ABD-İran hattında müzakereler tıkandı! İşte İsrail’in gölgesi

ABD ile İran arasında müzakerelerin tıkanması ve 7 Nisan’da ilan edilen ateşkesin ardından tarafların bir türlü anlaşma zemini bulamamasının arkasında İsrail’in olabileceği belirtildi. Netanyahu’nun, İran’ın nükleer programını tamamen sonlandırmayan hiçbir anlaşmayı kabul etmeyeceklerini Washington’a ilettiği öne sürüldü.

Trump: İran'da zenginleştirilmiş uranyuma yaklaşanı havaya uçururuz
ABD Başkanı Donald Trump, İran'ın nükleer faaliyetlerine ilişkin açıklamalarda bulundu. ABD'de yayınlanan özel bir televizyon programında konuşan Trump, İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarının Washington yönetimi tarafından sürekli takip edildiğini söyledi. Trump, İran'da yer altında tutulduğu öne sürülen uranyuma ilişkin, "Bunu istediğimiz zaman ele geçirebiliriz. Sürekli gözetim altında tutuyoruz" ifadelerini kullandı.
ABD Başkanı, İran'ın yer altındaki tesislerinden uranyum çıkarılmasına yönelik herhangi bir girişim olması halinde bundan haberdar olacaklarını ve müdahalede bulunacaklarını belirtti. Trump, ilk başkanlık döneminde kurulan ABD Uzay Kuvvetleri'nin bu tesislerin izlenmesinde rol oynadığını vurgulayarak, "Uzay Kuvvetleri diye bir yapı kurdum ve gözetlemeyi sürdürüyorlar. Eğer biri oraya yaklaşırsa bunu biliriz ve onları havaya uçururuz" dedi.
Washington yönetiminin İran'ın elindeki zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılmasını ve Tahran'ın nükleer programını sona erdirmesini istediği biliniyor. İran yönetimi ise daha önce birçok kez uranyum zenginleştirme faaliyetlerinden vazgeçmeyeceğini açıklamıştı.

Netanyahu, İran ile savaşın henüz bitmediğini savundu
İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Amerikan yayın kuruluşu CBS'e verdiği röportajın yayımlanan tanıtımında, savaşta büyük başarılar elde ettikleri iddiasında bulunarak, İran'ın askeri kapasitesinin hala tehdit oluşturduğu mesajını verdi.
İran'ın zenginleştirilmiş uranyumunun ülkeden çıkarılması ve uranyum zenginleştirme faaliyetlerinin sona erdirilmesi gerektiğini savunan Netanyahu, bunun nasıl yapılacağı sorusunu "Oraya girip çıkaracaksınız." şeklinde yanıtladı.
Netanyahu, uranyumun Tahran ile anlaşma olsun ya da olmasın fiziksel olarak çıkarılabileceğini ve ABD'nin her iki seçeneği de desteklediğini iddia etti.
ABD Başkanı Donald Trump'ın kendisine "Oraya girmek istiyorum." dediğini öne süren Netanyahu, bu konuda detaylı açıklama yapmayı "askeri planlar hakkında bilgi veremeyeceğini" belirterek reddetti.
İsrail basını, ABD Başkan Trump'ın Netanyahu'ya İran'ın elindeki yüksek düzeyli zenginleştirilmiş uranyumun ülke dışına çıkarılması konusunda taviz vermeyeceği taahhüdünde bulunduğunu iddia etmişti.
İran basını, Tahran yönetiminin saldırıların sonlandırılması için ABD'nin önerdiği taslağa yanıtını arabuluculara ilettiğini aktarmıştı

