71 kilo veren Işın Karaca anlattı: 'Artık aynadaki halimden çok hoşlanıyorum'
Işın Karaca, sanat hayatının 25. yılını kutluyor. Sahnede geçen bir ömür, müzikle yoğrulmuş bir hayat. Dile kolay… Fiziksel olarak da büyük bir dönüşüm geçirdi. 71 kilo verdi. 130 kilodan 59 kiloya düştü. Yeni albümü ‘Hit VS Hit The Remixes’i hayranlarıyla buluşturdu. Hem yeni albümünü hem de hayatı konuştuk.

Işın Karaca, sanat hayatının 25. yılını kutluyor. Sahnede geçen bir ömür, müzikle yoğrulmuş bir hayat. Dile kolay… Fiziksel olarak da büyük bir dönüşüm geçirdi. 71 kilo verdi. 130 kilodan 59 kiloya düştü. Yeni albümü ‘Hit VS Hit The Remixes’i hayranlarıyla buluşturdu. Hem yeni albümünü hem de hayatı konuştuk.

ALEV GÜRSOY CİMİN
alev.gursoy@posta.com.tr
25 yıllık bir müzik yolculuğu… Geriye dönüp baktığında ne hissediyorsun?
25 yılın nasıl geçtiğini anlayamadım. 13 albüm, sayısız hit, sınırsız konser, canlı performans… Durmadan yenilenen, yenilenmeyi seven, vizyon okuyan, kendi içinde, kendi yarattığı markayı daha da büyüten biriyim. İçimde bir kız çocuğu var hâlâ.
Sanat hayatının 25. yılına özel bir de albüm çıkardın. Seni 25 yıldır dinleyen biriyle yeni takip etmeye başlayan biri aynı şarkıda buluşabilir mi?
Müziğin büyüsü çok enteresandır. Müziğin yaşı yok; şarkı sevmenin, sevenlerin yaşı yok. Dünden bugüne gelen dinleyicimle, yeni yakaladığım dinleyicimle iletişimim hep aynı. Şunu söylüyorlar mesela, “Annem küçükken senin şarkılarını çok dinlerdi.” “Yetinmeyi Bilir Misin’i teyzemin arabasında dinliyorduk.” Yani her jenerasyonu yakalayacak bir enerji var müziğimde. Biz öyle şarkılar yaptık.

Nasıl bir yolculuktu bu?
İki yaşımdan beri şarkı söylüyorum. Dünyanın en şanslı şarkıcılarından biriyim. Ailem, çocukken keşfettikleri bu zevkimi bir mesleğe dönüştürmem için beni destekledi. Kolay değil sahneden para kazanmak. Daha bir isim değilken haftanın altı gecesi, gecede üç mekâna çıktık. Bu yüzden bugün bulunduğum yer çok kıymetli.
Çok erken şarkı söylemeye başlamışsın. Demek ki aile epey destekledi?
Hem de çok. Annem, doğduğum gün ilk ağlamamda “Bu kızın sesi çok güzel, ağlarken bile güzel. Bu acayip bir şarkıcı olacak” demiş. Gerçekten de küçük yaşta başladım ve hâlâ keyifle devam eden bir yolculuğun içindeyim.
“Cehalet tavan yaptı” diyorsun. 25 yılda sektör mü değişti, siz mi direndiniz?
Sektör değişmedi, aynı. Pasta büyüdü ama dijitalleşmeyle paralar küçüldü. Cehalet tavan yaptı. Para kazananlar yine aynı. Dijitalden ya da satıştan kazanılan parayla bu sektör dönmüyor. Ben sahneye çıkmasam para kazanamam, açık yüreklilikle söylüyorum. Direndim, kendi dünyamı kurdum. İyi müzik yapmaya inat ettim. Sahneden kazandığımı yine albümlere, iyi müzisyenlere yatırdım. Dijital çağdayız diye kötü müzik yapmak zorunda değiliz.
Bugünkü Işın Karaca, yolun başındaki Işın’a bir cümle söylese ne derdi?
18 yaşındaydım. Annemle Orhan Gencebay çocukluk arkadaşıdır. Annem beni Orhan Baba’nın yanına götürdüğünde şunu söyledi: “Burası kurtlar sofrası. Ya sofranın bir parçası olursun ya da sofrada yenilirsin.” Bugün de kendime aynısını söylerdim. Çok ciddi bir sofra burası. Kötülük, bilmediğimiz yerlerden çoğalmaya devam ediyor.
Yeni albümde “Bu şarkı beni çok güzel anlattı” dediğin bir parça var mı?
Bu albümdeki tüm şarkılar benim bebeklerim. Ama bu albümdeki Işın, çok başka bir Işın. Hayata reset attım. Bir tane ömrüm var. Kimsenin onu benden çalmasına izin vermiyorum. Sağlık sorunlarım beni güçlendirdi. Kendimle barıştım, bu beni daha da güçlü yaptı. Ben hâlâ iyiliğe ve aşka inanıyorum. 20 yıl önce “Büyüyünce Ajda Pekkan olmak istiyorum” diyordum. Kadının yolu çok doğruydu ve hâlâ öyle. Öyle bir yaşam isterdim.

