Dünya tarihini değiştiren cumartesi! Tarihçiler anlatıyor: Avrupa'da 100 yıl sürecek görece barış dönemini başlattı

Bugün Cumartesi. Kahvaltınızda sıcak çayınız, çıtır simidiniz ve belki de yumuşacık bir peynir eşliğinde küçük bir kaçamak yapmak istiyorsunuz. Peki ya tarihte tam da bir cumartesi günü, Avrupa’nın kaderini değiştiren dev bir savaşın yaşandığını biliyor muydunuz?

Hepimizin adını bir şekilde duyduğu Waterloo, aslında yalnızca bir savaşın değil bir çağın kapanışının da adı. Fransız Devrimi sonrası şekillenen Avrupa dengeleri, bu savaşla yeni bir yöne evriliyor. Bu yüzden günümüzde hala pek çok kişi tarafından merakla araştırılıyor.

1814 yılında Elba Adası’na sürgüne gönderilen Napolyon Bonapart’ın artık sahneden çekildiği düşünülüyordu. Fakat sadece bir yıl sonra, tarihin belki de en cesur geri dönüşlerinden birine imza attı.
Elba’dan gizlice kaçtı, Fransa’ya ayak bastı ve halkın da desteğiyle yeniden imparatorluk tacını taktı. Bu dönem tarihe “Yüz Gün” olarak geçti. Avrupa’nın diğer büyük güçleri bu geri dönüşü hoş karşılamadı. İngiltere, Prusya, Avusturya ve Rusya’dan oluşan Yedinci Koalisyon, Napolyon’u durdurmak için hızla harekete geçti.

Tarih 18 Haziran 1815. Yer: Belçika’nın Waterloo kasabası. Hava yağmurlu, zemin çamurlu ama savaşın şiddeti her geçen saat artıyor. Napolyon, İngiliz komutan Wellington’un ordusunu Prusyalılar gelmeden önce yenmeyi planlıyor.
Sabah saatlerinde Fransız birlikleri saldırıya geçiyor. Top sesleri gökyüzünü doldururken, süvariler ağır zeminde ilerlemeye çalışıyor. Wellington ise, tüm baskıya rağmen geri çekilmiyor. Adeta zamanla yarışıyorlar çünkü Prusya birlikleri her an cepheye yetişebilir.

Öğleden sonra saatlerinde beklenen oluyor. Prusyalı General Blücher komutasındaki birlikler savaş alanına ulaşıyor. Napolyon’un ordusu artık iki ateş arasında kalıyor. Fransız askerlerinin morali bozuluyor, bazı birlikler çözülmeye başlıyor. Gün batımına doğru savaşın sonucu belirginleşiyor: Koalisyon kazanıyor, Napolyon ise kaybediyor.

Waterloo, sadece bir savaş değil; Napolyon’un sonu, Fransa’da devrimle başlayan askeri-politik dönemin kapanışı ve Avrupa’da yeni bir düzenin başlangıcı oluyor.
Napolyon bir kez daha tahttan çekildi ve bu kez çok uzaklarda, Atlas Okyanusu’nun ortasındaki St. Helena Adası’na sürülüyor. Oradan bir daha da dönemiyor.

Avrupa ise Viyana Kongresi ile sınırlarını yeniden çiziliyor. Güç dengesi kuruluyor ve kıta 1815’ten 1914’e kadar sürecek görece barış dolu bir döneme giriyor. Elbette çatışmalar ve gerilimler yaşanıyor ama Waterloo'dan I. Dünya Savaşı'na kadar kıta çapında yıkıcı bir savaş çıkmıyor.