Dünyanın en uzun yaşayan insanlarının sırrı çözüldü: 100 yaşını devirenler bu alışkanlığı her gün uyguluyor!

Dünyada insanların en uzun ve sağlıklı yaşadığı beş 'Mavi Bölge'den biri olan İtalya’nın Sardinya Adası, 100 yaşını aşan nüfusuyla bilim dünyasının merceği altında. Bölge kültüründe yetişen ünlü şef Francesco Mattana, adadaki asırlık çınarların uzun yaşam sırlarını paylaştı. Taze ve mevsimsel beslenmenin ötesine geçen bu formül, çiğ sebze tüketiminden mutfaktaki topluluk ruhuna kadar pek çok hayati alışkanlığı barındırıyor. İşte ömrü uzatan o adanın kadim yaşam alışkanlıkları...

İtalya'nın Mavi Bölge olarak bilinen Sardinya Adası'nda yaşayan insanların uzun ve sağlıklı yaşamlarının arkasındaki beslenme alışkanlıkları dünya genelinde dikkat çekmeye devam ediyor. Bölgede yetişen taze ve mevsimsel ürünlere dayalı mutfak kültürü, güçlü sosyal bağlar ve birlikte yemek yeme geleneğiyle ön plana çıkıyor.

Sardinya'da büyüyen ünlü şef Francesco Mattana da çocukluğunu bu kadim kültürün içinde geçiren isimler arasında yer alıyor. Balık, yılan balığı, yengeç ve tatlı patates gibi malzemelerin yalnızca sofraların vazgeçilmezi olmadığını belirten Mattana, bu besinlerin aynı zamanda aile yaşamının merkezindeki en önemli unsurlar olduğunu ifade ediyor. Çoğu zaman evlerin yalnızca birkaç metre ötesinden toplanan ya da avlanan bu doğal ürünler, aile üyeleri tarafından birlikte hazırlanıyor ve geniş sofralarda paylaşılarak tüketiliyor.

TOPLULUK RUHU MUTFAK KÜLTÜRÜNÜN BİR PARÇASI
Sardinyalılar için yemek yemek yalnızca fiziksel bir ihtiyacı karşılamaktan çok daha derin bir anlam taşıyor. Şef Francesco Mattana, yemek kültürünün adeta bir yaşam biçimi, sosyal bağ kurma yolu ve kültürel bir ritüel olduğunu vurguluyor. Sardinya halkının yüz yılı aşan uzun yaşam sürelerinin temel nedenlerinden birinin de bu bütünsel yaklaşım olduğunu belirten Mattana, bu yaşam tarzının büyük ölçüde mevsimsel ürünlere, taze malzemelere ve sağlıklı yağlara dayandığını aktarıyor.
Mutfağın en önemli yapı taşının birlikte vakit geçirmek olduğunu ifade eden şef, yemek hazırlamanın ve tüketmenin sadece malzemelerden ibaret olmadığını, topluluk ruhunun da mutfağın ayrılmaz bir parçası olduğunu dile getiriyor.

DÜNYANIN TESCİLLİ UZUN YAŞAM MERKEZLERİ: MAVİ BÖLGELER
Dünya genelinde insanların daha uzun, aktif ve sağlıklı yaşadığı coğrafi alanları tanımlayan Mavi Bölge kavramı, 2000'li yılların başında National Geographic kaşifi Dan Buettner tarafından ortaya atıldı. Resmi olarak kabul edilen ve dünya üzerinde sadece beş adet bulunan Mavi Bölgeler şu şekilde sıralanıyor:

JAPONYA'DA OKİNAWA ADASIJAPONYA'DA OKİNAWA ADASI
Kosta Rika'da Nicoya Yarımadası
Yunanistan'da İkarya Adası
ABD'nin Kaliforniya eyaletindeki Loma Linda bölgesi
İTALYA'DA SARDİNYA ADASI
Bu özel bölgelerde yaşayan insanların önemli bir kısmı 100 yaş sınırını aşarken, ileri yaşlarına rağmen aktif ve sağlıklı yaşamlarını sürdürmeye devam ediyor. Bilimsel veriler, bu bölgelerdeki uzun yaşam standardını doğrudan düşük stres seviyesi, güçlü sosyal ilişkiler, kaliteli beslenme düzeni ve sade bir yaşam felsefesiyle ilişkilendiriyor.

EN TAZE ÜRÜNLERLE BÜYÜYEN BİR NESİL
Kendi çocukluk yıllarını anlatan şef Mattana, yaşamı ve mesleki vizyonu üzerinde iki dedesinin büyük bir etkiye sahip olduğunu belirtiyor. Dedelerinden birinin profesyonel bir balıkçı, diğerinin ise üretken bir çiftçi olduğunu ifade eden Mattana, bu sayede çocukluğu boyunca en taze sebze, et ve deniz ürünleriyle beslenerek büyüme fırsatı bulduğunu söylüyor.
Çocukluk anılarına değinen ünlü şef, dedesinin balıkçı köyünden taze balıklar, yılan balıkları ve yengeçlerle eve döndüğü anları net bir şekilde hatırladığını, tüm ailenin arka bahçede toplanarak bu malzemeleri hep birlikte yemeğe dönüştürdüğünü aktarıyor.

ÇİĞ SEBZELER SOFRANIN MERKEZİNDE YER ALIYOR
Mattana'nın adadaki uzun ve sağlıklı yaşam ritüelleriyle doğrudan ilişkilendirdiği bir diğer önemli alışkanlık ise çiğ sebze tüketimi olarak öne çıkıyor. Sardinya Adası'nda çiğ sebze tüketmenin adeta bir kutlama ve gelenek gibi görüldüğünü belirten şef, bu alışkanlığın temel nedeninin sebzelerin sahip olduğu yüksek besin değerlerini, vitamin ve minerallerini pişirme işlemiyle kaybetmeden doğrudan vücuda kazandırmak olduğunu ifade ediyor.