ABD savaş gemisi vuruldu! CENTCOM güçleri Hürmüz'ü geçti: 'İlk atışlar yapıldı!'

İran basını, Hürmüz Boğazı'na girme girişiminde bulunan ABD'ye ait bir savaş gemisinin vurulduğunu duyurdu. ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı (CENTCOM), 2 füze destroyerinin Hürmüz Boğazı'nı geçerek Özgürlük Projesi'ne destek vermek için operasyonlara başladığını bildirdi. İranlı bir yetkili, ordunun Hürmüz'de her türlü senaryoya hazırlıklı olduğunu ifade ederek, "ilk atışların yapıldığını" kaydetti.

Trump: İran için olabilecek en iyi şey, bizim ateşkesi yürürlükte tutmamızdır
01:08
ABD Başkanı Donald Trump, ABC News'e telefon üzerinden verdiği kısa röportajda, İran savaşındaki güncel gelişmelere ilişkin açıklamalarda bulundu. İran'ın Hürmüz Boğazı'nda ticari gemiler ve Amerikan savaş gemilerine saldırısına değinen Trump, "Yoğun bir ateş açılmadı" ifadelerini kullandı.
Ateşkesin ihlal edilip edilmediği sorusu üzerine Trump, "Size açıklama yaparız. Gemiler hareket ediyor. Dün gece çok fazla gemi, büyük gemiler hareket etti ve ateş açılmadı. Sanırım son zamanlarda biraz oldu. Bunu inceliyorum" dedi.
Trump, İran'ın ateşkesin yürürlükte kalmasını umması gerektiğini söyledi. Trump, "Onlar için olabilecek en iyi şey, bizim ateşkesi yürürlükte tutmamızdır" dedi.
Hürmüz Boğazı'ndaki çatışmaya ilişkin olarak Trump, "Bunu yeni duyduk ve inceleyeceğiz. Olması gereken şey, Güney Kore'nin devreye girmesi. Vurulan bir Güney Kore gemisiydi. Bence eğer bir geminiz vuruluyorsa, hemen birilerini göndermelisiniz" ifadelerini kullandı.
Birleşik Arap Emirlikleri'ne yönelik saldırılar hakkındaki soru üzerine Trump, bu ülkeyi hedef alan füze ve insansız hava araçlarının "büyük ölçüde düşürüldüğünü" söyledi. Trump, "Bir tanesi geçti. Büyük bir hasar yok" ifadelerini kullandı.
Gelişmelerin savaşın sona erme ihtimali açısından ne anlama geldiği sorusuna Trump, "Durumu kontrol altında tutuyoruz. Bir şekilde kazanırız" cevabını verdi.

BAE: İran, Fuceyra'da petrol tesisi vurdu
18:23
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE), İran'dan insansız hava aracıyla (İHA) düzenlenen saldırı sonucu Fuceyra bölgesindeki petrol sanayi bölgesinde yangın çıktığını bildirdi.
Fuceyra Medya Ofisi tarafından yapılan açıklamada, Fuceyra Petrol Sanayi Bölgesi'nin İran kaynaklı İHA saldırısıyla hedef alındığı belirtildi.
Söz konusu saldırı sonucu Fuceyra Petrol Sanayi Bölgesi'nde yangın çıktığı aktarılan açıklamada, "genişleyen yangının" kontrol altına alınması için sivil savunma ekiplerinin müdahalede bulunduğu kaydedildi.
BAE Savunma Bakanlığı, "İran'dan ülkeye yaklaşan 4 seyir füzesi tespit edildi. Bunlardan 3'ü ülkenin kara suları üzerinde başarıyla önlendi, bir tanesi ise denize düştü." açıklamasını yapmıştı.
İçişleri Bakanlığı da kısa süre önce, ülkeye yönelik muhtemel füze tehditlerine karşı cep telefonlarına uyarı mesajları göndermişti.

TRUMP'TAN DİKKAT ÇEKEN PAYLAŞIM
17.40
ABD Başkanı Donald Trump, ABD Donanması, Hava Kuvvetleri ve füze savunma sisteminin "yüzde 100 faal" olduğunu vurgulayan bir paylaşım yaptı.
Trump'ın paylaştığı görselde, İran'a ait deniz, hava ve hava savunma yeteneklerinin "yok edildiği" belirtildi ve İran'ın öldürülen dini lideri Ali Hamaney'in görüntüsünün üzerinde kırmızı çarpı işareti ve "ölü" ifadesi yer aldı.

