Astım hastalarında gizli tehlike! Araştırmalarla kanıtlandı: 3 farklı hastalığı daha tetikliyor, bunlara dikkat!

Bilim insanları, standart antiinflamatuar ilaçlara rağmen kontrol altına alınamayan şiddetli astım hastalarının, aslında çok daha karmaşık bir sağlık tablosuyla mücadele ettiğini belirledi. Yapılan geniş çaplı araştırmaya göre, kronik nefes darlığı yaşayan kişilerin neredeyse tamamı 3 farklı kronik rahatsızlıkla daha boğuşuyor. Uzmanlar, tedavi sürecini zorlaştıran bu gizli hastalık kalıpları çözüldükçe, hastaya özel çok daha başarılı tedavi yöntemlerinin geliştirilebileceğini vurguluyor.

Solunum yollarında ileri derece hasar ve tıkanıklık bulunan bireylerin büyük bir kısmının, kemik erimesinden (osteoporoz) egzamaya, kronik sinüzitten burun poliplerine kadar pek çok farklı sistemik rahatsızlıkla eş zamanlı mücadele ettiği bilimsel olarak kanıtlandı. İstatistiksel verilere göre astım teşhisi konulmuş her 10 kişiden biri şiddetli öksürük nöbetleri, hırıltılı solunum, göğüste baskı hissi ve nefes darlığı gibi ağır semptomlarla yaşıyor. Üstelik bu belirtiler, kortikosteroid içerikli güçlü iltihap sökücü ilaçların düzenli kullanımına rağmen tamamen ortadan kaldırılamıyor.

The Lancet Regional Health Europe adlı prestijli tıp dergisinde sonuçları paylaşılan araştırma, Avrupa Solunum Derneği Klinik Araştırma İşbirliği bünyesindeki uzmanlar tarafından gerçekleştirildi. Bilim insanları, kontrolü zor olan astım vakalarındaki biyolojik kalıpların ve uzun süreli rahatsızlık zincirlerinin doğru analiz edilmesinin, hastaların hayatını kökten değiştirecek yeni nesil tedavi protokollerine zemin hazırlayacağını ifade ediyor.

2 BİN 700 HASTA İNCELENDİ: KİMSE SADECE ASTIM DEĞİL!
11 farklı Avrupa ülkesinde yaşamını sürdüren 2 bin 700 ağır astım hastasının sağlık verilerini masaya yatıran uzmanlar, çarpıcı bir tabloyla karşılaştı. İncelenen vakaların hemen hemen hepsinde astıma eşlik eden en az bir majör sağlık problemi saptandı. Hatta hastaların çok büyük bir bölümünün, üç veya daha fazla kronik rahatsızlığı aynı anda taşıdığı belirlendi.

Elde edilen veriler doğrultusunda araştırmacılar, hastalar arasında sürekli tekrarlayan ve birbiriyle bağlantılı olan 3 temel semptom profili çıkardı:
- STEROİD KAYNAKLI KEMİK ERİMESİ VE OBEZİTE: Ağır astım tedavisinde kullanılan steroidlerin yol açtığı kontrolsüz kilo alımıyla birlikte, bu hasta grubunda çok yüksek oranda osteoporoz (kemik erimesi) vakası rapor edildi.
- KRONİK SİNÜZİT VE DOKUSAL OLUŞUMLAR: Hastaların önemli bir kısmında saman nezlesi (rinit) ve egzama gibi alerjik reaksiyonların yanı sıra, nefes yollarını tıkayan burun polipleri ile seyreden kronik sinüzit şikayetleri görüldü.
- KİŞİSELLEŞTİRİLMİŞ BAKIM İHTİYACI: Vakaların atak sıklığı, hastalığın kontrol seviyesi ve ihtiyaç duyulan ilaç dozajlarının bu profillerle doğrudan bağlantılı olduğu anlaşıldı.

"AĞIZDAN ALINAN STEROİD BAĞIMLILIĞINA SON VERİLMELİ"
Çalışmanın yürütücülerinden Southampton Üniversitesi Solunum Tıbbı Profesörü Ramesh Kurukulaaratchy, keşfettikleri bu sağlık kalıplarının hastanın genel klinik gidişatı ve ilaç gereksinimleriyle doğrudan korelasyon gösterdiğini belirtti. Tıp uzmanları, bu yeni bulguların ışığında çok daha efektif ve tamamen bireyin biyolojik yapısına odaklanan "kişiye özel astım tedavileri" çağrısında bulundu.

Özellikle obezite konusuna ayrı bir parantez açan bilim insanları, aşırı kilo artışının doğrudan doğruya kortizonlu ilaç tedavilerinin bir yan etkisi olduğunu savunuyor. Eş zamanlı olarak ortaya çıkan pek çok ciddi sistemik rahatsızlığın kökeninde steroid kullanımı yattığı için uzmanlar, şiddetli astım yönetiminde oral yani ağız yoluyla alınan steroid bağımlılığının tamamen ortadan kaldırılması gerektiği yönünde ortak bir klinik görüş bildiriyor.