Trump: İran artık gülemeyecek
ABD Başkanı Donald Trump, sosyal medya hesabından paylaşım yaptı.
İran'ın, 47 yıldır ABD'yi ve dünyayı oyaladığını ileri süren Trump, eski Başkan Barack Obama'nın İran ile yaptığı Nükleer Anlaşmayı da İran'ın başarısı olarak niteledi.
Donald Trump, "Obama onlara sadece iyi değil, harika davrandı. İsrail'i ve diğer tüm müttefikleri bir kenara bırakarak İran'a büyük ve çok güçlü bir yeni yaşam şansı verdi." ifadesini kullandı.
O dönemde ABD ile varılan anlaşma gereği İran'ın dondurulan paralarının geri verildiğini hatırlatan Trump, "Para bavullar ve çantalar içinde uçakla İran'a gönderildi ve İranlılar şanslarına inanamadılar." mesajını paylaştı.
Eski Başkan Joe Biden'ın, Obama'dan daha kötü olduğunu iddia eden Trump, "İranlılar şimdi 'yeniden büyük' olan ülkemize gülüyorlardı. Artık gülemeyecekler." değerlendirmesinde bulundu.

İran’dan İngiltere ve Fransa’ya Hürmüz Boğazı uyarısı
İran’nın yarı resmi Mehr Haber Ajansı’na göre, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, Hürmüz Boğazı’na savaş gemisi gönderme hazırlığı yapan İngiltere ve Fransa’ya tepki gösterdi.
Garibabadi, bölge dışı ülkelerin Hürmüz Boğazı’nı koruma iddiasıyla bölgeye savaş gemisi göndermesinin krizi tırmandıracağı ve bölgenin askerileşmesine neden olacağı uyarısında bulunarak, "Hürmüz Boğazı’nın güvenliği yalnızca İran tarafından sağlanmaktadır." ifadesini kullandı.
Hürmüz Boğazı’nın bölge dışı ülkelerin ortak malı olmadığını belirten Garibabadi, İran Silahlı Kuvvetleri’nin Hürmüz Boğazı’nda savaş gemisi bulundurma girişimlerine karşılık vereceği uyarısında bulundu.

İran Haber Ajansı'na (IRNA) göre, İran, savaşı sona erdirmeye yönelik ABD önerisine ilişkin yanıtını Pakistanlı arabulucuya iletti. IRNA'nın haberinde, "Önerilen plana göre, bu aşamadaki müzakereler bölgedeki savaşın sona erdirilmesi konusuna odaklanacak" ifadeleri kullanıldı.

Katar açıklarında kargo gemisi vuruldu
Birleşik Krallık Deniz Ticaret Ofisi (UKMTO), Katar’ın başkenti Doha’nın 23 deniz mili kuzeydoğusunda Körfez’de seyreden bir kargo gemisinin “kimliği belirsiz bir cisim” tarafından vurulduğunu açıkladı. Saldırının ardından gemide küçük çaplı yangın çıktığı, yangının kısa sürede kontrol altına alınarak söndürüldüğü bildirildi. Olayda can kaybı yaşanmadığı belirtildi.

ABD ile İran arasında müzakerelerin tıkanması ve 7 Nisan’da ilan edilen ateşkesin ardından tarafların bir türlü anlaşma zemini bulamamasının arkasında İsrail’in olabileceği belirtildi. Suudi Arabistan merkezli Al Arabiya’nın haberine göre İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD yönetimine Tahran ile yürütülen müzakerelere ilişkin sert bir uyarıda bulunarak, İran’ın nükleer programının tamamen ortadan kalkmasını içermeyen hiçbir anlaşmanın İsrail tarafından kabul edilmeyeceğini ilettiği bildirildi. Kaynaklara göre Netanyahu, Washington’u ucu açık ve uzun süreli barış görüşmelerine karşı uyarırken; Tahran’ın bu süreci zaman kazanmak için kullanmasına izin verilmemesi gerektiğini Washington’a iletti. Tel Aviv yönetiminin, nükleer şartının karşılanmaması durumunda İran’ın enerji tesislerine yönelik saldırılar da dahil olmak üzere askeri seçenekleri masada tuttuğu öne sürüldü.

