Ayıla bayıla yiyoruz ama ömürden 10 yıl çalıyor! Kanser diyetisyeni açıkladı: Ağzınıza bile sürmeyin, 13 farklı kansere yakalanma riskini artırıyor!

Washington merkezli onkoloji diyetisyeni ve yazar Nichole Andrews, kansere yakalanma riskini veya kanserin metastaz yapma riskini artırabilen yiyecekler konusunda önemli uyarılarda bulundu. Uzman isme göre uzak durulması gereken bir besin var ki, tam 13 farklı kanserin de tetikleyicisi. İşte o besin...

Andrews, Haziran ayında 2,9 milyon izlenme sayısına ulaşan sosyal medya paylaşımında alkol, sucuk, işlenmiş etler, şekerli içecekler, hot dog, şeker, aşırı kırmızı et, şekerli ve büyük boy kahve içecekleri, beyaz tahıllar ve bitki bazlı sütlerden uzak durulmasını önerdi. Bu besinlerin kolon kanseri başta olmak üzere pek çok kanser türünü tetiklediğini dile getiren Andrews, kendi alternatif besinlerini de sıraladı.
İşte uzak durulması gereken o besinler ve nedenleri...

ALKOL
Andrews, tüm vücudunu iyileştirmenin en iyi yolunun alkol tüketiminden kaçınmak olduğunu paylaştı, "Hiç alkol tüketmiyorum. Kırmızı şarap dahil her türlü alkol, altı farklı kansere yakalanma riskinizi artıracaktır ."
Araştırmalara göre alkol ağız ve boğaz, gırtlak, yemek borusu, kolon ve rektum, karaciğer ve meme kanseri riskini artırıyor. Peki, neden?
Vücudumuz alkolü sindirmek yerine asetaldehit adı verilen bir kimyasala dönüştürüyor, bu da DNA'ya zarar verebiliyor ve vücudun kendini onarmasını önleyebiliyor. Ne kadar çok içerseniz, risk o kadar aratacaktır.
Andrews, daha önce gerçekleştirdiği bir sosyal medya paylaşımında kanser riskini azaltmak için atabileceğiniz ilk ve en iyi adımın alkolü tamamen kesmek olduğunu söylemişti.

PEPPERONI (SUCUK)
Andrews'a göre bu besin için ayrı bir parantez açılması gerekiyor. İşlenmiş etlerin zararlarına da değinen uzman isim özellikle son derece lezzetli gibi görünen ama kalp ve damar sağlığımızı riske eden sucuğun zararlarına dikkat çekiyor.

TÜM İŞLENMİŞ ETLER VE HOT DOG (SOSİSLİ SANDVİÇ)
Andrews, "İşlenmiş etler, herhangi bir tüketimde kolorektal kanser riskini artırır." diyor.
"İster pepperoni olsun... ister önceden pişirilmiş etler," diye devam etti. "Bunların herhangi bir tüketimi kanser riskinizi artıracaktır."
Andrews, özellikle şarküteri ürünleri ve sosisli sandviçlerden uzak durduğunu, bunun yerine çiğ sosis ve tam buğday ekmeğiyle kendi sağlıklı versiyonunu yapmayı tercih ettiğini söyledi.

Onun tavsiyesi uzmanlar tarafından da destekleniyor.
Dünya Sağlık Örgütü, 2015 yılında işlenmiş eti kanserojen olarak sınıflandırmış ve "işlenmiş et tüketiminin kolorektal kansere yol açtığına dair epidemiyolojik çalışmalardan yeterli kanıt bulunduğunu" belirtmişti.

ŞEKERLİ İÇECEKLER
Andrews, özellikle dışarıda yemek yerken gazlı içeceklerden uzak duruyor: "Dışarıda yemek yediğimde şekerli içecek sipariş etmiyorum."
Bunun yerine su veya şekersiz buzlu çay tercih eden kadın, restoranlarda sınırsız olarak doldurulan gazlı içeceklerin tonlarca ekstra kaloriye ve şekere eşit olduğunu açıklıyor.
Andrews, “Vücutta aşırı yağ dokusu 13 farklı kanser türüne yakalanma riskini artırıyor .” diyor.

