Altın, borsa ve petrolde yön tamamen değişti! 107 gün sonra piyasalarda bayram havası
ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a başlattığı saldırının üzerinden tam 107 gün geçti. Çatışmayı sona erdirecek anlaşmanın sağlanmasıyla tüm piyasalar derin bir nefes aldı. Borsa İstanbul güne yüzde 3 artışla 14 bin 359 puandan başladı. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) savaş öncesine geriledi. Altın yüzde 3 prim yaptı. Petrol 82 dolara düştü.

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a başlattığı saldırının üzerinden tam 107 gün geçti. Çatışmayı sona erdirecek anlaşmanın sağlanmasıyla tüm piyasalar derin bir nefes aldı. Borsa İstanbul güne yüzde 3 artışla 14 bin 359 puandan başladı. Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi (CDS) savaş öncesine geriledi. Altın yüzde 3 prim yaptı. Petrol 82 dolara düştü.

ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta İran’a saldırısının ardından piyasalar hop oturup, hop kalktı. ABD Başkanı Donald Trump’ın açıklamaları ise yatırımcıların kafasını her seferinde karıştırdı. ‘Ateşkes’ dediği noktada füzeler havada uçuştu. ‘İran’ı taş devrine çevireceğim’ açıklaması yaptıktan sonra ‘İran anlaşma yapmak itiyor’ açıklamaları yaptı. Bu açıklamalar piyasalarda ‘manipülasyon’ olarak da değerlendirildi. Kısa süreceği öngörülen çatışmanın üzerinden tam 107 gün geçti. Bu dönemde dünya piyasalarında fırtınalar koptu.

Hava saldırılarının ardından İran’ın hiç beklenmedik şekilde Hürmüz Boğazı’nı kapatması piyasalara adeta benzin döktü. Bu hamleyle birlikte Brent petrol 110 doların üzerine çıktı. Şubat ortasında yani İran’a hava saldırısı başlamadan önce brent petrolün varil fiyatı 68 dolar seviyelerindeydi. Yani çatışma döneminde petrol fiyatlarının yüzde 60’a yakın arttığı dönemler oldu. Ancak İran ile ABD’nin anlaşma sağlamasıyla birlikte dün brent petrol 82 dolara kadar geriledi. Petrolde savaş öncesi seviyelerin yakalanması zaman alacak.

Çatışmalar devam ederken petrol kuyularında üretim durdu, kuyuların basıncı azaldı, borularda kurum birikti, rafineriler vuruldu. Dolayısıyla petrolün savaş öncesi seviyelere dönmesinin 5-6 ay sürebileceği öngörülüyor. Petrol fiyatlarının yüksek kaldığı dönemde maliyetler arttığından enflasyon baskısı yaratmış, bu da merkez bankalarının faiz indirimlerini ötelemesine neden olmuştu. Bu yüzden özellikle belirsizlik ortamında artması beklenen altın son 3 ayda yüzde 20’ye yakın değer kaybetmişti. Ancak barış adımlarıyla altında ibre yukarı döndü.

Petrol, gübre gibi hammadde maliyetlerinin önümüzdeki günlerde düşecek olması enflasyonist baskıyı azaltacak. Dolayısıyla bu durum özellikle ABD Merkez Bankası Fed’in faiz indirmesine yardımcı olacak. Bu da doların değer kaybetmesi anlamına geliyor. Yani düşen faiz ve dolar, altın fiyatlarının yükselişine destek oluyor.
Bu beklentiyle altının ons (31.1 gram) fiyatı dün yüzde 3.3 prim yaptı. 4 bin 368 doları test eden altının ons fiyatı geçen hafta 4 bin dolar sınırına kadar gevşemişti. Gram ise dün 6 bin 500 lira sınırını aştı. Barış havası altını desteklese de temkinli olmakta fayda var. Çünkü altının grafiği düşüş trendine işaret ediyor. Uzmanlar bu noktada dikkatli olunmasını öneriyor.

Savaş ortamı belirsizliği artırmıştı. Ayrıca eşel mobil sistemine rağmen enerji maliyetlerindeki artış şirketlerin gider kaleminde önemli bir yer tutmaya başlamıştı. Bir başka deyişle borsada işlem gören şirketlerin kârlılığı üzerinde baskı oluşmuştu. Bu borsanın yukarı yönlü hareketini kısıtlamıştı. Borsa tüm bu olumsuzluklara rağmen yine iyi dayandı. 14 bin puanı adeta kendine mevzi olarak belirledi.
Dün barış haberleriyle Borsa İstanbul yüzde 3 artıda güne başladı. Daha sonra bankalara gelen alımlarla Bist 100 endeksi yüzde 3.6’nın üzerinde prim yaptı ve günü 14 bin 446 puandan kapadı. Şirketlerin yüzde 90’ından fazlası günü artıda kapadı. Faiz indirimlerinin başlaması ve ek bir olumsuzluğun yaşanmaması halinde borsadaki bu yükseliş trendinin 16 bin 500’e kadar sürmesi öngörülüyor.

Türkiye’nin 5 yıllık kredi risk primi yani CDS, 223 baz puana kadar inerek 23 Şubat’tan itibaren en düşük seviyesine geriledi. Yatırımcılar belirli bir borcun ödenmeme riskine karşı sigorta niteliğindeki bu primi dikkate alıyor. Türkiye ve Türk şirketleri borçlanırken faiz maliyetine CDS de dahil ediliyor. Dolayısıyla CDS’in düşmesi borçlanma maliyetlerinin de azalması anlamına geliyor.