LÜBNAN BAŞLIĞI DA KRİTİK
İran’ın müzakere masasında Lübnan’daki savaşı da sonlandırma isteği ve İsrail’in ateşkese rağmen bölgede Hizbullah’a yönelik saldırılarını sürdürmesi de görüşmelerdeki İsrail gölgesini işaret ediyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, dün İsrail ve Lübnan hükümetleri arasında 14 ve 15 Mayıs tarihlerinde görüşmeler yapılacağını duyururken, İsrail ordusu ülkenin güneyindeki 9 belde için tahliye uyarısı yayımladı ve Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürdü. Lübnan Sağlık Bakanlığı, önceki gün ve dünkü saldırılarda toplam 23 kişinin hayatını kaybettiğini açıkladı.

TAHRAN: BASKIYLA HAREKET ETMEYİZ
Diğer yandan Hürmüz Boğazı’nda tansiyonun yükseldiği ve karşılıklı çatışmaların yaşandığı kritik bir süreçte ABD yönetimi, İran’ın kalıcı bir barışın temelini oluşturabilecek geçici ateşkes teklifine vereceği yanıtı bekliyor. İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun açıklamalarının ardından yaptığı basın açıklamasında, Washington’dan gelen ateşkes ve müzakere teklifinin halen inceleme aşamasında olduğunu duyurdu.

Önceki gün beklenen yanıtın gecikmesiyle ilgili spekülasyonlara değinen Bekayi, İran’ın dış baskılarla hareket etmeyeceğini vurguladı. Rubio önceki gün İran ile süren görüşmelere de değinerek “İran’dan yanıt bekliyoruz. Henüz alamadık. Umarım ciddi bir teklifleri vardır” demişti.

İSRAİL’İN ‘MÜZAKERELER ÇÖKSÜN’ BEKLENTİSİ
Öte yandan İsrail’de yayın yapan Kanal 13 televizyonuna konuşan üst düzey bir İsrailli yetkili, Tel Aviv yönetiminin ABD ile İran arasındaki müzakerelerin devam etmesinde bir sakınca görmediğini savunarak, “Değerlendirmelerimize göre müzakereler bir noktada çökecek. Trump’ın bizim tarafımızdan bir savaşa sürükleniyormuş hissine kapılmaması için panik göstermekten kaçınıyoruz. Süreci kendisinin yönetmesine izin vermek istiyoruz” yorumunu yaptı. Yetkili ayrıca, Devrim Muhafızları’nın ‘mağlup’ durumda olduğunu, İran’a yeniden saldırmak için hazır olduklarını aktardı.

ABD İSTİHBARATI: MÜCTEBA ÖLMEDİ SÜRECİ YÖNETİYOR
ABD istihbaratı, sağlık durumu ve hayatta kalıp kalmadığına dair çok çeşitli iddiaların ortaya atıldığı İran’ın yeni dini lideri Mücteba Hamaney’in savaş stratejisinin belirlenmesinde üst düzey yetkililerle birlikte kritik rol oynadığını değerlendirdi. CNN’e konuşan kaynaklara göre Hamaney, ABD ile yürütülen müzakerelerde de etkili ancak rejim içindeki gerçek yetki dağılımı hâlâ net değil. ABD kaynakları, Hamaney’in elektronik iletişim kullanmadığını ve yalnızca yüz yüze görüşmeler ya da kuryeler aracılığıyla haberleştiğini belirtti.

ABD’DEN ÇİNLİ ŞİRKETLERE İRAN YAPTIRIMI GELDİ
ABD, İran’ın füze ve insansız hava aracı programına destek sağladıkları gerekçesiyle Çin ve Hong Kong merkezli kişi ve şirketlere yeni yaptırımlar uyguladı. Belarus ve Birleşik Arap Emirlikleri merkezli bazı şirketler de yaptırım listesine eklendi. ABD yaptırımları, İran ordusunun dron ve füze üretiminde kullandığı malzeme tedarik zincirini hedef alarak, Tahran’ın bunlara ulaşmasını zorlaştırmayı hedefliyor. ABD bu ay başında İran petrolü satın alan Çin rafinerilerine de yaptırım uygulamış, Pekin yönetimi şirketlere “dikkate almayın” talimatı vermişti.