ABD-İran ateşkes umudu altın fiyatlarını uçurdu

ABD ile İran arasındaki gerilimde gündeme gelen 10 günlük ateşkes teklifi piyasalarda hareketliliğe neden oldu. Diplomasi beklentisiyle altın fiyatları yükselirken, Yatırımım Trader CEO'su Candaş Atalay, Türkiye'de kredi kartıyla altın alımlarının arttığını ancak iç piyasada likidite krizinin altın ithalatını durma noktasına getirdiğini söyledi.

ABD ile İran arasında tırmanan gerilimde gündeme gelen 10 günlük ateşkes teklifi, piyasalar üzerinde çift yönlü etki yarattı. Tahran'a iletilen teklif sonrası diplomatik kanalların yeniden açılabileceği beklentisi petrol fiyatlarında geri çekilmeye yol açarken, altın tarafında ise yükseliş ivme kazandı.

Altının ons fiyatı saat 14:50 itibarıyla düne göre yüzde 1,3 yükselişle 4058 dolardan alıcı buluyor. Gram altın yüzde 1,4 yükselişle 6159 TL'den işlem görüyor. Çeyrek altın ise 10101 TL seviyesine çıktı. Spot gümüş ise yüzde 2,8 yükselişle 57,84 dolar seviyesinde.
Petroldeki gevşemenin küresel enflasyon baskısını hafifleteceği ve ABD Merkez Bankası’nın (Fed) faiz politikalarında elini rahatlatacağı beklentisi, altın fiyatlarını bir miktar yukarı taşıdı.
Ancak son dönemde yaşanan gerilim ile petrol fiyatlarının yükselmesi uzun vadede enflasyonist baskı yaratmaya devam ediyor. Analistler Hürmüz Boğazındaki petrol akışının yeniden başlamaması halinde Brent petrol fiyatlarının varil başına 120 doları aşabileceğini ifade ediyor.

ABD Merkez Bankası Başkanı Kevin Warsh, ABD enflasyonunun yüzde 2 hedefinden uzak kalmaya devam etmesi durumunda faiz artırımının gündeme gelebileceğini belirtmişti. Faiz getirisi olmayan altın yüksek faiz ortamında cazibesini yitiriyor.
Hürriyet'te yer alan habere göre, altının uzun süredir 4.000 dolar seviyesini güçlü şekilde koruması, yatırımcılarda kademeli olarak "dip seviye" algısını pekiştirdiğini söyleyen Yatırımım Trader CEO'su Candaş Atalay, buna karşın iç satışlarda eşine az rastlanır bir durgunluk yaşandığını dile getirdi. Atalay'ın altın ile ilgili son analizi şu şekilde:

ALTIN PİYASASINDA EZBER BOZAN DÖNEM: İÇERİDE LİKİDİTE KİLİTLENMESİ, DURUM SANILANDA DA VAHİM
İç piyasada altın satışlarında eşine az rastlanır bir durgunluk yaşanıyor. Ancak bu durum vatandaşın altından uzaklaşmasından ziyade; önce eldeki nakdin, ardından kredi kartı limitlerinin son kuruşuna kadar tüketilmesiyle oluşan bir likidite kilitlenmesidir.
BKM VERİLERİ NE SÖYLÜYOR?
Bankalararası Kart Merkezi (BKM) verileri, vatandaşın nakit bittikten sonra kredi kartı limitlerine nasıl devasa boyutta yüklendiğini net bir biçimde kanıtlıyor:
2024 yılında internetten kartla yapılan aylık ortalama altın satışı 1,3 milyar TL seviyesindeyken, 2026 yılı aylık ortalamasında bu tutar 4,7 milyar TL'ye fırladı.

Yılın ilk döneminde "fiyatlar daha da çıkacak" algısıyla nakdini tüketen ve kart limitlerini sonuna kadar zorlayan vatandaş, bugün yüksek kart faizleri ve yatay seyreden fiyatlar nedeniyle hareket edemez hale geldi.
ÜLKE PRİMİ "EKSİ"YE DÜŞTÜ, İTHALAT DİBE VURDU
İç talebin durması, Türkiye ile yurt dışı arasındaki fiyat dengesini de ezber bozan bir noktaya taşıdı. Bugün itibarıyla yurt içi ile yurt dışı arasındaki altın fiyat farkı sıfırlanmış durumda. Taşıma, sigorta, getirme ve işçilik ve rafinasyon maliyetleri eklendiğinde; fiziki altın Türkiye'de yurt dışı piyasasına kıyasla aslında "eksi" fiyattan (zararına) satılıyor.
Bu tablonun yansıması olarak işlenmemiş altın ithalatı, 2023 yılındaki aylık ortalama 27 ton seviyesinden, 2026’nın ilk yarısında aylık ortalama 7 tona geriledi. Uygulanan aylık 12 tonluk kota kâğıt üzerinde sürse de fiiliyatta bu kotayı dolduracak bir iç talep dahi bulunmuyor.
MADEN MALİYETİ VE ALTININ 'ADİL DEĞERİ'
Piyasanın küresel tarafında ise altının adil değeri ve rafineri maliyet dinamikleri tartışılıyor. Bugün madenlerden bir ons altın çıkarma maliyeti (AISC) ortalama 1.800 dolar civarındayken, ons fiyatı 4.000 dolar bandında işlem görüyor.

Pandemi öncesine kadar ons altın fiyatının maden çıkarma maliyetine oranı yaklaşık 1,5 katı düzeyindeyken, bugün bu oranın 2 katının çok üzerine çıkmış olması piyasadaki en temel kırılmadır. Aradaki bu makasın tarihsel ortalamaların üzerine çıkması, altının artık sadece bir emtia veya maden çıkarma maliyetiyle değil; küresel finansal sisteme duyulan güvensizlik, de-dolarizasyon ve jeopolitik risk primiyle fiyatlandığını gösteriyor.
CFTC’nin 14 Temmuz haftasına ait verileri de haftalık sert fiyat düşüşlerine rağmen serbest fonların Comex'teki yükseliş yönlü pozisyonlarını arttırarak son 6 ayın zirvesine çıkardığını gösteriyor.
Özetle altının uzun bir süredir 4000 dolar seviyesini güçlü şekilde koruması yatırımcılarda yavaş yavaş dip seviye algısını oluşturdu. içeride nakdi tükenen ve kart limitleri kilitlenen yatırımcının yarattığı reel bir likidite krizi yaşanırken ve çaresizce izlerken; küreselde yatırımcılar, devasa borç yüklerini, gevşek maliye politikalarını ve dolar sistemindeki aşınmayı ve son dönemde yaşanan geri çekilmeyi fiyatlamaya ve değerlendirmeye başladı.