Galatasaray'ın başarısının sırrını açıkladı! 'Kaliteli kadro tek başına yetmez, takım olmak gerekir'

Galatasaray, UEFA Şampiyonlar Ligi’nde çeyrek finale yaklaşırken Süper Lig’de de zirvedeki yerini sağlamlaştırdı. Okan Buruk yönetimindeki Sarı-Kırmızılılar’ın son haftalardaki yükselen performansını FANATİK yazarı Metin Karabaş köşe yazısında mercek altına aldı.

Süper Lig'de son haftalara girilirken Galatasaray vitesi 5'e takmış durumda. Son 3 sezonun şampiyonu olan ve Okan Buruk'un takımın başına geçmesinin ardından her geçen sene başarılarına bir yenisini daha ekleyen Sarı Kırmızılılar'da moraller yerinde.

Şampiyonlar Ligi'nde de çeyrek finale bir adım uzakta olan bu sezon Avrupa arenasında da tüm dünyanın gözünün üzerinde olduğu Galatasaray'da başarı endeksi her geçen gün yükseliyor.

Ligde de en yakın rakibi Fenerbahçe ile puan farkını 7'ye yükselten nispeten zorlu fikstürde fire vermeyen Galatasaray'da başarının sırrı büyük merak konusu olmuştu. FANATİK yazarı Metin Karabaş, Sarı Kırmızılılar'ın başarısının nedenlerini köşe yazısında ele aldı.
İşte yazının tamamı:

Başakşehir’i 3-0 yenerek en yakın iki takipçisi ile puan farkını yediye çıkartan Galatasaray, şampiyonluk yolunda çok büyük bir avantaj yakaladı. Son derece zorlu bir fikstürden geçen Sarı-Kırmızılılar'ın maç trafiğine bakılınca aslında bu süreçte rakipleri ile aradaki farkın kapanması sürpriz sayılmazdı.

Fakat Okan Buruk’un takımı bu döneme son derece formada ve konsantre girdi. Mücadele ettiği her kulvarda rakip ayırt etmeksizin aynı ciddiyeti ve güçlü oyununu sahaya yansıtan Galatasaray, bileğinin kolay kolay bükülmeyeceğinin mesajını verdi.
Tabii ki bu durumda güçlü ve derin bir kadronun kurulmuş olmasının payı büyük. Ama kaliteli ve geniş bir kadroya sahip olmanız her zaman hedefinize ulaşacağınızı göstermez. Zirveye çıkmak ve orada kalabilmek için bir takım olmanız gerekir. Bunun için de hem teknik heyete hem de futbolculara önemli görevler düşüyor. Özellikle de yıldız oyunculara...
Okan Buruk forma adaletini sağlayarak tüm takımın güvenini sağlamış durumda. Yedek kulübesinde forma şansı bekleyen kariyerli oyuncular da Buruk’un kararlarına saygı duyup sırasını beklemeyi kabul etmiş durumda. Belki de başarının en büyük nedeni de bu.

Bununla beraber kadronuzdaki yıldız isimlerin sorumluluk alması belirleyici unsurlardan biri. Osimhen, Sanchez, Barış Alper, Abdülkerim, Lemina, Torreria gibi oyunun kaderine direkt etki edebilecek kapasitedeki isimlerin maç ayırt etmeksizin kazanmak için sahaya her şeylerini koyması Buruk’un işini bir hayli kolaylaştırıyor.

Gerek Şampiyonlar Ligi, gerek Süper Lig, gerekse de Türkiye Kupası’nda galibiyete doymayan, hep daha iyisini isteyen Sarı-Kırmızılar'ın başarılı olması aslında son derece olağan bir durum. Başakşehir maçındaki bir görüntü adeta her şeyi özetler nitelikteydi.

Takıma ara transfer döneminde katılan Nhaga’nın golü sonrası farkı üçe çıkartan Galatasaray’ın gol sevinci, takım içerisindeki bağın, sevgi ortamının ve birlikte oynamaktan ne kadar keyif alındığının ispatı gibiydi. Genç oyuncunun gol sonrası kenara koşup Lemina, Singo ve Osimhen ile yapmış olduğu dans, Galatasaray'ın neden başarılı olduğunu gösteriyor.
Bu dans belki de şampiyonluk dansı olacak. Bir takımda forma adaleti, kaliteli kadro ve bir aile ortamı varsa başarılı olmak hiç de zor olmuyor.