Cilt kırışıklıklarının önlenmesi ve derinleşmemesi için öneriler

Genç cilt zamanla iç ve dış etkenlere bağlı olarak yaşlanmaya başlıyor. 30'lu yaşlarınızda ince çizgiler ve kazayaklarıyla başlayan yaşlanma süreci 40'lı yaşlarda çizgilerin derinleşmesiyle sizi yaşlılığa hazırlıyor. Cildi yaşlanma sürecindeki olumsuz etkilerden korumak için erken yaşta önlem almak şart.

Cilt zaman içerisinde elastikiyetini kaybetmeye başlar ve kırışıklıklara, sarkmalara karşı savunmasızlaşır. Estetik ve Plastik Cerrahi Uzmanı Op. Dr. Ufuk Askeroğlu, yaş almaya birlikte artan cilt kırışıklıkları için yapılabilecekleri derledi.

Kırışıklıklar, cildin yaşlanmasında doğal bir faktördür. Kırışıklıklar en çok yüz, boyun, eller ve kollar gibi güneşe maruz kalan bölgelerde belirgindir.
Genetik, cildin yapısını ve dokusunu belirlerken, özellikle açık tenli kişilerde kırışıklıkların ana nedeni güneşe maruz kalmaktır. Yaşlandıkça, cildiniz doğal olarak daha az elastik ve daha kırılgan hale gelir. Doğal yağların üretiminin azalması, cildin kurumasına ve bu da daha kırışık görünmesine neden olabilir. Yaşla birlikte derinin derin katmanlarındaki yağlar azalır. Bu sarkmalara, ciltte sarkmalara ve çizgilere, çatlakların daha belirgin görünmesine neden olabilir.

Bazı kırışıklıklar zamanla derin çatlaklara veya oluklara dönüşebilir. Bu derin çatlaklar özellikle göz, ağız ve boyun çevresinde fark edilebilir. Bireylerin mevcut kırışıklıkları gidermelerine veya daha az fark edilir hale getirmelerine yardımcı olabilecek birkaç kırışıklık tedavisi seçeneği vardır. Bu tedaviler arasında ilaç tedavisi ve cerrahi müdahale teknikleri yer almaktadır.

ETKİLİ ÖNERİLER
Öncelikle cildi güneşten korumak gerekir. Özellikle öğle saatlerinde güneşte geçirilen süre sınırlandırılmalıdır. Güneşe çıkarken her zaman geniş kenarlı şapka ve güneş gözlüğü gibi koruyucular giyinilmeli ve güneş koruyucu krem sürülmelidir.
En az 15 koruma faktörlü güneş kremi kullanmak önemlidir. İdeal olarak, 30 ve üzeri faktör önerilir. Hem UVA hem de UVB ışınlarını bloke eden geniş spektrumlu güneş kremleri tercih edilmelidir. Güneş kremi bol miktarda uygulanmalı ve her iki saatte bir yenilenmelidir.
Kuru cilt, dolgun cilt hücrelerinin küçülmesine neden olarak ince çizgilerin ve kırışıklıkların zamanından önce ortaya çıkmasına neden olur. Nemlendirici cilt, doğal olarak ciltteki nemi tutar, ince çizgileri ve kırışıklıkları gizlemeye yardımcı olur. Nemlendiricinin cilt üzerindeki etkisini ve herhangi bir düzelme olup olmadığını belirlemek için birkaç hafta nemlendiriciler kullanılmalıdır. Sigara içmemek veya sigarayı bırakmak kırışıklıkları önlemeye yardımcı olabilir.

Kırışıklıkları düzeltmek için çeşitli cerrahi prosedürler ve diğer benzer teknikler de kullanılabilir. Bazı tıbbi araştırmalar, kombinasyon tedavisinin en tatmin edici sonuçları sağladığını göstermektedir. Kırışıklıklarını tıbbi olarak yönetmek isteyen kişiler, kendileri için neyin önemli olduğunu, hangi yaklaşımın ihtiyaç ve beklentilerini en iyi şekilde karşıladığını, iyileşme süresini ve işlemin olası sonuçlarını doktor ile tüm detaylarıyla konuşulmalıdır.
- Fraksiyonel lazer: Fraksiyonel lazerleri kullanan daha yeni yöntemler daha kısa iyileşme sürelerine sahiptir. Lazerle yüzey yenilemenin riskleri arasında yara izi ve cilt renginin açılması veya koyulaşması bulunur.
- Kimyasal peeling: Kimyasal peeling sonrası yeniden büyüyen cilt daha pürüzsüzdür. Peelingin derinliğine bağlı olarak, cildinizde bir fark görmeden önce birkaç tedavi gerekebilir. Cilt kızarıklığı tedaviden sonra birkaç haftaya kadar devam eder. Bu kırışıklık tedavisinin olası yan etkileri arasında yara izi, enfeksiyon ve cildin renginin açılması veya koyulaşması sayılabilir.
- Botoks uygulaması: Kırışıklık tedavisinde genellikle ilk tercih edilen yöntem botoks uygulamalarıdır. Kaşların kaldırılması, çene hattının belirginleştirilmesi ve inceltilmesi için uygulanabilir.
- Dolgu: Yağ, kollajen ve hyalüronik asit içeren yumuşak doku dolgu maddeleri kişinin yüzündeki kırışıklıklara enjekte edilebilir. Bu maddeler enjekte edildikleri dokuları dolgunlaştırarak kırışıklıkları ve çatlakları yumuşatır. Kişiler tedavi edilen bölgede geçici olarak şişlik, kızarıklık ve morluk yaşayabilir. Yumuşak doku dolgu maddelerinin etkileri genellikle çok kısa süreli ve geçicidir.
Günümüzde yaygın olarak kullanılan hacim artırıcı maddeler, belirli kaslara küçük dozlarda enjekte edilerek kas kasılmalarını engeller. Kişi bu kasları hareket ettiremediği ve sıkılaştıramadığı için cilt daha pürüzsüz ve daha az kırışık görünür.


