Çocuğunuzun boyu aniden uzadıysa dikkat! Türkiye'de 200 bin çocuk skolyoz hastası
Omurga sağlığına dikkat çekmek ve skolyozun erken teşhisinin önemini vurgulamak amacıyla kabul edilen ve Haziran ayında anılan "Skolyoz Farkındalık Ayı"ında Türkiye'deki skolyoz hastalarına ilişkin çarpıcı rakamlar ortaya çıktı.

Omurga sağlığına dikkat çekmek ve skolyozun erken teşhisinin önemini vurgulamak amacıyla kabul edilen ve Haziran ayında anılan "Skolyoz Farkındalık Ayı"ında Türkiye'deki skolyoz hastalarına ilişkin çarpıcı rakamlar ortaya çıktı.

Verilere ilişkin açıklama Beyin, Sinir ve Omurga Cerrahı Prof. Dr. Gülşah Bademci'den geldi.

"Türkiye’de ergenlik çağında tespit edilen skolyoz oranı yüzde 2-3 civarında. Bu oran, ülkemiz genelinde yaklaşık 200 bin çocuğun omurga eğriliği ile yaşadığı anlamına geliyor. Yaşın ilerlemesi ile ortaya çıkan aşınmalarla skolyoz oranı artar ve erişkinlerde yüzde 5-30’lara ulaşır. Ancak bu rakamların çoğu ameliyat gerektirmeyen hafif ve orta düzeydeki omurga eğrilikleridir. Ameliyat gerektiren ağır skolyoz oranları tüm skolyozların ancak yüzde 10'unu oluşturur."

"Türkiye, skolyoz tedavisinde ortopedi, beyin cerrahisi ve fizik tedavi bölümlerinde yetişen başarılı uzmanları, teknik olanakları yüksek merkezleri ve okul taramaları ile sadece ülke genelinde değil, uluslararası düzeyde de hasta kabul eden bir sağlık çekim merkezi haline geldi."

"Omurga eğriliği, özellikle ailesinde skolyoz öyküsü bulunan kişilerde, ergenlik dönemindeki kız çocuklarında ve hızlı boy uzaması yaşayan çocuklarda daha sık görülür. Bu nedenle büyüme çağındaki çocukların düzenli olarak omurga kontrolünden geçmeleri önemlidir."

"Omurganın doğuştan gelişim kusurlarına bağlı doğumsal skolyozlar, anne karnında dikkatli detaylı ultrason takipleri ile tespit edilebilirler. Detaylı ultrason yapan kadın-doğum hekimin tecrübesi oldukça önemli. Ancak doğumdan sonra ve ergenlik çağında ortaya çıkan ve sebebi bilinmeyen skolyoz daha sık olduğu için sadece anne karnında yapılan taramalar yetmez; okul çağı boyunca da taramalara devam edilmeli."

"Skolyozun derecesi hekimler tarafından belirlenmeli. Bu değerlendirmeye göre hafif sınıfındaki eğrilikler takip ve egzersizle kontrol altında tutulabilirler. İlerleme riski olan hastalarda kişiye özel korseleme kullanılabilir. İleri derecedeki eğriliklerde ise omurga cerrahi yaklaşımlarla düzeltilir ve hastalar normal yaşamlarına dönebilirler."
'AİLELER ÇOCUKLARINI YAKINDAN İZLEMELİ'
"Aileler çocuklarını, otururken, ayakta dururken veya harekete geçtiklerinde yakından izlemeliler. Bir çocukta, bir omzun diğerinden yukarıda olması, bir kürek kemiğinin diğerine göre belirginleşip çıkıntı oluşturması, çocuk öne eğildiğinde sırtta asimetrik bir kabarıklığın ortaya çıkması, pelvisin bir yanının daha yüksek oluşu ve yürürken omurganın öne ve yana eğik oluşu anne-babaları skolyoz açısından şüphelendirmeli. Bu bulgularla bir uzmana başvurmak erken tanı için çok önemli."

"Skolyoz en sık 10-18 yaş arasındaki büyüme ve vücudun şekillenmesi döneminde fark edilir. Özellikle ergenlikte hızlı boy atan çocuklarda, eğrilik daha hızlı belirginleşir. Bu nedenle okul çağı çocuklarının düzenli olarak gözlemlenmesi ve muayene edilmesi önemlidir. Skolyoz sadece omurgayı etkileyen bir sorun değildir. Yaşıtlarına göre omurgasında eğrilik olduğunu gören çocuk, özgüven sorunları ve psikolojik sorunlar geliştirebilir."
"ÇOCUĞUN OKUL VE SINAV BAŞARISINI OLUMSUZ ETKİLER"
"Okul ve sınav başarısı düşebilir. Hatta bulunduğu okul, arkadaş ve oyun ortamlarında yapılan esprileri çok ciddiye alarak kendini topluluklardan izole etme yoluna bile gidebilir. Ergenlik dönemlerinde beden görünümü ile ilgili kaygılar yaşayabilir. O nedenle skolyoz mümkün olduğu kadar erken tanınmalı ve bir hekimler konseyinin doğru tedavi yaklaşımı, öğretmen ve aile desteği ile çocukların sosyal hayatlarına, okul aktivitelerine ve spor hayatlarına devam etmeleri sağlanmalı. Unutulmamalıdır ki skolyoz genetik yatkınlık nedeni ile önlenebilir bir hastalık olmasa da yönetilebilir ve düzeltilebilir bir sorundur."

