Dışarısı +45 derece olsa bile eviniz buz kesecek! İspanyollardan tek kuruş harcatmayan yöntem
Küresel ısınmanın etkisiyle mevsim normallerinin üzerine çıkan ve kavurucu boyutlara ulaşan yaz sıcaklarına karşı, Akdeniz’in öteki ucundan tek kuruş harcatmayan tarihi bir çözüm geldi. Yaz aylarında termometrelerin +45 dereceyi gösterdiği İspanya'da, halkın klima veya vantilatör kullanmadan ev içi sıcaklığı düşürmek için uyguladığı o geleneksel yöntem dünyada model oldu. Günün sadece belirli saatlerinde zincirleme adımlarla uygulanan ve yüksek elektrik faturalarına darbe indiren o formülün detayları…

Küresel ısınmanın etkisiyle mevsim normallerinin üzerine çıkan ve kavurucu boyutlara ulaşan yaz sıcaklarına karşı, Akdeniz’in öteki ucundan tek kuruş harcatmayan tarihi bir çözüm geldi. Yaz aylarında termometrelerin +45 dereceyi gösterdiği İspanya'da, halkın klima veya vantilatör kullanmadan ev içi sıcaklığı düşürmek için uyguladığı o geleneksel yöntem dünyada model oldu. Günün sadece belirli saatlerinde zincirleme adımlarla uygulanan ve yüksek elektrik faturalarına darbe indiren o formülün detayları…

Yaz aylarında hava sıcaklığının ekstrem seviyelere ulaşarak +45 dereceyi bulduğu İspanya'da, cepten tek bir kuruş bile elektrik faturası harcamadan ev içi oda sıcaklığını ciddi oranda düşüren ve günün sadece belirli saatlerinde disiplinli bir şekilde uygulanan asırlık geleneksel bir yöntem kullanılıyor. Dışarıda kavurucu bir sıcaklık olsa bile konutların serin kalmasını sağlayan bu formül, modern iklimlendirme sistemlerine adeta taş çıkartıyor.

Dünya genelinde ve ülkemiz sınırlarında hava sıcaklıklarının mevsim normallerinin çok üzerine çıkması, hatta bazı bölgelerde aşırı sıcak dalgalarının baş göstermesiyle birlikte, konutlarda yüksek maliyetli klima cihazlarını çalıştırmadan serinlik sağlamanın doğal yöntemleri yeniden en önemli gündem maddesi haline geldi.
İklimlendirme cihazlarının aşırı yüksek elektrik tüketimi yapması, bütçeleri zorlaması ve her hanede bu lüks cihazların bulunmaması, vatandaşların alternatif ve ekonomik soğutma yöntemlerine olan ilgisini zirveye çıkardı. Tam da bu süreçte, yaz mevsiminde termometrelerin +45 dereceye kadar ulaştığı İspanya'da uygulanan geleneksel pratikler, yüksek enerji maliyetleri altında ezilen ve cihaz eksikliği yaşayan diğer dünya ülkeleri için de kusursuz bir model oluşturuyor.

Sabahın çok erken saatlerinden itibaren pencereler, perdeler ve jaluziler tamamen kapalı tutularak güneşin radyasyon ve ısı etkisi mutlak surette dışarıda bırakılıyor.
Gece saatlerinden sabah tam 08:00'e kadar olan serin zaman diliminde ise tüm pencereler ve perdeler sonuna kadar açılarak, dışarıdaki taze, temiz ve serin havanın evin odalarına dolması sağlanıyor.

Çok sıcak ve kurak iklim koşullarında uzun yıllara, asırlara dayanan tecrübelerden ve zorunluluklardan doğan bu pratik uygulamalar, bölge halkının günlük yaşam rutinlerini, iş hayatını ve kültürünü de kökten şekillendiriyor. İspanya kültüründe çok önemli bir yer tutan ve dünya genelinde de yaygın olarak bilinen "siesta" yani öğle uykusu / öğle arası uygulamasının temelinde de aslında bu iklimsel ve coğrafi zorunlulukların yattığı kaydedildi.

Bölgedeki vatandaşlar, güneş ışınlarının dik açıyla geldiği ve sıcaklığın zirve noktaya ulaştığı tehlikeli saatlerde güneş çarpması, dehidrasyon gibi ciddi sağlık risklerinden korunmak adına sokaklardan ve açık alanlardan tamamen çekildi. Kentlerdeki dışarıda yürütülen tüm faaliyetler, ticari hayat ve iş süreçleri, ancak akşam saatlerinde güneşin etkisini tamamen kaybetmesi ve havanın serinlemesiyle birlikte yeniden başlatıldı.

