Aynı sınıfta olmak bile yetiyor! Uzman isim anne babalara seslendi: Aşı olmak şart, son derece ölümcül!

Türkiye’de 2025 yılında Kocaeli ve çevre illerde artış yaşanan meningokok vakaları endişe yaratıyor. Saatler içinde ölümcül seyir alabilen bu hastalık, çoğu zaman sıradan bir soğuk algınlığı gibi başlayarak fark edilmeden ilerliyor. Uzmanlar, “erken tanı ve aşılamanın hayat kurtardığını” vurgularken, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hilal Kızıldağ, ebeveynleri ve gençleri uyarıyor: “Meningokok, en iyi tedavi koşullarında bile ölüm riski yüksek olan bir hastalık. Ancak önlenebilir!” Peki bu tehlikeli bakteri nasıl bulaşıyor, kimler risk altında ve hangi aşılar koruma sağlıyor? İşte Türkiye’de yeniden gündeme gelen meningokok hastalığına dair tüm kritik bilgiler…

Beyza Erdoğan - Posta.com.tr / Türkiye’de 2025 yılında bazı illerde meningokok vakalarında artış görülürken, Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı Dr. Hilal Kızıldağ, bu ölümcül hastalığa karşı erken tanı ve aşılama konusunda uyardı. Dr. Kızıldağ’a göre meningokokal hastalık, tüm dünyada çocuklar ve genç erişkinlerde en önemli hastalık hali ve ölüm nedenlerinden biri.

BAŞTA SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONU SANILIYOR!
Dr. Hilal Kızıldağ, meningokok enfeksiyonunun Neisseria meningitidis adlı bakteriden kaynaklandığını belirtti ve bu rahatsızlığı:
“Neisseria meningitidis’in neden olduğu meningokokal hastalık, tüm dünyada çocuk ve genç erişkinlerin en önemli hastalık hali ve ölüm nedenlerinden biridir. Bakteriyel menenjitin en sık rastlanan üç etkeninden biridir (diğerleri Haemophilus influenzae tip b ve Streptococcus pneumoniae’dir). Neisseria meningitidis yalnız insanda enfeksiyon etkenidir; insandan insana, doğrudan temasla veya solunum yollarından damlacıklarla bulaşır.” sözleri ile açıkladı.

Hastalığın genellikle ateşin eşlik ettiği hafif bir üst solunum yolu enfeksiyonu gibi başladığını belirten Kızıldağ, bu sürecin hızla ağırlaştığına dikkat çekti:
“Eğer ilk 24-48 saat içinde kliniğe başvurulduysa, bu dönemde hem muayene hem de laboratuvar bulguları ile diğer soğuk algınlığı enfeksiyonlarından ayrılamaz. Ancak saatler içinde hastada düşkünlük, solukluk, ciltte basmakla solmayan kırmızı-mor renk değişikliği gösteren döküntüler, bilinç değişikliği, solunum veya dolaşım bozuklukları gibi hayatı tehdit eden bulgular ortaya çıkar.

Mümkün olan en kısa sürede tedaviye başlamak önemlidir. Tedavide birkaç etkili antibiyotik kullanılır. Antibiyotik tedavisi hastalığın ağır seyretme ve ölüm riskini azaltabilir. Ancak buna rağmen vakaların %10-15’i ölür. Yaşayanların yaklaşık %11-19’unda organ kayıpları, sağırlık, sinir sistemi problemleri veya beyin hasarı gelişir.”

