Ayrılık kararını vermek neden bu kadar zor? İşte sizi yıpratan gizli prangalar
Mutsuzluğun kapıyı çaldığı, huzurun çoktan terk ettiği bir ilişkide kalmak bazen sadece sevgiyle açıklanamaz. Görünmez prangaların ardındaki asıl gerçekleri bilmeden sizi yıpratan bir ilişkinin içerisinde duruyor olabilirsiniz. Veda etmenin bir savaş haline geldiğinin farkında olmak ve bunun nedenlerini bilmek, büyük bir önem taşıyor. İşte ayrılık kapısının bir türlü açılmamasının psikolojik nedenleri!

Mutsuzluğun kapıyı çaldığı, huzurun çoktan terk ettiği bir ilişkide kalmak bazen sadece sevgiyle açıklanamaz. Görünmez prangaların ardındaki asıl gerçekleri bilmeden sizi yıpratan bir ilişkinin içerisinde duruyor olabilirsiniz. Veda etmenin bir savaş haline geldiğinin farkında olmak ve bunun nedenlerini bilmek, büyük bir önem taşıyor. İşte ayrılık kapısının bir türlü açılmamasının psikolojik nedenleri!

Bitmesi gerektiğini bildiğiniz halde bir türlü son noktayı koyamadığınız o zorlu süreçlerin aslında derin bir hikayesi bulunuyor. Bazen bir insanı değil, o insanın yanındaki geçmişinizi bırakamazsınız. Çevrenizdeki herkesin gördüğü o büyük resmi sizin neden göremediğinizi hiç düşündünüz mü?

Bazen dışarıdan bakıldığında her şey çok nettir. Arkadaş çevrenizin seni çok yıpratıyor dediği, aynaya baktığınızda yorgun bir yüz görürsünüz, içinizdeki o huzursuz ses ise çoktan alarm vermeye başlamıştır. Ancak tüm bu netliğe rağmen o kapıdan çıkıp gitmek dünyanın en zor işi haline gelir. Size zarar veren bu tür ilişkilerin içerisinde olmaya devam etmenizin bazı psikolojik nedenler bulunuyor.

İlişki tercihlerimiz aslında sandığımız kadar tesadüf değil. Psikologlara göre çocuklukta ebeveynlerimizle kurduğumuz o ilk bağ, yetişkinlikteki aşk hayatımızın pusulası oluyor. Eğer çocukken terk edilme korkusuyla büyüdüyseniz bugün size zarar veren bir ilişkide kalmanızın sebebi kaygılı bağlanma olabilir.

Duygusal mesafeyi normal kabul eden kaçıngan bireyler, hayatındaki kişinin ilgisizliğini veya toksik davranışlarını kanıksıyor. Aslında sağlıklı olmayan bir döngüyü normal hayatın bir parçası sanabiliyor.

Sağlıksız bir ilişkiyi sürdürmenin en büyük yakıtlarından biri de maalesef kişinin kendine duyduğu güvensizlik. Öz saygısı düşük olan kişiler, içten içe farklı duygularla boğuşuyor. İlişki içerisinde yıpranan kişi, yalnız kalmanın yaratacağı o büyük boşlukla yüzleşmekten ise tanıdık olan acıya katlanmayı tercih ediyor.

Psikolojide 'batık maliyet' olarak adlandırılan durum, ikili ilişkilerde en büyük tuzaklardan biri. Kişiler; ilişkiye harcadıkları yılları, döktükleri gözyaşlarını ve verdikleri onca çabayı bir yatırım olarak görüyor. Dolayısıyla da bu yatırımların boşa gitmesinden korkuyorlar.

