Bana bir şey olmaz demeyin! Herkesin sofrasında var: Tansiyonu fırlatıp, damarları yıpratıyor

Sofradan eksik edilmeyen tuz yıllar içinde kalp ve damar sağlığını fark ettirmeden yıpratabiliyor. Uzmanlara göre kontrolsüz tansiyonun arkasındaki en büyük nedenlerden biri de bu alışkanlık. Düzenli ölçüm ve küçük yaşam değişiklikleri ise tabloyu tersine çevirebiliyor.

Kalp ve damar hastalıklarının en önemli nedenlerinden biri aşırı tuz tüketimi. Düzenli egzersiz yapılmaması ve tansiyonu yükselten alışkanlıkların sürmesi bu riski daha da artırıyor. Hipertansiyon ise kalp damar hastalıklarına bağlı ölümlerin başlıca nedenleri arasında yer alıyor.
Prof. Dr. Ertuğrul Okuyan, sinsi ilerleyen bu hastalığa karşı uyarılarda bulunarak düzenli tansiyon kontrolünün ve sağlıklı yaşam alışkanlıklarının hayati önem taşıdığına dikkat çekiyor.

Hipertansiyon gizli ilerliyor
Hipertansiyonun çoğu zaman belirti vermeden ilerlediğini belirten Prof. Dr. Okuyan, bu durumun hastalığı daha tehlikeli hale getirdiğini söylüyor. Dünya genelinde kalp damar hastalıklarının en önemli risk faktörlerinden biri olan hipertansiyon, çoğu kişide yıllarca fark edilmeden damar yapısına zarar verebiliyor.
Erişkin nüfusta hipertansiyon oranının yaklaşık yüzde 20 civarında olduğunu belirten Okuyan, yaş ilerledikçe riskin hızla arttığını vurguluyor. Özellikle 50 yaşından sonra her iki kişiden biri, 60 yaş sonrasında ise her üç kişiden ikisi yüksek tansiyon riskiyle karşı karşıya kalıyor.

“Bana bir şey olmaz” düşüncesi yanıltıyor
Genç yaşlarda tansiyon kontrolünün ihmal edildiğine dikkat çeken Prof. Dr. Okuyan, bu yaklaşımın ciddi sonuçlar doğurabildiğini söylüyor. Hipertansiyon yavaş ilerlediği için baş ağrısı ya da çarpıntı gibi şikâyetler ortaya çıkmadığında çoğu kişi durumun farkına varmıyor. Oysa damarlar bu süreçte sessizce zarar görüyor.

Yüksek tansiyondan korunmak mümkün
Hipertansiyondan korunmanın temelinde yaşam tarzı değişiklikleri yer alıyor. Prof. Dr. Okuyan, tuz tüketiminin kısıtlanmasının ilk adım olduğunu belirtiyor. Düzenli egzersiz yapmak sağlıklı kiloyu korumak ve sigaradan uzak durmak da riski önemli ölçüde azaltıyor.
Yaşam tarzı değişikliklerinin ilaç tedavisi kadar etkili olabildiğini ifade eden Okuyan, özellikle tuzdan kaçınmanın ve hareketli bir yaşam sürmenin tansiyon değerlerini düşürmede önemli rol oynadığını söylüyor.

Farkındalık hayat kurtarıyor
Hipertansiyonun kontrol altına alınmasının kalp damar hastalıklarına bağlı ölümleri ciddi oranda azalttığını vurgulayan Prof. Dr. Okuyan, herkesin yaşa bakılmaksızın düzenli olarak tansiyonunu ölçtürmesi gerektiğini belirtiyor.

Toplumda farkındalığın hâlâ düşük olduğuna dikkat çeken Okuyan, tedavi edilmeyen hipertansiyonun ilerleyen dönemde kalp kası kalınlaşması ve damar yapısında bozulmalar gibi ciddi sorunlara yol açabileceği uyarısında bulunuyor.