Yeniden hayata gelsen ve her şeyi sıfırdan seçme şansın olsa, yine sanatçı olmayı seçer miydin?
Yine aynı beden ve ruhla gelsem, yine sanatçı olurdum. Yaşadığım hiçbir şeyden pişman değilim. Ben bu ülkede 120–130 kiloyla ünlü oldum. Bir kadının obje olmadığını öğretenlerdenim. Ahlaki değerim çok yüksektir. Bu sektörün çamurunda, oyunlarında hiç olmadım.

Şöhretle ilk karşılaştığın günle bugünkü Işın Karaca arasındaki fark ne?
Şöhret basamaklarını ağır ağır çıktım. Öğrenerek geldim. Oyunları bilerek geldim. Şu anki fark şu: Bana, Işın Karaca olmam için daha çok para veriyorlar. Ama ben de o markanın temsilcisiyim. Sahneye çıkıp insanların hayatına dokunuyorum. Frekansım yükseldi. Eskiden bu kadar dans edip kudurmuyordum. Şimdi çok eğleniyorum.
Bugün genç bir kadın sanatçı sana gelip “Bu yolda yürümeli miyim?” dese ona ne söylerdin?
Yetenek yetmez. İyi şarkı söylemek de. Eğitim şart. Düşüşü de var, kalkışı da. Sinirlerin demir gibi olmak zorunda.
NE SATTIĞINA SEN KARAR VERİRSİN SANAT MI SEKS Mİ?
Dekolte konusuna bakışın değişti mi?
Hayır. Konu dekolte değil. Konu duruş. Sanat mı satıyorsun, dans mı, seks mi? Buna sen karar verirsin.
52 yaş… Sana ne hissettiriyor?
Ben hep 35 yaşındayım. İçimdeki yaş o.

130 kilodan 56 kiloya düşmek… Bu sadece bir diyet değil, bir hayat kırılması. Nasıl başardın?
Komple hayatıma reset attım. Duygusal yeme bozukluklarım vardı. Üzüldüğümde buzdolabının karşısında kamp kurardım. Alopecia universalis hastasıyım.Pandemiyle birlikte asıl kırılma orada başladı. Sağlıklı beden, sağlıklı beyin dedim. Ve başladım.
Ne yedin, ne içtin?
Çektim fişi, bitirdim işi! Yani ihtiyacım olan kadar yedim. Ben hiçbir şeyden vazgeçmedim. Günde bir öğün protein ağırlıklı beslendim. Dengeli beslendim. Suyu, sodayı, yeşil çayı artırdım. Bu bir diyet değildi gerçekten, hayatımı sıfırlamaktı. Bir kadının en büyük çelişkisi, aynaya baktığında beğenmediği, sevmediği bir kadınla karşılaşmak. Ben sabahları kalktığımda saçı, kaşı, kirpiği olmayan bir kadınla karşı karşıyayım ve bu kadının içinde verdiği çok başka bir savaş var. O yüzden diğer tarafta onunla barışmam gerekiyordu. Şu anda gerçekten görmek istediğim kadın oldum. Aynaya baktığımda çok hoşlanıyorum bu kadından.

Eşin seni en çok hangi halinle seviyor?
Eşimin sınavı çok farklı tabii. Evdeki kadın peruğu çıkarıyor. Ama o beni her halimle sevdi ya! Işın Karaca markası için ikimiz de çalışıyoruz. Işın’ın ruhunu temizlemek ve iyileştirmek için de o çalışıyor. Ki çok başarılı bu konuda. Kendimi çok özel ve çok kadın hissettiriyor. Kel kafamı da öper, peruğumu da sever. Çok güzel seviyor beni.

