30-50 yaş arası risk altında! Uzmanı açıkladı: İdrar yapmada zorlanma ile ortaya çıkabilir, aşı %90 oranında koruyucu!

Serviks kanseri, dünya genelinde kadınlar arasında en sık görülen kanser türlerinden biri olma özelliğini taşımaktadır. Ancak, erken teşhis ve aşılamanın artan oranlarıyla birlikte bu kanser türünün önlenmesi ve tedavi edilmesi mümkün. Her yıl binlerce kadının hayatını tehdit eden serviks kanseri, doğru bilgilendirme ve düzenli tarama testleri ile daha az ölümle sonuçlanabilir. Peki, serviks kanseri nasıl belirti verir, korunmak için neler yapılmalı? Aşılar ne denli koruyucu? Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğretim üyesi Hazal Atay Güzel, Ocak Ayı Rahim Ağzı (Serviks) Kanseri Farkındalık Ayı özelinde tüm merak edilenleri Posta.com.tr okurları için açıkladı. İşte detaylar…

Beyza Erdoğan – Posta.com.tr / Serviks kanseri yani rahim ağzı kanseri, rahmin vajinaya açılan alt ucunda serviks adı verilen bölgedeki hücrelerden kaynaklanan bir kanser türüdür. Sık görülen jinekolojik kanserlerden biridir. Genellikle Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonu nedeniyle ortaya çıkar. Rahim ağzını kaplayan veya rahim ağzı duvarındaki hücrelerin anormal bir şekilde çoğalıp büyümesi sonucu oluşur.

GELİŞİMİ 10-15 YIL SÜREBİLİR!
Kanser, pek çok kez kelime olarak dahi ürpertici gelse de her yıl binlerce kadın serviks kanseri teşhisi alıyor. Üstelik bu teşhisi alan kadınların hemen hepsinin kurduğu bir cümle var: Aniden ortaya çıktı! Araştırmalar ve hastalığın gelişim süreci incelendiğinde ise bu durumun tam olarak böyle olmayabileceği ortaya çıkıyor. Dr. Öğr. Üyesi Hazal Atay Güzel, serviks kanserinin gelişimi ile ilgili olarak “Rahim ağzı kanseri yavaş gelişen bir kanser türüdür. Bu nedenle kanser öncesi belirtisiz dönem yıllarca sürebilir. 10 -15 yıl içinde yavaş yavaş hücre düzeyindeki değişiklikler ilerleyerek kansere dönüşüm gerçekleşir. Bu süre bağışıklık sistemi zayıflamış hastalarda daha da kısa olabilir. Rahim ağzında displazi dediğimiz anormal hücrelerin oluşmaya başladığı erken dönemlerde hastalık belirti vermeyebilir. Ama bu anormal hücreler pap-smear testinde görülebilmektedir. Hastalık düzenli yaptırdığımız smear testleri ile en erken aşamada tanınabilir ve kansere dönüşüm engellenebilir. Eğer bu hücresel değişiklikler erken evrede saptanamaz ise hastalık ilerler ve rahim ağzı kanseri gelişir.” dedi ve sözlerine şu şekilde devam etti:
“Kanser ilerleme ve yayılma derecesine göre evrelere ayrılmaktadır. Tedavi ve takip bu evrelere göre planlanmaktadır. Birinci evredeki rahim ağzı kanserinde tümör sadece rahim ağzı ile sınırlıdır. Ikinci evrede tümör rahim dokularının dışına çıkmıştır fakat henüz karın duvarına ve vajen alt uç kısımlara ulaşmamıştır. Üçüncü evrede tümör pelvik boşluk içinde daha geniş yayılım göstermektedir, karın duvarına veya vajinanın alt kısımlarına ulaşmıştır. Dördüncü evrede ise tümör pelvik boşluk dışına, karın içindeki diğer bölgelere ve akciğer, karaciğer gibi uzak organlara kadar ulaşmıştır.”

30-50 YAŞ ARASI KADINLARDA RİSK DAHA FAZLA!
Özellikle belirli yaş aralığındaki kişilerin bu kansere yakalanma riskleri çok daha yüksek görülmekte. Uzman isim, serviks kanserinin görülme yaşı ile ilgili olarak, “Rahim ağzı kanseri en sık 30-50 yaş arası kadınlarda görülmektedir. Genellikle menopoz dönemine yaklaşmış olan kadınlarda görülür ama son dönemde daha genç yaşlarda da görülmeye başlamıştır. Dünyada her yıl yaklaşık 600.000 kadın rahim ağzı kanseri tanısı almaktadır.
Rahim ağzı kanserinin en önemli risk faktörü Human Papilloma Virus (HPV) enfeksiyonudur. Rahim ağzı kanserlerinin %99’undan HPV virüsü sorumludur. Erken yaşta cinsel ilişkiye başlamak, birden fazla cinsel partner, HIV/AIDS gibi bağışıklık sistemini baskılayan hastalıklar, bağışıklık sistemini baskılayan ilaçlar, sigara kullanımı, uzun süreli doğum kontrol hapı kullanımı, çok sayıda doğum yapmak, sağlık hizmetlerine yetersiz erişim ve düşük sosyoekonomik koşullar da rahim ağzı kanseri risk faktörleri arasındadır.” açıklamasında bulundu.

