Ekim ayında vakalar pik yaptı! Çok daha bulaşıcı, bağışıklığı da atlatıyor! Uzmanı altın tavsiyelerde bulundu...

Havaların soğumasıyla birlikte kapalı alanlarda geçirilen sürenin artması, solunum yolu enfeksiyonlarını da beraberinde getiriyor. Son dönemlerde aciller grip ve covid vakaları ile dolup taşıyor. Özellikle Covid-19’un son varyantları arasında yer alan ve hızlıca yayılan Frankestein varyantı da endişelerin artmasına neden olmuş durumda. Peki, pik yapan covid vakalarından ve gripten korunmak için neler yapılmalı, hangi önlemler alınmalı? Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Pelin Uysal, grip ve COVID-19’a karşı bireysel korunma yöntemlerini ve bağışıklığı güçlendirmenin yollarını Posta.com.tr okurları için anlattı. İşte detaylar…

Beyza Erdoğan – Posta.com.tr / Sonbahar ve kış aylarında grip ve COVID-19 gibi enfeksiyon hastalıklarının artışa geçtiğini belirten Prof. Dr. Pelin Uysal, bireysel önlemlerin hayati önem taşıdığını vurguladı.
“Sonbahar ve kış aylarında kapalı ortamlarda daha fazla vakit geçirildiği için hem grip hem de COVID-19 gibi solunum yolu enfeksiyonları artar.
Bireysel korunma için:
- Elleri sık sık yıkamak,
- Kalabalık ve havalandırması yetersiz ortamlardan kaçınmak,
- Bulunduğunuz ortamları sık sık havalandırmak,
- Hastalık belirtisi gösteren kişilerle temastan kaçınmak,
- Aşıları zamanında yaptırmak (özellikle grip ve COVID aşıları), en etkili korunma yöntemleridir.”

MASKE VE MESAFE HÂLÂ ÖNEM TAŞIYOR
Kapalı ve kalabalık ortamlarda maske kullanımının önemini koruduğunu belirten Uysal, özellikle belirli risk grupları için bu önlemin vazgeçilmez olduğunu ifade etti.
“Maske ve fiziksel mesafe hâlâ koruyuculuğunu koruyor. Maske özellikle şu durumlarda önerilir:
Kalabalık kapalı ortamlarda (toplu taşıma, hastane, alışveriş merkezi vb.), hastalık belirtileri varsa veya hasta birine bakılıyorsa, kronik hastalığı, bağışıklık yetmezliği veya ileri yaşı olan bireyler için riskli ortamlarda, cerrahi maske bile damlacık yoluyla bulaşan virüslerin yayılmasını büyük ölçüde azaltır.”

MUCİZE TAKVİYE YOKTUR, EN GÜÇLÜ SAVUNMA…
Mevsim geçişlerinde bağışıklığı desteklemek isteyen bireylerin takviyelere sarıldığını hatırlatan uzman isim, bu noktada esas önemli olanın yaşam tarzı olduğuna şu sözlerle dikkat çekti:
“Bağışıklık sistemini desteklemek için ‘mucize takviye’ yoktur, ama dengeli yaşam tarzı en güçlü savunmadır. Günde 7–8 saat uyku düzeni önemlidir. Sebze, meyve, tam tahıl, balık, zeytinyağı ve yoğurt ağırlıklı Akdeniz tipi beslenme bağışıklık üzerinde etkilidir. Bunun yanında gün içinde yeterli su tüketimi yapılmalıdır. Sigara ve alkol tüketiminden kaçınmak gerekir. Ayrıca düzenli egzersiz için zaman ayrılmalıdır. Takviye olarak hekim önerisiyle D vitamini, C vitamini, çinko gibi destekler kullanılabilir; ancak bunlar doktor kontrolünde olmalıdır.”

AYRIMI SADECE SEMPTOMLARLA YAPMAK MÜMKÜN DEĞİL!
Soğuk algınlığına benzer belirtiler gösteren grip ve COVID-19’un ayrımının sadece semptomlarla yapılamayacağını belirten Prof. Dr. Uysal, tanı ve tedavi süreciyle ilgili olarak ise, “Grip ve COVID-19 çok benzer belirtiler gösterebilir: Ateş, kas ağrısı, boğaz ağrısı, burun akıntısı, öksürük, halsizlik, baş ağrısı, hatta bazen mide bulantısı. Ayırt etmek için yalnızca belirtiler yeterli olmaz. Tanı için test (PCR veya antijen testi) yapılmalıdır. Test sonucu COVID-19 ise izolasyon ve doktor takibi gerekir. Gripte ise semptomatik tedavi (istirahat, sıvı alımı, ateş düşürücü) genellikle yeterlidir; risk grubunda antiviral ilaçlar kullanılabilir.” dedi.

HAMİLELER İÇİN DE GÜVENLİ VE KORUYUCU!
Uzman isme özellikle risk grubunda yer alan kişilerin korunmak için neler yapması gerektiğini sorduğumuzda “Risk grubundaki kişilerde enfeksiyonlar daha ağır seyredebilir. Bu nedenle: Her yıl grip aşısı yaptırmaları, zatürre aşılarını olmaları, kapalı ortamlardan ve kalabalıktan mümkün olduğunca kaçınmaları, maske kullanımına dikkat etmeleri, evde hastalık belirtisi gösteren biri varsa ayrı bir odada kalmaları önerilir.” yanıtını verdi. Uysal, grip aşısının hamileler için de koruyucu olabileceğine ise “Hamileler için de grip aşısı güvenlidir ve koruyuculuk sağlar.” sözleriyle dikkat çekti.

ÇOK DAHA BULAŞICI, BAĞIŞIKLIĞI DA ATLATIYOR!
Özellikle son dönemlerde Avrupa'da Covid-19 vakalarının yeniden artış gösterdiği biliniyor. DSÖ tarafından yakından izlenen ve Frankenstein lakaplı yeni varyant, Omicron kökenli XFG, bağışıklık sisteminden kaçabiliyor. Uzmanlar, bulaşıcılığının yüksek olduğunu ve halkın hijyen ve aşılama önlemlerine dikkat etmesi gerektiğini vurguluyor. Göğüs Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Pelin Uysal, Frankestein varyantından nasıl korunulur, sorusunu yönelttiğimizde:
“Frankenstein varyantı”, COVID-19’un farklı alt varyantlarının birleşiminden oluşan yeni bir türü tanımlamak için kullanılan gayriresmî bir ifadedir. Korunma yolları diğer varyantlardan farklı değildir. Bunlar şöyledir:
- Güncel aşı takvimini tamamlamak,
- Maske, mesafe ve hijyen kurallarına uymak
- Kapalı ortamları havalandırmak,
- Hasta kişilerle temastan kaçınmak temel korunma yollarıdır.” dedi ve sözlerini şu şekilde noktaladı:
“Ayrıca yeni varyantlar için geliştirilen güncellenmiş COVID aşıları, virüsün bu formlarına karşı da etkili koruma sağlar. 2025 yılı itibarıyla, COVID-19 aşısı olma gerekliliği, bireysel sağlık durumu, yaş, mevcut varyantlar ve bölgesel sağlık otoritelerinin güncel tavsiyelerine bağlı olarak değişebilir. Özellikle 65 yaş üstü, bağışıklık sistemi zayıf olan veya kronik hastalıklara sahip bireyler için aşı olmaları şiddetle tavsiye edilmektedir.”