İRAN: ABD'NİN YANITINI ALDIK, İNCELİYORUZ
17.10
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, haftalık basın toplantısında önemli açıklamalarda bulundu.
İran'ın Pakistan arabuluculuğuyla ABD'ye ilettiği teklif ve Washington'dan gelen yanıta değinen Bekayi, "Görüşmeler Pakistanlı arabulucu üzerinden şeffaf bir şekilde sürdürülüyor. ABD'nin yanıtını aldık ve şu anda inceliyoruz. Görüşlerimizi, bir sonuca vardığımızda Pakistanlı arabulucu aracılığıyla açıklayacağız" ifadelerini kullandı.
Hürmüz Boğazı'ndaki yeni bir düzene ilişkin tartışmalara da değinen Bekayi, "Ülkedeki tüm karar alıcı ve karar verici kurumlarla istişare halindeyiz. İran deniz alanları yasası, ülkenin dış askeri tehdit veya saldırıyla karşı karşıya olduğu durumlarda ulusal güvenliği korumak için gerekli tedbirlerin alınmasına imkan tanımaktadır" dedi.
Bekayi, "Biz Deniz Hukuku Sözleşmesi'ne taraf değiliz, ancak uluslararası teamül hukuku gereğince tehdit veya saldırı durumlarında gerekli önlemleri alma hakkına sahibiz. Hem iç hukuk hem de uluslararası hukuk, Hürmüz Boğazı'ndan gemilerin güvenli geçişini sağlamak için mekanizma oluşturulmasına imkan tanımaktadır. Bu boğazdaki güvenlik, bizim için herkesten daha fazla önem taşımaktadır" ifadelerini kullandı.
"İSRAİL'İ RESMİYETTE TANIMIYORUZ"
ABD ile İran arasında varılan ateşkesin kapsamına ve İsrail'in bu süreçteki rolüne değinen Bekayi, "Ateşkes anlaşması İran ile ABD arasındaydı. ABD'nin resmi açıklamalarına bakıldığında, bu savaşa İsrail adına dahil olduğunu açıkça dile getirdiği görülüyor. Elbette çok sayıda çelişkili açıklama var, ancak şu net. ABD, 12 gün süren savaşta bu rejime çatışmanın başlaması için yeşil ışık yaktı, ardından da sürece bizzat dahil oldu. Son saldırıda da birlikte hareket ettiler. Eğer İran ile ABD arasında ateşkesin sona erdirilmesine dair bir anlaşma yapılırsa, bu durum İsrail'i de kapsamalıdır. İsrail'e ilişkin politikamız değişmedi ve hala resmiyette tanımıyoruz" dedi.

HİZBULLAH LİDERİ KASIM: DİPLOMASİYİ DESTEKLİYORUZ
16.36
Hizbullah Genel Sekreteri Naim Kasım, bölgede tehlikeli bir süreçten geçildiğini dile getirdi ve İsrail'in saldırılarının ABD desteğiyle sürdüğünü ifade etti.
"Lübnan'da ateşkes yoktur aksine devam eden bir İsrail-Amerikan saldırganlığı var. Sivillerin, köylerin ve beldelerin hedef alınmasını, yıkımı ve çocukların, kadınların, erkeklerin ve yaşlıların öldürülmesini kınamaya yetecek söz yok. Sabrediyoruz ve direniyoruz." değerlendirmesinde bulunan Kasım, Lübnan'ın saldırıya uğrayan taraf olduğunu ve güvenliği ile egemenliği için güvenceye ihtiyaç duyduğunu vurguladı.
İsrail'in, kuzeydeki yerleşimlerinin güvenliğini sağlama iddiasına değinen Kasım, Lübnan'ın 27 Kasım 2024 tarihli ateşkes anlaşmasını uzun süre uyguladığını ancak İsrail'in anlaşmayı binlerce kez ihlal ettiğine dikkati çekti.
"Toprakların geri alınması ve özgürleştirilmesinin" temel hedef olduğunu belirten Kasım, bunun "direniş gücü ve iç birlik" ile sağlanabileceğini kaydetti.
Kasım, mevcut aşamanın aşılmasında "direnişin sürmesi, iç uzlaşı, İran ile ABD arasında olası bir anlaşmadan faydalanılması ve uluslararası baskı unsurlarının devreye girmesinin" etkili olacağını ifade etti.
Çözümün "teslimiyet olmayacağını" vurgulayan Kasım, Lübnan'ın zayıflatılmasına yol açacak herhangi bir siyasi ya da askeri düzenlemeyi kabul etmeyeceklerini vurguladı.
İsrail'in Lübnan'a ateşkese rağmen devam eden saldırılarını durduracak diplomasiyi desteklediklerini belirten Kasım, şunları kaydetti:
"Deniz anlaşması ve ateşkes anlaşmasında sonuçlar veren, Lübnan'ın kapasitesini koruyan 'dolaylı müzakere' diplomasisinden yanayız. Doğrudan müzakere ise karşılıksız bir tavizdir, faydasızdır, saldırılar sürerken görüntü ve poz üzerinden zafer resmi çizmek isteyen (İsrail Başbakanı Binyamin) Netanyahu'ya hizmet eder ve ara seçimler öncesinde (ABD Başkanı Donald) Trump'a da hizmet eder."