21 YAŞ ÜZERİ CİNSEL HAYATI BAŞLAMIŞ TÜM KADINLARA ÖNERİLMEKTEDİR!
Serviks kanserinden korunmak için düzenli kontrol ve muayeneler yaptırmak da bir hayli önemli. Uzman Dr. Atay Güzel, gerekli kontroller ve testler ile ilgili olarak ise “Rahim ağzı kanseri düzenli kontroller ve tarama testleri ile önlenebilen ve tedavi edilebilen bir kanser türüdür. Düzenli taramalar ile kanser öncesi lezyonlar saptanarak tedavi edilebilir. Taramada en sık kullanılan yöntemler pap smear ve HPV testidir.
Pap smear testi; jinekolojik muayene sırasında bir fırça yardımıyla toplanan rahim ağzındaki hücrelerin mikroskop altında incelenmesiyle yapılır. Smear testi 21 yaş üzerinde cinsel aktivitesi başlamış olan tüm kadınlara önerilmektedir. Eğer cinsel aktivite daha erken yaşta başladı ise 3 yıl içinde smear testi yapılması önerilmektedir. Smear testi normal gelen hastada herhangi bir risk faktörü yok ise bu testin üç yılda bir tekrarlanması gerekir.

HPV testi, rahim ağzından yine bir fırça yardımıyla toplanan hücrelerde yüksek riskli hpv tiplerinin varlığını tespit eder. 30- 65 yaş arası kadınlara önerilir. Eğer HPV testi negatif ise 5 yılda bir yapılması önerilmektedir. Türkiye’de sağlık bakanlığımızın oluşturduğu tarama programı çerçevesinde rahim ağzı kanseri taraması aile sağlığı merkezleri ve KETEMlerde ücretsiz olarak yapılmaktadır. 30 -65 arası kadınlar HPV testi ile taranmaktadır.” dedi.

İDRAR YAPARKEN ZORLANMA İLE BELİRTİ VEREBİLİR!
Bu kanser türü pek çok kez uzun yıllar boyu belirti dahi vermeden vücuda yerleşip gelişim gösterebilir. Ancak bazı durumlarda bir problem olduğunu tespit etmemize yardımcı olabilecek bazı belirtilerle karşılaşabiliriz. Uzmanı, serviks kanseri ile ilgili ayırıcı olabilecek belirtiler hakkında “Rahim ağzı kanseri cinsel ilişki sonrası vajinal kanama, alışılmadık renkte ve kokuda vajinal akıntı, âdet kanamalarında artış, karında ve pelvik bölgede ağrı, idrar yaparken zorlanma, halsizlik ve yorgunluk, kilo kaybı gibi belirtiler verebilmektedir.” açıklamasını gerçekleştirdi.

HPV İLE ARASINDA DOĞRUDAN BİR İLİŞKİ OLABİLİR
Son dönemlerde sık duyduğumuz HPV ile serviks kanseri arasındaki ilişki de merak ediliyor. Uzman isme bu iki rahatsızlık arasındaki bağlantıyı sorduğumuzda, “HPV virüsü cinsel yolla bulaşmaktadır ve rahim ağzı kanserinin en önemli risk faktörüdür. Ancak her HPV enfeksiyonu rahim ağzı kanserine yol açmaz. Eğer bağışıklık sistemi yeteri kadar güçlü değil ise ve diğer risk faktörleri de mevcut ise virüs temizlenemez ve HPV enfeksiyonu kalıcı hale gelir. Yüksek riskli HPV tipleri rahim ağzında hücresel değişiklere neden olur ve bunun sonucunda kanser öncesi lezyonlar ortaya çıkar. Bu lezyonlar zamanında saptanamaz ve uzun süre tedavi edilmezse rahim ağzı kanseri oluşur. Günümüzde 200’den fazla HPV tipi saptanmıştır ve bu tiplerin bir kısmı rahim ağzı kanseri için yüksek risklidir. HPV tip 16 ve 18 rahim ağzı kanseri için en yüksek riskli tipler olarak kabul edilir. Düşük riskli tipler ise genital siğillere neden olabilmektedir.” dedi.

AŞI RİSKİ %90 AZALTABİLİR!
Aşının koruyuculuğu da pek çok uzman tarafından defalarca kez tartışıldı. Uzman isim aşı koruyuculuğu hakkında ise “HPV aşısı rahim ağzı kanseri riskini önemli ölçüde azaltır. Yüksek riskli HPV 16 ve 18 tiplerine karşı aşı %90-100 oranında koruma sağlamaktadır. Tam aşılanma durumunda rahim ağzı kanseri gelişme riski %90’a kadar azalabilmektedir. Günümüzde aşıyla önlenebilen tek kanser türü serviks kanseridir. Aşılanma oranı artıkça toplumda HPV bulaşı azalır. 9-15 yaş arası aşılanan kız ve erkek çocuklarında etkinlik daha yüksektir. Aşılanma, özellikle erken yaşta ve cinsel aktivite başlamadan önerilir ama ileri yaşlarda yapılan aşılanma da fayda sağlamaktadır. Ülkemizde 9 yüksek riskli HPV tipine karşı koruma sağlayan aşı bulunmaktadır. 9 ve 45 yaş arası kadınlara ve erkeklere uygulanabilir. 15 yaş altında iki doz, 15 yaşından büyüklere ise 3 doz olarak uygulanmaktadır.” dedi.
Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Öğretim üyesi Hazal Atay Güzel konuya ilişkin açıklamalarını “Son olarak hastalarımıza vermek istediğimiz mesaj, erken tanı hayat kurtarır, taramalarınızı düzenli olarak yaptırın. Farkında olun, kendinize değer verin ve sağlınızı önemseyin. HPV aşısı ve taramalarla birlikte rahim ağzı kanserine dur deyin. Yaşasın kadınlar, kadınlar yaşasın.” diyerek noktaladı.