The Post'un daha önceki bir yazısında belirttiği gibi, günde sadece bir şekerli içecek içen yaşlı kadınların karaciğer kanseri geliştirme ve kronik karaciğer hastalığından ölme riski "önemli ölçüde daha yüksek".
Diyet soda içenler de bundan muaf değil, zira bu içecekler genellikle aspartam ve Ace-K gibi yapay tatlandırıcılar içeriyor.
Geçtiğimiz yıllarda DSÖ'nün kanser araştırma birimi, aspartamı "insanlar için olası kanserojen" olarak sınıflandırmış ve sağlık riskleri konusunda çok daha fazla araştırma yapılması çağrısını gerçekleştirmişti.

AŞIRI KIRMIZI ET TÜKETİMİ
Uzman isme göre kırmızı et, kanser söz konusu olduğunda kırmızı bir bayrak.
Kırmızı etin ölçülü olarak tüketilmesinin faydalı olabileceğini de belirtiyor elbette. Ancak haftada 500 gramdan fazla kırmızı et tüketmenin kolorektal kanser riskini artırdığı belirtiliyor.
Besin değerleri açısından zengin olmasına rağmen, potansiyel olarak kanserojen kimyasalların üretimini kolaylaştırabilen içerikleri de bünyesinde bulunduran kırmızı etin fazlası son derece zararlı.
Andrews, "Genellikle haftada sadece bir porsiyon kırmızı et yiyorum veya hiç yemiyorum. Dışarıda yemek yediğimde veya evde yemek pişirdiğimde, yemeklerimi tavuk, hindi, balık, deniz ürünleri veya hatta soya gibi farklı bitkisel protein türleri etrafında şekillendiriyorum." diyor.

BÜYÜK BOY KAHVE İÇERİKLERİ
Kahvenin sayısız sağlık faydası bulunur; günde üç ila dört fincan kahve tüketmenin karaciğer kanseri ve alkole bağlı diğer karaciğer hastalıkları riskini azalttığı araştırmalarla da desteklenmektedir.
Son dönemlerde yapılan bir araştırmada, ılımlı kahve tüketiminin diyabet, felç ve kalp hastalığı kombinasyonunun (kardiyometabolik multimorbidite) gelişme riskini azaltabileceği keşfedildi.
Ancak, kahve fincanınız şeker bölgesine kaydığında bu faydalar tehlikeye girer. Frappuccino veya mocha hayranıysanız, Andrews birkaç önemli değişikliği tercih etmenizi öneriyor, "Yaz boyunca soğuk kahve veya karışık kahveyi severek tüketirim, ancak bunlar çok hızlı bir şekilde kalori alımına sebep olabilir."

EKSTRA ŞEKER
Andrews'a göre ekstra şeker seçenekleri de kanser sebepleri arasında. Uzman isim bu konuyu şekerli kahveler ile birleştirerek açıklıyor.
Şekerli bir kahve tüketmek istediğinde küçük boy bir içecek aldığını ve yarı şekerli sipariş ettiğini söyleyen uzman isim, bu sayede çoğumuzun bir günde tüketmesi gerekenden daha fazla şeker içeren özel kahve içeceklerinin şekerini ve kalorisini etkili bir şekilde yarıya indiriyor.

BEYAZ TAHILLAR
Tahıllara gelince, Andrews asla beyaz çeşidi tercih etmiyor. "Ben baştan sona tam tahıllı bir kızım. Tam tahıllar kolon ve meme kanseri riskinizi azaltmanıza yardımcı olacak ve daha az işlenmiş oldukları için size daha fazla lif ve besin sağlayacaklar."
Beyaz ekmekte bulunan beyaz tahılların kanser riskini artırdığı yönünde kesin bir bağlantı bulunmamakla birlikte, lif eksikliği nedeniyle genel olarak kötü bir tercih olduğunu belirtiyor.

BİTKİSEL SÜTLER
Andrews, alternatif sütlerin popülerliğine rağmen her zaman besin açısından zengin, tam yağlı süt ürünlerini tercih ettiğini söyledi . "Bitkisel sütleri kullanmıyorum... çünkü proteinleri çok düşük."
İnek sütündeki "inanılmaz" kalsiyumun kolorektal kanser riskini azalttığını da söyledi. Uzman isim laktoz intoleransı veya süt ürünlerine alerjisi olanları ise bu konuşmadan muaf tuttuğunu belirtti.
Yapılan araştırmalar ve farklı uzmanlar da bitki bazlı seçeneklerin her zaman hayvansal ürünlerle besin değeri açısından eşit olmadığı konusunda uyararak, bu tercihi destekliyor.