İRAN: ABD DONANMASINI UYARDIK
16.17
İran ordusu, Umman Denizi'nde radarlarını kapatarak Hürmüz Boğazı'na yaklaşmaya çalışan ABD donanmalarına uyarıda bulunduklarını açıkladı.
Yapılan açıklamada, "ABD gemileri yakınlarına seyir füzeleri ve insansız hava araçlarıyla uyarı atışları yaptık. Ancak gemiler uyarılımızı dikkate almadı. Hürmüz Boğazı'ndaki tehlikeli eylemlerin sorumluluğu ve sonuçları düşmana aittir."

TRUMP: GEMİLERİMİZ 'BAŞARIYLA' GEÇTİ
15:32
ABD Başkanı Donald Trump, ABD bayraklı iki ticari geminin Hürmüz Boğazı'ndan "başarıyla" geçtiğini duyurdu.
İRAN: DÜŞMANLA NÜKLEER PAZARLIĞI YAPMIYORUZ
İran Meclis Ulusal Güvenlik Komisyonu sözcüsü İbrahim Rezaei, İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi'nin şu anda nükleer alanda "düşmanla" müzakere etmediğini ve her senaryoya hazır olduklarını söylediğini aktardı.
Erakçi, Lübnan'da ateşkesin gerekliliğini de vurguladığını sözlerine ekledi.

CENTCOM, 2 GEMİNİN HÜRMÜZ'DEN GEÇTİĞİNİ AÇIKLADI
15.22
CENTCOM, 2 geminin boğazdan geçişine yardım ettiğini bildirdi. CENTCOM'un açıklamasında, ABD Donanması'na ait güdümlü füze destroyerlerinin, Özgürlük Projesi'ni desteklemek amacıyla Hürmüz Boğazı'ndan geçtikten sonra Arap Körfezi'nde faaliyet göstermeye başladığı kaydedildi.
X hesabından paylaşılan açıklamada, "Amerikan kuvvetleri, ticari gemilerin geçişini yeniden sağlamaya yönelik çabalara aktif olarak destek veriyor. İlk adım olarak, ABD bayraklı 2 ticari gemi Hürmüz Boğazı'ndan başarıyla geçti ve yolculuklarına güvenli bir şekilde devam ediyor." ifadelerine yer verildi.

İRAN BASINI: ABD GEMİSİ VURULDU
13.08
Fars Haber Ajansı'nın “yerel haber kaynaklarına” dayandırdığı haberinde, iki füzenin ABD Donanması’na ait bir fırkateyne isabet ettiği belirtildi.
Hürmüz Boğazı yakınlarında meydana geldiği aktarılan olaya ilişkin, "trafik ve gemi güvenliğini ihlal ederek Hürmüz Boğazı'ndan geçme niyetiyle yola çıkan bu fırkateyn, İslam Cumhuriyeti Donanması'nın uyarısını dikkate almadığı için füze saldırısına hedef oldu." ifadeleri kullanıldı.
Fars Haber Ajansı'nda yer alan haberde, saldırının ardından geminin bölgedeki hareket kabiliyetini kaybettiği öne sürülürken şöyle denildi:
"Füzelerin isabet etmesi sonucunda Amerikan fırkateyni rotasına devam edemedi ve geri çekilerek bölgeden kaçmak zorunda kaldı.

DEVRİM MUHAFIZLARI GERİ ADIM ATMIYOR
12.38
Fars Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre, İran Devrim Muhafızları Ordusu Sözcüsü ve Halkla İlişkilerden Sorumlu Yardımcısı Hüseyin Muhibbi, Hürmüz Boğazı'nda kuralları ihlal eden gemilerin güç kullanılarak durdurulacağını belirtti.
Muhibbi, boğazdaki uygulamalarda herhangi bir değişiklik olmadığını belirterek, Devrim Muhafızları Deniz Kuvvetleri tarafından belirlenen transit protokollerine uygun hareket ederek koordinasyon içinde belirlenen güzergahı izleyen sivil ve ticari gemilerin güvenliğinin sağlanacağını ifade etti.

