6 Şubat'ın yıl dönümünde Erzincan'da korkutan deprem! Büyük tehlikenin işareti mi?

6 Şubat depremlerinin 3. yıl dönümünde, bu kez Erzincan, yerin sarsıntısıyla irkildi. Kemah ilçesi merkezli 4.9 büyüklüğündeki deprem paniğe neden olurken, Afet Uzmanı Doç. Dr. Bülent Özmen bölgenin deprem geçmişine ve olası risklere dikkat çekti. Peki, 4.9’luk bu deprem, büyük bir tehlikenin işareti mi? İşte detaylar.

Yaren ERYILMAZ
yaren.eryilmaz@posta.com.tr
Türkiye’nin deprem hafızasında derin izler bırakan Erzincan, 6 Şubat depremlerinin 3. yıl dönümünde bir kez daha sallandı. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı verilerine göre, Erzincan’ın yaklaşık 62 kilometre batısında, Kemah ilçesi merkezli 4.9 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi. Kısa süreli paniğe yol açan sarsıntının ardından gözler, bölgenin sismik yapısına ve olası risklere çevrildi. Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Öğretim Üyesi ve Afet Yönetim Uzmanı Doç. Dr. Bülent Özmen, meydana gelen depreme ilişkin Posta.com.tr’ye özel açıklamalarda bulundu.
'DEPREM TEHLİKESİ EN YÜKSEK İLLERDEN BİRİ'
Doç. Dr. Bülent Özmen, Erzincan’ın deprem tehlikesi açısından Türkiye’nin en riskli illeri arasında yer aldığını vurgulayarak, şu değerlendirmelerde bulundu:
“Erzincan ili aslında genel hatlarıyla düşündüğümüz zaman Türkiye’nin deprem tehlikesi açısından en yüksek illerinden biri olduğunu söyleyebiliriz. Ki yakın zamanda, 27 Aralık 1939 tarihinde Türkiye Cumhuriyeti'nin görmüş olduğu en büyük deprem Erzincan'da meydana geldi. Yine 1992 yılında Erzincan’ın büyük bir depremle sarsıldığını biliyoruz. Tarihsel dönemde de Erzincan’ı ciddi şekilde etkileyen, yıkımlara neden olan çok fazla sayıda depremin meydana geldiği bir yer burası.”

BÜYÜK BİR DEPREMİN HABERİCİSİ Mİ?
Son depremin ardından en çok merak edilen soruya da değinen Özmen, yalnızca 4.9 büyüklüğündeki bir sarsıntıya bakarak kesin bir yorum yapılamayacağını ifade etti:
“Tabii sadece 4.9 büyüklüğündeki depreme bakarak bundan sonra daha büyük bir depremin gelip gelmeyeceğini söylemek mümkün değil. Genelde bu depremin merkez üssüne baktığımız zaman Kuzey Anadolu Fay Zonu’nun güneyinde, yani ana zonla ilgili olmayan bir noktada bu depremin meydana geldiğini görüyoruz. Dolayısıyla daha tali faylar üzerinde olmuş olacağı ve daha büyüğünün olma olasılığının –her ne kadar yüzde 100 net söyleyemesek de– olma olasılığının çok düşük olduğunu ifade edebiliriz.”

'ARTÇI SARSINTILAR OLACAKTIR'
Özmen, deprem sonrası süreçte bölge halkının dikkatli olması gerektiğini belirterek artçı sarsıntılara karşı uyardı:
“Ama şunu kesin söyleyebiliriz: 4.9 büyüklüğündeki depremden sonra o bölgede ilerleyen saatler ve günler içinde artçı şoklar olacaktır ve bunların büyüklüğü de 4.0 - 4.1'e kadar da çıkabilir. Buradaki deprem aktivitesinin takip edilmesinde, özellikle merkez üssüne yakın olan mezra veya köy diyebileceğimiz yerlerde küçük çaplı hafif hasarların olabileceğini de düşünmek, ona göre gelişmeleri takip etmek gerekir.”

ERZİNCAN'IN DEPREM GEÇMİŞİ
Erzincan, Türkiye’nin deprem tehlikesi en yüksek illerinden biri olarak biliniyor. Kent, Kuzey Anadolu Fay Zonu üzerinde ve çevresinde yer alması nedeniyle tarih boyunca çok sayıda yıkıcı deprem yaşadı. Tarihsel kayıtlara göre Erzincan, Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde defalarca büyük sarsıntılarla yerle bir oldu.
Cumhuriyet tarihinin en büyük depremi, 27 Aralık 1939’da Erzincan’da meydana geldi. Yaklaşık 7.9 büyüklüğündeki depremde 33 bine yakın kişi hayatını kaybetti, şehir neredeyse tamamen yıkıldı. Bu deprem, Kuzey Anadolu Fayı boyunca batıya doğru ilerleyen büyük kırılmalar zincirinin başlangıcı olarak kabul ediliyor.
Erzincan, 13 Mart 1992’de ise 6.6 büyüklüğündeki bir başka depremle sarsıldı. Yüzlerce kişinin yaşamını yitirdiği bu deprem, yapı kalitesi ve şehirleşmenin önemini bir kez daha gündeme getirdi. Günümüzde Erzincan ve çevresinde sık sık orta büyüklükte depremler yaşanırken, uzmanlar bölgenin sismik açıdan aktif olduğunu ve depreme karşı hazırlığın hayati önem taşıdığını vurguluyor.