10 yaşındaki Eyüp, 80 metrelik kuyuda mahsur kaldı! 41 yıl sonra aynı çaresizlik

Cezayir’de ağabeyine yemek götürürken 80 metrelik daracık bir kuyuya düşen 10 yaşındaki Eyüp'ü kurtarmak için zamana karşı amansız bir mücadele veriliyor. Toprak kayması riski nedeniyle dev makinelerle paralel tüneller açılırken, küçük çocuğun 48 saattir çaresizce bekleyişi ise akıllara 1985’te Kolombiya’da enkaz altında 60 saat direnen Omayra’yı getirdi. 41 yıl önceki acı sonun aksine, şimdi dünyanın gözü toprağın altındaki Eyüp'ten gelecek müjdeli haberde.

Cezayir'in batısındaki El Bayadh vilayetinde 10 yaşındaki Eyüp Mohamed Fayid'in düştüğü kuyudan kurtarılması için başlatılan çalışmalar yaklaşık 48 saattir sürüyor.

El Ghassoul belediyesine bağlı El Roken köyünde meydana gelen olayda Eyüp, yaklaşık 80 metre derinliğinde ve yalnızca 40 santimetre genişliğindeki kuru bir artezyen kuyusuna düştü. Eyüp'ün, bölgede koyunları otlatan ağabeyine yemek götürdükten sonra eve dönerken kuyunun üzerindeki tahta kaplamaya bastığı ve kaplamanın kırılmasıyla yaklaşık 80 metre derinliğindeki kuyuya düştüğü belirtildi. Kuyunun koruyucu kaplamasının bulunmaması ve çevredeki toprağın oldukça gevşek olması kurtarma çalışmalarını son derece güçleştirdi.

DOĞRUDAN KUYUDAN İNEMİYORLAR
Cezayir Sivil Savunma ekipleri, dar yapı ve toprak kayması riski nedeniyle kuyuya doğrudan inmeyi tehlikeli buldu. Bunun yerine ağır iş makineleriyle kuyunun yanına paralel bir kazı başlatıldı. Plan, kurtarma ekiplerinin daha sonra yatay bir tünel açarak Eyüp'ün bulunduğu noktaya yandan ulaşması.

Kurtarma çalışmalarında iş makinelerinin yanı sıra özel ekipler, ambulanslar, kurtarma araçları ve kuyunun durumunu kontrol etmek için kameralar kullanılıyor. Sağlık ekipleri de çocuğa ulaşılması halinde anında müdahale edebilmek için bölgede bekletiliyor.

Operasyonun saatler ilerledikçe daha büyük bir zamana karşı yarışa dönüşmesi, Cezayir'de büyük endişeye neden oldu.

GÖRÜNTÜLER 41 YIL ÖNCESİNİ HATIRLATTI
Eyüp'ün karanlık ve dar bir kuyuda kurtarılmayı beklemesi, dünyanın hafızasına kazınan başka bir çocuğun hikayesini yeniden gündeme getirdi: Omayra Sánchez.
1985 yılında Kolombiya'da yaşanan Armero felaketinde 13 yaşındaki Omayra, volkanik çamur ve enkazın arasında mahsur kalmıştı. Onun görüntüsü kısa sürede dünyanın dört bir yanına yayıldı ve yıllar boyunca afetlerin en tanınan fotoğraflarından biri olarak kaldı.

ARKASINDA 25 BİNLİK BİR FELAKET VARDI
13 Kasım 1985'te Kolombiya'daki Nevado del Ruiz Yanardağı'nın patlaması, bölgede büyük bir felakete neden oldu. Yanardağın püskürttüğü malzemenin buz ve karları eritmesiyle oluşan devasa çamur akıntıları Armero kentini vurdu. Kent adeta çamurun altında kaldı ve yaklaşık 25 bin kişi hayatını kaybetti. Omayra da bu felaketin ardından evinin enkazında mahsur kaldı. Kurtarma ekipleri onu bulduğunda yalnızca başı ve omuzlarının bir bölümü suyun üzerinde kalıyordu. Bacakları ise beton, taş ve enkazın altında sıkışmıştı. Onu çekerek çıkarmak mümkün değildi.

KURTARICILARIN ÖNÜNDE TEK ENGEL ENKAZ DEĞİLDİ
Omayra'nın bulunduğu bölgedeki suyun boşaltılması ve enkazın kaldırılması gerekiyordu. Bunun için uygun ekipman, özellikle de güçlü bir motopompaya ihtiyaç vardı. Ancak Armero'daki felaketin büyüklüğü kurtarma çalışmalarını da kaosa sürüklemişti. Ekipman eksikliği ve ulaşım sorunları nedeniyle kurtarma operasyonu istenen hızda ilerleyemedi. Omayra ise saatler boyunca bulunduğu yerde kaldı. Yaklaşık 60 saat süren bekleyişin ardından hayatını kaybetti.

ÇARESİZLİĞİN İÇİNDE SAKİNLİĞİNİ KORUDU
Omayra'nın hikayesini bugün bile unutulmaz kılan yalnızca ölümünün trajik koşulları değildi. 13 yaşındaki kız çocuğu, kurtarılmayı beklediği saatlerde çevresindeki insanlarla konuştu. Gazetecilere ve kurtarma görevlilerine sakin cevaplar verdi. Bir noktada kendisine yardım etmeye çalışan insanların dinlenmesi gerektiğini bile söyledi.
Son saatlerinde ise okuldan ve yaklaşan matematik sınavından bahsetti. Bu ayrıntılar, felaketin ortasındaki çocuğun aslında hala okula giden, sınavlarını düşünen sıradan bir çocuk olduğunu gösteriyordu.

Bugün Cezayir'de 10 yaşındaki Eyüp için yürütülen kurtarma çalışmaları sürerken, dünyanın hafızasında kalan o görüntüler yeniden hatırlanıyor. İki olay arasında yıllar, ülkeler ve koşullar bakımından büyük farklar var. Ancak ortak nokta, bir çocuğun ölümcül bir boşlukta mahsur kalması ve onu bulunduğu yerden çıkarabilmek için verilen zamana karşı mücadele. Omayra'nın hikayesi 60 saatlik bekleyişin ardından sona ermişti. Eyüp'ün hikayesi ise henüz sona ermedi. Kurtarma ekipleri toprağın altında ilerlemeye devam ediyor. Şimdi bütün dikkat, kuyunun dibinden gelecek haberde. Bu kez dünyanın beklediği, yıllar önce duyulan acı haberin aksine, bir çocuğun sağ çıkarıldığı müjdesi.