İSRAİL, LÜBNAN'A HAVA SALDIRILARI BAŞLATTI
10.14
İsrail ordusu, ateşkese rağmen Lübnan'ın güneyine hava saldırıları başlattığını duyurdu. İsrail ordusundan yapılan açıklamada, saldırıların Lübnan'ın güneyindeki Hizbullah altyapısını hedef aldığı öne sürüldü.
Lübnan basınında yer alan haberlere göre, Beraşit, Şehhur ve Tulin bedenleri hedef alındı.
Adraee'nın saldırı tehdidinde bulunduğu beldeler, Lübnan'ın güneyinde İsrail işgali altındaki alanların dışında yer alıyor.

UKMTO HÜRMÜZ'DEKİ GÜVENLİK TEHDİDİNE DİKKAT ÇEKTİ
09.52
Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları (UKMTO), devam eden askeri operasyonlar nedeniyle Hürmüz Boğazı'ndaki deniz güvenliğine yönelik tehdidin kritik seviyede olduğunu belirtti. UKMTO, bölgedeki ticari gemilerin olası risklere karşı tedbirli olmaları gerektiğini vurguladı.
UKMTO tarafından yapılan açıklamada, denizcilere VHF 16. kanal üzerinden Ummanlı yetkililerle koordinasyon kurmaları tavsiye edildi. Ayrıca gemilerin, ABD'nin gelişmiş güvenlik alanı oluşturduğu Umman karasuları üzerinden rota belirlemeyi düşünmeleri gerektiği ifade edildi.

HÜRMÜZ'DE BİR TANKER SALDIRIYA UĞRADI
09.20
Birleşik Krallık Deniz Ticaret Operasyonları Ajansı (UKMTO), Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki (BAE) Fucayra şehri açıklarında seyreden bir tankerin saldırıya uğradığını duyurdu.
UKMTO’dan yapılan açıklamada Fucayra şehrinin yaklaşık 144 kilometre kuzeyinde seyreden bir tankerin bilinmeyen bir cisimle vurulduğu belirtilerek, "Tüm mürettebat güvende ve çevresel etki bildirilmedi" denildi.

İRAN ORDUSUNDAN ABD DONANMASI'NA SALDIRI TEHDİDİ
09.13
ABD'nin Hürmüz Boğazı'nda mahsur kalan gemilerin çıkışına destek vereceğini duyurmasının ardından, İran ordusu bölgeye yaklaşması halinde ABD Donanması'nı hedef alacağını bildirdi.
Hatem el-Enbiya Karargâhı tarafından yapılan açıklamada, Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin tamamen İran güçlerinin kontrolünde olduğunu belirtti. Açıklamada, “Hürmüz Boğazı’nın güvenliğinin güçlerimiz tarafından denetlendiğini ve boğazdan yapılacak her türlü geçişin her koşulda bizimle koordineli olarak gerçekleştirilmesi gerektiğini teyit ettik” denildi.
Açıklamada özellikle ABD hedef alınarak sert ifadeler kullanıldı. “Herhangi bir yabancı gücün, özellikle de ABD ordusunun, Hürmüz Boğazı’na yaklaşması durumunda saldırıya uğrayacağı konusunda uyarıyoruz” ifadeleri dikkat çekti.
İran, ticari gemi ve petrol tankerlerine de çağrıda bulundu. Açıklamada, “Ticari gemiler ve petrol tankerleri, güvenliklerinin sağlanması için bizimle koordinasyon kurmadan geçiş yapmaktan kaçınmalıdır” denildi.
İran, olası bir ABD hamlesinin bölgedeki dengeleri daha da bozacağı uyarısında bulundu. Açıklamada, “Amerika’nın herhangi bir saldırgan eylemi, statükoyu istikrarsızlaştıracak ve gemilerin güvenliğini tehlikeye atacaktır” ifadeleri yer aldı.

ABD’nin desteğiyle İran ve Lübnan’a yönelik ağır saldırılar başlatan, bunun karşılığında iki ülkeden gelen yoğun misilleme saldırılarına tam anlamıyla karşı koyamayan İsrail’de “hava savunma kapasitesi” tartışması başladı. “Demir Kubbe”, “Davut Sapanı”nın yanı sıra “Arrow 3” hava savunma sistemlerine sahip olan İsrail’in, özellikle uzun menzilli saldırıları bertaraf etmek için kullandığı Arrow 3 füzelerinde stok sorunu yaşadığı, bunun için de acil toplantılar yapıldığı haber veriliyor.

