamın içinde trafik sigortası yaptırma zorunluluğu bulunmayan 2.6 milyon motorlu bisikletin yanı sıra uzun süredir kullanılmayan, ekonomik ömrünü tamamlamış veya fiilen trafikte yer almayan araçlar da bulunmaktadır” diye konuştu.

HER BÜTÇEYE UYGUN ÇÖZÜM
Türkiye’de yaklaşık 34 milyon motorlu araç bulunmasına rağmen kasko güvencesine sahip araç sayısının ise yaklaşık 9 milyon seviyesinde olduğuna dikkat çeken Yaşar, yaklaşık 25 milyon aracın çarpma, çalınma, yangın, sel, dolu ve deprem gibi risklere karşı herhangi bir güvenceye sahip olmadığını belirtti. “Sigortacılığın temel misyonu daha fazla kişiyi güvence altına almak ve koruma açığını azaltmaktır” diyen Yaşar, sektörün son yıllarda farklı bütçelere uygun ürünler, muafiyetli çözümler ve yaşlı araçlara yönelik alternatif sigorta modelleri geliştirmeye çalıştığını söyledi.

SÜRÜCÜNÜN GEÇMİŞİ ÖNEMLİ
Aynı araç için farklı şirketlerden farklı teklifler alınmasına ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Ahmet Yaşar, sigortacılığın risk bazlı çalışan bir sistem olduğunu hatırlattı.
Yaşar, “Sigorta fiyatını yalnızca aracın markası ve modeli belirlemez. Sürücünün hasar geçmişi, yaşı, bulunduğu il, kullanım şekli, risk profili ve tercih ettiği teminatlar gibi birçok unsur fiyatlamada etkili olur. Bu nedenle aynı araca sahip iki kişinin aynı primi ödemesi her zaman teknik olarak doğru olmayabilir” dedi. Yaşar ayrıca rekabetin vatandaşa daha fazla seçenek sunduğunu de belirtti.

SERBEST PİYASA KOŞULU
Fiyat farklılıklarının keyfi uygulamalar olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Ahmet Yaşar, bunun serbest piyasa koşullarının ve rekabetin doğal bir sonucu olduğunu ifade etti. Yaşar, “Günlük hayatta hiçbir ürün veya hizmet tek tip fiyatla sunulmuyor. Tüm lokantalar kuru fasulyeyi aynı fiyata mı satıyor? Tüm oto tamircileri aynı işçilik ücretini mi uyguluyor? Nasıl ki aynı marka aracın bakımını yaptırmak için farklı servislerden farklı fiyatlar alınabiliyorsa, sigortacılıkta da farklı şirketlerden farklı teklifler alınması rekabetin doğal sonucudur” diye konuştu.