Bayram tatiline panik atak engeli! Uzman isim önerdi: Uçuş korkusu yaşıyorsanız bu yöntemi uygulayın

Bilet alıyorsunuz, sonra iptal ediyorsunuz. Havalimanına kadar gidip geri dönüyorsunuz. Belki yıllardır uçağa binmediniz, belki de bir daha binemeyeceğinizi düşünüyorsanız durun. Çünkü bu düşünce bile anksiyetenin bir parçası. Doktor Klinik Psikolog Pelin Hazer, yolculuk korkusu, panik atak ve anksiyete yaşayanların bilmesi gerekenleri anlattı.

SİNEM PAKSOY
sinem.paksoy@posta.com.tr
Uçak bileti alıp son anda iptal eden, havalimanına kadar gidip geri dönen ya da yıllardır uçağa binemeyen pek çok kişi aslında aynı görünmeyen döngünün içinde sıkışıp kalıyor: anksiyete. Çoğu zaman “ya panik olursam” düşüncesi, yolculuğun kendisinden daha korkutucu hale geliyor. Oysa bu korkunun merkezinde çoğu zaman uçağın kendisi değil, kontrol kaybı hissi yer alıyor.

Kapalı alan, yükseklik ve kaçışın mümkün olmadığı düşüncesi birleştiğinde, beyin alarm durumuna geçiyor. Bu da daha uçuş başlamadan yoğun bir kaygı ve panik hissini beraberinde getirebiliyor. Dr. Klinik Psikolog Pelin Hazer ise bu durumun kalıcı olmadığını vurgulayarak, uygun teknikler ve doğru yaklaşımlarla anksiyetenin yönetilebileceğini belirtiyor. İşte tüm bilinmesi gerekenler.

UÇAK DEĞİL, KONTROL KAYBI KORKUSU YAŞANIYOR
Uçak yolculuğu sırasında beynin aynı anda birden fazla tehdidi algıladığını belirten Hazer: “Kapalı alan, yükseklik ve çıkışın olmaması hissi birleştiğinde, daha kapı kapanmadan ‘kaçamam’ düşüncesi devreye girer ve panik atağı tetikler.” ifadelerini kullanıyor. Uzman ismin açıklamalarına göre, zamanla kişi uçmaktan değil, uçakta panik yaşamaktan korkar hale geliyor.

ZİHİNSEL MARUZ BIRAKMA YÖNTEMİ
Hazer, korkuyla baş etmenin ilk adımının zihinsel hazırlık olduğunu vurguluyor. “Uçuşu havalimanında değil, zihninizde başlatın." diyerek, uçuştan en az bir hafta önce her gün uçuş sürecinin detaylı şekilde hayal edilmesini öneriyor. Söz konusu yöntem, beynin deneyimi güvenli bir ortamda tanımasını sağlayarak gerçek uçuş anındaki kaygıyı azaltmaya yardımcı oluyor.

NEFES KONTROLÜ KRİTİK ROL OYNUYOR
Uçuş sırasında kontrolün tamamen kaybedildiği düşüncesinin kaygıyı artırdığının altını çizen Hazer, “Uçağı kontrol edemezsiniz ama nefesinizi kontrol edebilirsiniz.” diyerek kare nefes tekniğini vurguluyor.
Dört saniye nefes alma, tutma, verme ve bekleme şeklinde uygulanan bu teknik, düzenli pratikle kriz anında etkili bir araç haline geliyor. Beyin, önceden öğrendiği bu yöntemi panik anında daha hızlı devreye sokuyor.

SOSYAL DESTEK ORTAMI OLUŞTURULMALI
Koridor tarafı koltuk seçimi sıkışmışlık hissini azaltıyor, kabin ekibine durumun aktarılması ise kişiyi psikolojik olarak rahatlatabiliyor.
“Birileri biliyor hissi, yalnızlık duygusunu azaltır. Mümkünse güvendiğiniz bir yakınınızla seyahat etmeyi deneyebilirsiniz. Daha rahat hissetmek için koridor tarafından koltuk seçebilir ve kabin ekibine durumu aktararak panik anında size yardımcı olmalarını isteyebilirsiniz."

KAÇINMAK YERİNE KADEMELİ OLARAK YÜZLEŞİN
Son olarak uçuş iptallerinin anksiyeteyi beslediğine dikkat çeken Hazer, “Her iptal, beyninize ‘haklıydım, bu tehlikeliydi’ mesajı verir.” diyor. Bu nedenle kaçınmak yerine kademeli yüzleşme öneriliyor. Dr. Klinik Psikolog Pelin Hazer’e göre önce kısa mesafeli uçuşlarla başlamak ve süreci adım adım ilerletmek, beynin yeni bir öğrenme geliştirmesine yardımcı oluyor. Söz konusu önerileri dinleyerek ve hayatınıza uyumlayarak keyifli yolculuklara imza atabilirsiniz.