İsrail’in, İran’a yönelik saldırıları sonrasında Tahran yönetiminin misillemeleriyle karşı karşıya kalınması, can kayıpları yaşanması, savunma sistemleriyle övünen ülkede hava savunma kapasitesine ilişkin endişeleri artırdı. Basına yansıyan bilgilere göre, özellikle uzun menzilli tehditlere karşı kullanılan Arrow 3 füzelerinin stoklarına ilişkin soru işaretleri artarken, İsrail parlamentosundaki Dışişleri ve Savunma Komitesi, “yetersiz stok” iddiaları üzerine acil toplantı kararı aldı.

BÜTÇE DE SORGULANIYOR
İsrail basınına göre, söz konusu komite üyelerinin üçte birinden fazlası, “savunma sistemlerinin başarısızlığı” ve “iç cephenin ihmal edilmesi” başlıklarının görüşülmesini talep eden bir mektup imzaladı ve toplantı çağrısı yaptı. Komite üyelerinin mektubunda, hükümetin hava savunma bütçesine yönelik politikası da eleştirilirken, İran’ın gerçekleştirdiği iki büyük balistik füze saldırısına rağmen Arrow 3 üretim kapasitesinin aylar boyunca artırılmadığı iddialarına vurgu yapıldı. Komite üyeleri ayrıca, iddialara ilişkin bilgi vermeleri için Savunma Bakanı Israel Katz ile Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’in komisyona çağrılmasını talep etti. ABD-İsrail ortak üretimi olan Arrow 3 sistemi, İsrail’in uzun menzilli hava savunma unsurları arasında yer alırken, sistem, balistik füze tehditlerini atmosfer dışındayken imha etmek üzere tasarlanmıştı. Ancak sistemin, İran’ın yoğun misilleme saldırılarında yetersiz kalması, tartışma yarattı.

ALMANYA’YA SATIŞ
Bununla birlikte geçtiğimiz günlerde, İsrail’in saldırıya uğradığı sırada Almanya’ya Arrow hava savunma füzeleri teslimatını sürdürmesi de tartışma konusu oldu. Nitekim bunun, İsrail’de sivil can kayıplarına yol açıp açmadığı konusu konuşuluyor.
“Jerusalem Post” gazetesi, İsrail’in füze savunma sistemlerindeki eksikliğine rağmen, iki ülke arasındaki anlaşma uyarınca, savaşın ortasında Berlin’e Arrow füzeleri göndermeye devam ettiğini yazmıştı. Bunun üzerine bazı yorumcular da, hükümeti, İsrail Savunma Kuvvetleri’nin (IDF) belirli saldırılara karşı Arrow füze sistemini kullanmaması nedeniyle en az 5 kişinin ölümüne, yüzlerce kişinin yaralanmasına izin vermekle suçlamıştı. Nitekim IDF’nin, füze yetersizliği yüzünden Arrow yerine “David’in Sapanı” sisteminin güncellenmiş versiyonunu kullanmak zorunda kaldığı, bu sistemin de İran füzelerini “ıskaladığı” belirtilmişti.

LAZER SİSTEMİ VERİMLİ OLAMADI
İsrail’in, Arrow füze savunma sistemine göre daha ucuz ve verimli olacağını söyleyerek tanıttığı lazer teknolojili “Demir Işın” sistemi de, bir başka tartışma konusu. Nitekim, 2025 yılının sonlarında teslim edileceği ve 2026’da tam anlamıyla operasyonel olacağı belirtilen bu sistemin de, İran savaşı sırasında kullanıma alındığı ancak özellikle Hizbullah’ın İHA saldırılarına yeterli cevap veremediği konuşuluyor.

Nitekim İsrail Hava Kuvvetleri, yakın zamanda Birleşik Arap Emirlikleri’ne de gönderildiği duyurulan “Demir Işın” sisteminin, bu yıl İran’la olan savaşta “daha az kullanıldığını”, çünkü sistemin yeterince etkili olabilmesi için 14 bataryaya ihtiyaç duyduğunu belirtti. Uzmanlar, bu sistemin maliyet sorunları nedeniyle yeterince üretilemediğini öne sürerken, bazı kesimler de, sistemin henüz tam olgunlaşmadan sahaya sürüldüğünü iddia ediyor.