Evlenmek için kilo almaları gerekiyor! Tek şart bu: Günde 16 bin kaloriye kadar çıkıyorlar, zayıf olmak bir 'utanç'

Dünyanın büyük bir kısmında "zayıflık" ideal güzelliğin anahtarı sayılırken, Batı Afrika’nın derinliklerinde, Moritanya’da bu kurallar tam tersine işliyor. Burada kilo sadece bir dış görünüş tercihi değil, aynı zamanda yüksek bir sosyal statünün, zenginliğin ve "makul" bir kadın olmanın en büyük nişanı olarak değerlendiriliyor. Peki, bu geleneğin ardındaki neden ne? Kadınların zorlandığı güzellik standartları dünya genelinde nasıl işliyor?

Moritanya toplumunda kilolu olmak, estetik bir kaygıdan ziyade "bakılabilir olmak" ile eşdeğer tutuluyor. Bu kültürel anlayışa göre, bir kadın ne kadar heybetliyse, ailesi o kadar varlıklı, eş adayı ise o kadar güçlü kabul ediliyor. Bu yüzden genç kızlar, çocukluk yaşlarından itibaren toplumda kabul görmek ve iyi bir evlilik yapabilmek adına adeta bir "kalori bombardımanına" zorlanıyor. Öyle ki, bir genç kızın günlük kalori alımı bazen şaşırtıcı bir rakam olan 16 bine kadar ulaşabiliyor.

Moritanya’da kadınları evliliğe hazırlamak için uygulanan bu zorla besleme geleneğine "Leblouh" adı veriliyor. Bu uygulama aslında ülkenin yaşadığı ekonomik zorluklar ve fakirlikle paradoksal bir bağ kuruyor.
İnanışın özü "şişman kadın, iyi beslenmiş ve bakılmış kadındır" düşüncesine dayanıyor. Bir erkeğin eşinin kilolu olması, o erkeğin ailesini doyuracak kadar parası ve gücü olduğunun kanıtı sayılıyor. Zayıf bir kız çocuğu, ailesi için "ona bakamadılar" imajı yarattığından büyük bir utanç kaynağı olarak görülebiliyor.

Geleneksel olarak kızlar, keçi sütü, zeytinyağına bandırılmış ekmekler, kuskus ve bolca keçi etiyle besleniyor. Her ne kadar basit veya eğlenceli gibi görülse de bu süreç sanıldığı kadar masum değil. Leblouh, kadınların üzerinde hem fiziksel hem de psikolojik devasa bir baskı yaratıyor.

Hareket kabiliyetinin kısıtlanması, kalp-damar hastalıkları ve aşırı kilonun getirdiği kronik sorunlar hayatı tehdit ediyor. Zorla beslenme, genç kızlarda özgüven kaybına ve ciddi yeme bozukluklarına da yol açabiliyor.
Bölgede son yıllarda doğal gıdaların yanı sıra, hızla kilo almak için hayvanlar üzerinde kullanılan steroid haplarının da yaygınlaştığı biliniyor.

Bu gelenek sadece sağlığı değil, aile ekonomisini de sarsıyor. Bölgede artan kuraklık nedeniyle tahıl ve hayvan kıtlığı yaşanırken, aileler kızlarını "standartlara uygun" şekilde besleyebilmek için ellerindeki son inekleri veya develeri satmak zorunda kalabiliyor. Bu durum, bölgedeki fakirliği daha da artırıyor.

Dünyanın bir ucunda yaşanan bu gerçekler şaşırtıcı görünse de modern dünyada da aslında durum farklı değil. Özellikle günümüzde zayıflık, model vücuduna sahip olma, kıvrımlar, düşük yağ oranı, kusursuz burun, dolgun dudaklar gibi dayatılan pek çok algı bulunuyor. Bu algılara uygun olmayan ve toplumsal güzellik standartlarının dışında kalan kişilerin ise özgüveni zedeleniyor. Sosyal medya ile birlikte artan 'yetersizlik hissi' en çok ergenlerin psikolojisini bozuyor. Kadın bedeni üzerinden yapılan bu dayatmalar pek çok kadının egosunu ve iç benliğini zedeleyerek psikolojik olarak yıpranmasına ve kendisini yetersiz görmesine neden oluyor.

Yüzyıllar boyunca güzellik standartlarının ülkeden ülkeye, nesilden nesile değiştiği biliniyor. Kimi yerde zayıflık, kimi yerde ise Moritanya’da olduğu gibi aşırı kilo bir "zorunluluk" olarak dayatılıyor. Gerçek şu ki toplumların belirlediği bu kalıplar çoğu zaman bireyin mutluluğundan ve sağlığından çalıyor.

Her toplumun kendine göre bir "ideal" tanımı olsa da hiçbir kalıp sizin sağlığınızdan ve ruhsal huzurunuzdan daha değerli değildir. En büyük güzelliğin bir insanın kendisini olduğu gibi kabul edip sevmesiyle başladığını unutmamak gerekiyor.