6 yıl sonra Gülistan için kritik kanıt! O araçtan çıkabilir: 'Yıllar geçse de bozulmuyor'

Tunceli’de 2020 yılından bu yana kayıp olarak aranan Gülistan Doku dosyasının seyrini değiştirecek kritik bir gelişme yaşandı. Eski Vali Tuncay Sonel'in oğluna ait araçta tespit edilen DNA bulgularının ardından Doku ailesinden kan, tırnak ve saç örnekleri alınarak karşılaştırma aşamasına geçildi. Yaşanan gelişmeler Mustafa Türkay Sonel'in 'Tanımıyorum' dediği Gülistan'ın o araçta olup olmadığı sorusunu gündeme taşıdı. Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Nevzat Alkan değerlendirdi.

Sinem PAKSOY
sinem.paksoy@posta.com.tr
Başsavcı Ebru Cansu’nun Gülistan'ın dosyasını yeniden inceleme kararıyla birlikte, Jandarma Suç Araştırma Timleri (JASAT) tarafından kapsamlı bir çalışma başlatıldı. Gece gündüz sürdürülen bu yoğun araştırmalar sayesinde dosyada önemli ilerlemeler kaydedilirken, elde edilen yeni bulgular olayın aydınlatılmasına yönelik kritik ipuçları sunmaya başladı.

700 SAATLİK KAYIT YENİDEN İNCELENDİ
Gülistan Doku’nun kaybolmadan önceki gün ve kaybolduğu güne ait kent genelindeki tüm KGYS görüntüleri ile PTS kayıtları yeniden toplandı. Dosyaya eklenen yeni görüntülerle birlikte 67’si ana arter olmak üzere toplam 70 güvenlik kamerasına ait yaklaşık 700 saatlik kayıt yeniden izlendi.
Görüntülerde Gülistan Doku’nun erkek arkadaşı Zeinal Abarakov ile görüşmek için gittiği kafeye hangi güzergâhtan ulaştığı ve buradan ayrıldıktan sonraki hareketleri saniye saniye incelendi.
HTS ve PTS analizleriyle birlikte yeni isimlerin dosyaya dahil edildiği, teknik çalışmaların tamamlanmasının ardından operasyon sürecine geçildiği belirtildi.

17 KİŞİ GÖZALTINA ALINDI
Kayıp olarak başlayan dosyanın zamanla cinayet şüphesi üzerinden ilerleyen bir yapıya evrildiği, bu kapsamda 14, 17 ve 24 Nisan tarihlerinde operasyonlar düzenlendiği ve 17 kişinin gözaltına alındığı öğrenildi. Firari şüpheli Umut Altaş için kırmızı bülten çıkarıldı.
Dosyada farklı başlıklarda verilen tutuklama kararları da dikkat çekti. Bazı şüpheliler “kasten öldürme” ve “suç delillerini gizleme ve yok etme” suçlamalarıyla tutuklanırken, hastane kayıtlarının silinmesi ve bilişim sistemleri üzerinden delil karartma iddiaları da dosyada ayrı bir hat olarak değerlendirildi.

SIR PERDESİNİ ARALAYACAK MI?
Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı’nın talimatıyla tutuklu şüpheli Mustafa Türkay Sonel’in aracında tespit edilen DNA bulguları ise dosyada farklı bir adımın atılmasını sağladı.
Bu kapsamda Gülistan Doku’nun annesi Bedriye Doku ile babası Halit Doku’dan Diyarbakır Adli Tıp Kurumu’nda yeniden DNA örnekleri alındı. Kan, tırnak ve saç örneklerinin araçta bulunan DNA ile karşılaştırılacağı ve bu eşleşmenin dosyada kritik bir eşik oluşturabileceği ifade ediliyor.
Peki, aradan geçen yıllara rağmen DNA incelemesi nasıl yapılacak? 6 yıllık süre, delillerin güvenilirliğini etkileyebilir mi?

"YILLAR GEÇSE DE BOZULMUYOR"
Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Nevzat Alkan’a göre, Gülistan Doku dosyasında araçta tespit edilen DNA bulgularının değerlendirilmesi yıllar geçse bile bilimsel açıdan güvenilirliğini koruyor. Alkan, DNA yapısının oldukça stabil olduğunu ve zamanla bozulmadığını belirtiyor.
Bu nedenle 6 yıl gibi uzun bir süre, DNA analizinin doğruluğunu ortadan kaldırmıyor. Yapılan incelemelerde elde edilen örnekler, güncel aile DNA örnekleriyle karşılaştırılarak eşleşme oranı hesaplanabiliyor.

'MUTLAK KESİNLİK SÖZ KONUSU DEĞİL'
Alkan’a göre adli tıp incelemelerinde mutlak kesinlik ifadesi kullanılmıyor. DNA analizlerinde matematiksel olasılık hesabı yapılıyor ve sonuçlar genellikle yüzde 99.99 gibi yüksek oranlarla ifade ediliyor.
Bu hesaba göre teorik olarak çok küçük de olsa bir hata payı bulunuyor ancak bu hata payı pratikte 'yok denecek kadar düşük' kabul ediliyor.

DNA DELİLLERİ MAHKEME SÜRECİNİ ETKİLİYOR
Prof. Dr. Alkan, DNA bulgularının hukuki süreçte doğrudan bağlayıcı olmasa da en güçlü bilimsel deliller arasında yer aldığını belirtiyor. Hakimlerin bu delilleri değerlendirme yetkisi bulunduğunu ancak yüksek oranlı eşleşmelerin yargı sürecini ciddi şekilde yönlendirdiğini de söylüyor.
Doku dosyasında da DNA sonuçlarının dosyanın seyrini değiştirebilecek en kritik unsurlardan biri olduğu görülüyor.

TEK TEK TESPİT EDİLEBİLİR
Adli Tıp Uzmanı Prof. Dr. Nevzat Alkan, DNA incelemelerinde zaman zaman birden fazla kişiye ait karışım örnekleriyle karşılaşıldığını belirterek, “Bunlar elbette teknik olarak ayrılabiliyor. Yani kadın mı, erkek mi, kaç kişiye ait bunların ayrıştırması yapılıyor” diyor ve ekliyor:
“Bazen incelemelerde birden fazla kişiye ait DNA karışımları da tespit edilebiliyor. Bu durum teknik yöntemlerle ayrıştırılabiliyor. Kadın, erkek ya da kaç kişiye ait olduğu laboratuvar ortamında belirlenebiliyor. Modern DNA analiz teknikleri sayesinde bu ayrıştırmalar oldukça net şekilde yapılabiliyor.”