Etkisi Japonlar tarafından kanıtlandı! Geçmişi 2000 yıl öncesine dayanıyor: Kolesterolü düşürüp ölüm riskini yüzde 16 azaltıyor!
Japonya'da 40 binden fazla yetişkin üzerinde yapılan araştırmalar çarpıcı gerçeği ortaya koydu: Günde 5 fincandan fazla tüketildiğinde ölüm riskini azaltan bu kadim içecek, damarlardaki plak oluşumunu da engelliyor. İşte içeriğindeki kateşin ve polifenollerle kronik hastalıklara meydan okuyan o bütçe dostu şifa kaynağı…

Japonya'da 40 binden fazla yetişkin üzerinde yapılan araştırmalar çarpıcı gerçeği ortaya koydu: Günde 5 fincandan fazla tüketildiğinde ölüm riskini azaltan bu kadim içecek, damarlardaki plak oluşumunu da engelliyor. İşte içeriğindeki kateşin ve polifenollerle kronik hastalıklara meydan okuyan o bütçe dostu şifa kaynağı…

Sağlıklı bir yaşam sürdürmek ve kolesterol seviyelerini dengede tutmak söz konusu olduğunda, mutfağımıza dahil ettiğimiz besinlerin gücü yadsınamaz. Özellikle lif deposu sebzeler, yulaf ezmesi, yağlı balıklar, esmer pirinç ve faydalı tohumlar gibi besin değeri yüksek gıdalar bu mücadelede en büyük yardımcılarımız arasında yer alır. Ancak kolesterolle savaş sadece katı yiyeceklerle sınırlı değil; doğru içecek tercihleri de bu süreçte hayati bir rol üstleniyor. İşte tam da bu noktada, asırlardır hayatımızda olan, popülaritesini hiç kaybetmeyen ve sadece kötü kolesterolü hedef almakla kalmayıp yaşam süresini de uzatabilen kadim bir içecek öne çıkıyor: Yeşil çay.

Dünya genelinde en popüler içeceklerin başında gelen yeşil çay; kardiyovasküler sistemi strese karşı korumaktan insan psikolojisi üzerinde olumlu etkiler yaratarak daha mutlu hissettirmeye kadar çok geniş bir yelpazede şifa sunuyor.

Yapılan bilimsel araştırmalar, bu geleneksel içeceğin özellikle kafeinsiz ve şekersiz versiyonunun, damarlarda plak birikmesine yol açarak kalp sağlığını tehdit eden düşük yoğunluklu lipoprotein (LDL), yani halk arasındaki adıyla "kötü kolesterolü" ciddi oranda gerilettiğini gösteriyor. Uzmanlar, şekersiz kafeinsiz yeşil çayın özellikle akşam yemeklerinin ardından tükütüldüğünde bu olumlu etkiyi çok daha güçlü şekilde gösterdiğini belirtiyor. Düzenli ve yeterli miktarda sıvı tüketiminin ise genel olarak kalp krizi ya da felç kaynaklı ölüm risklerini %26, tüm nedenlere bağlı erken ölüm riskini ise %16 oranında azalttığı biliniyor.

Japonya'da 40.530 yetişkinin katılımıyla gerçekleştirilen kapsamlı bir çalışma da bu bulguları destekler nitelikte. Araştırma sonuçlarına göre, günde 5 fincandan fazla yeşil çay içmek, kanser dışındaki tüm faktörlere bağlı erken ölüm riskini belirgin şekilde düşürüyor.

En az 2000 yıllık köklü bir tüketim geçmişine sahip olan yeşil çay, zaman içerisinde LDL kolesterol seviyelerini aşağı çeken özel bitki bileşenlerini yapısında barındırır. Bu bileşenlerin başında yüksek oranda bulunan "kateşinler" gelir. Güçlü birer antioksidan flavonoid olan kateşinler, vücudun dışarıdan emdiği kolesterol miktarını baskılar. Aynı zamanda kötü kolesterolün oksitlenmesini engelleyerek damar tıkanıklığına yol açan plak oluşumunun önüne geçer. Bu maddeler hücresel hasarlara karşı koruma kalkanı oluşturarak Tip 2 diyabet başta olmak üzere birçok kronik rahatsızlığın gelişme riskini de minimize eder.

Yeşil çay, kateşinlerin yanı sıra yüksek miktarda "polifenol" içerir. Anti-enflamatuar (iltihap karşıtı) özellikleriyle bilinen ve güçlü bir antioksidan görevi gören bu bitki bileşikleri, doğrudan kalbi ve kan damarlarını koruma altına alır. Uzun ömür üzerine çalışmalar yapan uzmanlar, bu antioksidan deposu içeceğin bağırsak florasını düzenlemekten bağışıklık sistemini güçlendirmeye, eklem sağlığını korumaktan cildi tazelemeye kadar en ekonomik ve zahmetsiz yöntem olduğunu vurguluyor.

Yeşil çayın marifetleri sadece kalp ve damarlarla sınırlı kalmıyor. Japonya kökenli bir başka bilimsel araştırma, düzenli yeşil çay tüketen yetişkinlerin beyin dokularında, zihinsel ve bilişsel gerilemenin en önemli işaretlerinden biri kabul edilen "beyaz madde lezyonlarına" çok daha az rastlandığını ortaya koydu.

Özellikle akşam yemeklerinden sonra alışkanlık haline getirilen kremalı, şekerli ya da alkollü içeceklerin yerini sade bir yeşil çayın alması, vücuda gereksiz şeker, alkol ve doymuş yağ girmesini engeller. Bilindiği üzere bu üç zararlı faktör, kolesterolün hızla yükselmesine zemin hazırlar. Kendi halinde tamamen şekersiz ve doğal olan yeşil çayı tüketirken dikkat edilmesi gereken en önemli detay ise hazır şişelenmiş olanlardan veya kahve dükkanlarında şuruplarla hazırlanan versiyonlarından uzak durmaktır; çünkü bu ürünler çok yüksek oranda ilave şeker barındırır. Amerikan Kalp Derneği’nin (AHA) verilerine göre, sağlıklı bir yaşam için günlük şeker tüketim sınırının kadınlarda 6 çay kaşığı, erkeklerde ise 9 çay kaşığı ile sınırlandırılması gerektiği unutulmamalıdır.

Yeşil çay, kolesterol yönetimi üzerinde ne kadar güçlü ve kanıtlanmış etkilere sahip olsa da tek başına LDL seviyelerini tamamen düşürmek için sihirli bir değnek değildir. En yüksek verimi alabilmek için bu şifalı içecek; çözünebilir lifler ve doymamış sağlıklı yağlar açısından zengin bir beslenme programıyla kombine edilmelidir. Kötü kolesterolü tamamen kontrol altında tutabilmek; gün içinde aktif kalmayı, düzenli egzersiz yapmayı ve kaliteli bir uyku düzenine sahip olmayı da kapsayan bütünsel bir yaşam tarzı değişikliği gerektirir.