ÇOCUKLUKTA AŞILAMA HAYAT KURTARIYOR!
Dr. Hilal Kızıldağ, meningokokal hastalığın en sık 3 ay–1 yaş arasındaki bebeklerde ve 15–17 yaş arası gençlerde görüldüğünü belirtti ve “En iyi tedavi koşullarında bile mortalite (ölüm) %10-15 arasında değişmektedir. Yaşayanların yaklaşık %20’sinde işitme kaybı, nöbet geçirme, zeka geriliği ve uzuv kaybı gibi kalıcı sekeller gelişir.” dedi.
Hastalığın farklı serogruplarının bulunduğunu ise şu sözlerle hatırlattı:
“13 serogrubu vardır, bunlardan en çok 6 serotip hastalık yapar: A, B, C, Y, X ve W135. Meningokok hastalığının önlenmesindeki en etkili yol aşılanmadır. Meningokok hastalığına yol açan tüm serogruplara karşı koruyucu tek bir aşı bulunmamaktadır. Ülkemizde bu serogruplara karşı koruma sağlayan iki grup (ACYW ve B aşıları) meningokok aşısı ruhsatlıdır. Süt çocukluğu dönemi ve ergenlik dönemi aşılaması önerilmektedir.”

EN YÜKSEK RİSK BU GRUPLARDA!
Dr. Kızıldağ, meningokokal hastalık açısından en yüksek risk taşıyan grupları sorduğumuzda ise bu grupları tek tek sıraladı:
- 1 yaş altı bebekler
- 16–23 yaş arası genç erişkinler
- 65 yaş üzeri yetişkinler
- Bağışıklık sistemi zayıf olan bireyler (HIV enfeksiyonu, dalak yokluğu, kompleman eksiklikleri vb.)
- Askerler ve öğrenciler
- Toplu yaşam alanlarında kalanlar
- Hastalığın sık görüldüğü ülkelere seyahat edenler (özellikle Sahra altı Afrika ve Arap Yarımadası)

TÜRKİYE'DE DE VAKALAR GÖRÜLEBİLİYOR
Dr. Kızıldağ, Türkiye’de Neisseria meningitidis enfeksiyonlarının hem endemik hem de epidemik şekilde görülebildiğini belirtti ve “Türkiye’de N. meningitidis enfeksiyonları, epidemik veya sporadik vakalar olarak ortaya çıkabilmektedir. Son yıllarda yapılan bazı çalışmalarda serogrup W-135’in sıklıkla tespit edildiği bildirilmiş olup, bunun Hac ziyaretine giden hacılardan kaynaklandığı düşünülmektedir. Yapılan çalışmalarda ikinci sıklıkta serogrup B saptanmıştır. Son yıllarda serogrup B ön plandadır.” dedi.
Kızıldağ ayrıca, 2025 yılı itibarıyla Kocaeli başta olmak üzere bazı illerde vaka artışı gözlemlendiğini ifade etti.
“Meningokoksik hastalıktan korunmanın en etkili yöntemi aşılamadır. Ülkemizde iki tür meningokok aşısı da bulunmaktadır ancak aşılama seyahat ve asker aşılaması olarak uygulanmakta; çocukluk çağı aşı takviminde yer almamaktadır. Ücretli olarak yapılabilmektedir.” diyen uzman isim aşılanmanın önemini tekrar tekrar vurguladı.

BİRİNCİL ÖNLEM AŞI OLMAK
“Hastalığa karşı korunmanın en etkili yolu aşılamadır. Hastalığa yakalanmış kişiyle yakın temas eden kişiler için koruyucu antibiyotik tedavisi (kemoprofilaksi) uygulanması, ikincil vakaları önlemek açısından kritik rol oynar.” diyen Dr. Kızıldağ, yakın temaslıları şöyle tanımladı:
- Aynı evde yaşayanlar
- Aynı sınıfta, kreşte veya yurtta kalanlar
- Hasta ile ağız salgısı yoluyla temas edenler (öpüşme, ortak çatal-kaşık kullanımı vb.)
- Hastanın sekresyonlarına doğrudan maruz kalan sağlık çalışanları
“Meningokok enfeksiyonu çok hızlı ilerleyen, ölümcül ama önlenebilir bir hastalıktır. En etkili korunma yöntemi ise aşılama ve erken farkındalıktır.” diyen Dr. Kızıldağ, özellikle bebeklerin, gençlerin ve riskli grupların mutlaka aşılanması gerektiğini vurgulayarak sözlerini noktaladı.
