Baharın gözde meyvesi çilek meğer onlara zehir oluyormuş! Yararlı sanılıyordu ama o kişiler için tam bir tehlike
Bahar aylarının gelişiyle birlikte tezgahlarda yerini alan ve yüksek antioksidan içeriğiyle bilinen çilek, herkes için göründüğü kadar masum olmayabilir. Yapılan son tıbbi uyarılar, belirli kronik rahatsızlıklara sahip bireylerin bu şifalı meyveyi tüketirken ciddi sağlık riskleriyle karşı karşıya kalabileceğini gösteriyor. İşte çileğin gizli tehlikeleri ve kesinlikle tüketmemesi gereken o hasta grupları...

Bahar aylarının gelişiyle birlikte tezgahlarda yerini alan ve yüksek antioksidan içeriğiyle bilinen çilek, herkes için göründüğü kadar masum olmayabilir. Yapılan son tıbbi uyarılar, belirli kronik rahatsızlıklara sahip bireylerin bu şifalı meyveyi tüketirken ciddi sağlık riskleriyle karşı karşıya kalabileceğini gösteriyor. İşte çileğin gizli tehlikeleri ve kesinlikle tüketmemesi gereken o hasta grupları...

Zengin vitamin yapısı, antioksidan özellikleri ve canlandırıcı aromasıyla bahar mevsiminin en çok tercih edilen meyvelerinden biri olan çilek, genel sağlık üzerinde sayısız fayda barındırıyor.

Ancak tıp uzmanlarının yaptığı son açıklamalar, bu popüler meyvenin herkes için aynı derecede güvenli olmadığını ortaya koyuyor. Bazı gizli kronik rahatsızlıkları bulunan kişilerde çilek tüketimi, var olan şikayetlerin şiddetlenmesine ve ani sağlık krizlerinin tetiklenmesine neden olabiliyor.
BÖBREK HASTALARI İÇİN GİZLİ POTASYUM TEHLİKESİ
Çileğin içeriğinde yüksek miktarda bulunan potasyum minerali, sağlıklı bireylerde kalp ve kas fonksiyonlarını düzenlerken, böbrek fonksiyonu zayıflamış hastalar için ciddi bir tehdit unsuru haline geliyor. Böbrek yetmezliği veya kronik böbrek rahatsızlığı olan kişilerin vücudu, fazla potasyumu dışarı atmakta zorlanıyor.
Bu durum kandaki potasyum seviyesinin tehlikeli derecede yükselmesine, yani hiperkalemi tablosuna yol açarak kalp ritim bozukluklarını ve hatta kalp durması riskini beraberinde getiriyor.

Çilek, doğası gereği yüksek oranda oksalat maddesi barındıran meyveler arasında yer alıyor. Vücuda alınan fazla oksalat, kalsiyum ile birleşerek böbreklerde kristalleşmeye ve zamanla taş oluşumuna sebebiyet veriyor. Bu nedenle geçmişinde böbrek taşı öyküsü olan veya böbrek kumu dökmeye yatkınlığı bulunan bireylerin, çilek tüketimini minimumda tutması veya tamamen beslenme programından çıkarması gerektiği vurgulanıyor.

Çileğin dış yüzeyinde bulunan küçük çekirdekler ve sahip olduğu yoğun lif yapısı, hassas bir sindirim sistemine sahip olan kişilerde mide ve bağırsak duvarının tahriş olmasına yol açabiliyor. Özellikle şu rahatsızlıklara sahip bireylerde çilek tüketimi sonrasında gaz, şişkinlik ve şiddetli karın ağrıları gözlemleniyor:

irritabl bağırsak sendromu (hassas bağırsak) crohn hastalığı ülseratif kolit akut gastrit ve mide ülseri

Çilek, çocuklarda ve yetişkinlerde alerjik reaksiyon yaratma potansiyeli en yüksek meyvelerden biri olarak biliniyor. Bünyesinde barındırdığı özel proteinler, vücutta histamin salgılanmasını tetikleyerek ciltte döküntü, kaşıntı, ürtiker (kurdeşen) ve nefes darlığı gibi semptomlara neden olabiliyor.

Kronik alerjisi veya astım rahatsızlığı olan kişilerin, özellikle mevsimin ilk çileklerini tüketirken son derece temkinli olmaları hayati önem taşıyor.

