Çağın sessiz hastalığı olarak biliniyor! Tanı konma süreci cinsiyete göre değişebilir

Günümüzde hem çocuklarda hem de yetişkinlerde sıklıkla duyulan bir tanı haline gelen dikkat eksikliği ve hiperaktivite bozukluğu (DEHB), yalnızca yerinde duramayan çocuklarla sınırlı bir durum değil. DEHB aynı zamanda yaşamın her döneminde farklı yüzlerle kendini gösterebilen, bireyin hem akademik hem sosyal hem de içsel yaşamını derinden etkileyebilen nörogelişimsel bir bozukluk. Üstelik bazı belirtileri öyle sessiz ve sinsi ilerliyor ki çoğu zaman kişilik özelliği zannedilerek yıllarca fark edilmeden kalabiliyor. Uzm. Psikolog Eda Tuğçe Erol, DEHB hakkında merak edilenleri Posta.com.tr okuyucuları için anlattı...

Sinem Paksoy- Posta.com.tr/ DEHB tanısı, yalnızca gözleme dayalı bir değerlendirme değil bu nedenle hastalığa dair bilgi sahibi olmak süreci anlamak adına son derece önemli. Klinik görüşme, gelişimsel öykü, ebeveyn ve öğretmen geri bildirimleri, psikometrik testler ve gözlem araçları ile bütüncül bir süreç yürütülüyor. Tanı için en önemli kriter ise belirtilerin sadece
varlığı değil, bireyin işlevselliğini (okul, iş, sosyal hayat) ne derece etkilediği.

SESSİZ BELİRTİLERE DİKKAT
Uzman isim, DEHB'in çocuklukta başlayabileceğini fakat her yaşta farklı bir görünüm sergileyebileceğinin altını çiziyor. Erol'un anlattıklarına göre DEHB, çocuklukta hiperaktivite daha dikkat çekici olabilirken, yetişkinlikte dikkat dağınıklığı, organize olamama, zamanı yönetememe gibi "sessiz" belirtiler ön plana çıkıyor. Yetişkinler ise çoğu zaman bu belirtileri kişilik özelliği sanarak tanı alamadan yaşamlarını sürdürüyorlar.

Yetişkinlerde DEHB belirtileri ise çoğu zaman günlük yaşamın içinde dikkat çekmeyen ama yaşam kalitesini etkileyen şekilde ortaya çıkıyor. Yapılacak basit işleri karıştırma, randevuları atlama, cep telefonu ya da anahtar gibi eşyaları sık sık kaybetme, aynı anda birçok işe başlayıp hiçbirini tamamlayamama gibi davranışlar DEHB belirtileri olarak nitelendirilebiliyor.

Fatura ödemelerini unutmak, e-postaları yanıtlamayı atlamak, yemek yaparken ocağı açık unutmak gibi küçük ama tekrarlayan hatalar görülebiliyor. Dürtüsellik nedeniyle ani kararlar almak, harcamalar yapmak ya da öfkeyi kontrol etmekte zorlanmak da tabloya eşlik edebiliyor.

DEHB VAKALARININ ORTAYA ÇIKMASINA NEDEN OLUYOR
Son yıllarda hem çocuklarda hem de yetişkinlerde Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB) tanılarında belirgin bir artış gözlemleniyor. Tanı oranlarındaki artışın en temel sebeplerinden biri modern yaşamın sunduğu aşırı uyaran yükü. Çocuklar ve yetişkinler; televizyon, tablet, telefon, hızlı içerikler ve çoklu görevler sebebiyle de odaklanma becerilerini kaybetmeye başladı.

Erol: "Sürekli uyarılan beyin, basit bir okul görevi ya da iş sunumu karşısında bile sabırsızlık ve dağınıklık gösterebiliyor. Bu da hem gerçek DEHB vakalarının ortaya çıkmasını kolaylaştırdı hem de dikkat problemlerini görünür kıldı. Cinsiyet açısından bakıldığında ise; erkek çocuklarda DEHB genellikle hiperaktivite ve dürtüsellikle seyrederken, kız çocuklarında daha çok içe dönük dikkat dağınıklığı formunda görülür. Bu da tanının erkeklerde daha erken, kızlarda ise daha geç ve bazen yanlış tanılarla (örneğin depresyon, kaygı bozukluğu) konmasına neden olabilir. Araştırmalar, kadınların DEHB nedeniyle daha yüksek oranda özsaygı problemleri, akademik başarısızlık ve ilişkisel zorluklar yaşadığını göstermektedir. Kadınlarda DEHB belirtileri sıklıkla “sessiz” yaşandığı için fark edilmesi yıllar sürebilir." sözleriyle kız ve erkek çocuklarında DEHB'in farklı şekillerde görüldüğünü açıkladı.

OKUL VE İŞ BAŞARISINI ETKİLİYOR
DEHB yalnızca hareketlilik ya da dikkat dağınıklığı ile sınırlı bir durum değildir; aynı zamanda bireyin akademik ve mesleki yaşamında sürdürülebiliyor başarı elde etmesini de doğrudan etkileyebiliyor.
Uzman isim, odaklanma, plan yapma, zamanı etkili kullanma gibi işlevlerin okul ve iş yaşantısının temel yapı taşları arasında yer aldığını belirtiyor. DEHB'li bireylerin bu alanlarda tozlandığının altını çizen uzman psikolog, fakat bu durumun bir zeka sorunu olmadığını söylüyor. Uzman isim, uygun şekilde destek alınmasıyla bireylerin potansiyellerini gerçekleştirebileceğini de bir kez daha belirtti.