Gemilerde salgın kabusu! Hantavirüs bitti norovirüs patladı: Hangisi daha tehlikeli?

Dünya genelinde gemilerde art arda görülen salgınlara bir yenisi eklendi. Hantavirüsün ardından bu kez Norovirüs paniği Bordeaux Limanı’nda bin 700 kişiyi karantinaya aldırdı. 90 yaşındaki bir yolcunun hayatını kaybetmesiyle derinleşen kriz sonrası uzmanlar, özellikle kapalı ve kalabalık ortamlarda hijyenin hayati önemine dikkat çekiyor. Acil Tıp Uzmanı Prof. Dr. Başar Cander, son dönemde artan bu sağlık zafiyetlerinin nedenlerini ve viral salgınların stratejik risklerini değerlendirdi.

Beyza ERDOĞAN
beyza.erdogan@posta.com.tr
beyza.erdogan@posta.com.tr
Geçtiğimiz günlerde Arjantin'den hareket eden 'MV Hondius' gemisinde ortaya çıkan ve 3 kişinin ölümüne yol açan hantavirüs dünya genelinde gündem olmuştu. Bu virüsün ardından bu kez de norovirüs kabusu baş gösterdi. Fransa’nın Bordeaux Limanı’na yanaşan kruvaziyer gemisinde ortaya çıkan norovirüs şüphesi nedeniyle bin 700’den fazla yolcu ve mürettebat karantinaya alındı.
Fransız yetkililer tarafından gerçekleştirilen açıklamada Bordeaux Limanı’na yanaşan bir kruvaziyer gemisinde norovirüs şüphesi ile bir yolcunun hayatını kaybettiği dile getirildi. Çok sayıda kişide semptomların görülmesi üzerine ise 1700'den fazla yolcu ve mürettebatın içerisinde yer aldığı gemide karantina önlemleri uygulanmaya başlandı.

Ambition isimli kruvaziyer gemisi yolculuğuna 6 Mayıs'ta İskoçya'nın Shetland Adaları’ndan yola çıkarak başlamıştı. Belfast, Liverpool ve Brest limanlarını ziyaret ettikten sonra Fransa'nın Bordeaux Limanı'na yanaşan gemideki mürettebatın büyük bir çoğunluğunu İngiliz ve İrlandalı yolcular oluşturuyordu.
90 yaşındaki bir yolcunun norovirüs şüphesiyle hayatını kaybetmesi ve yaklaşık 50 kişide kusma ve ishal gibi norovirüsün en yaygın semptomlarının görülmesi sonucunda gemide acil durum ilan edildi. Norovirüsün son derece bulaşıcı bir gastroenterit türü olduğu biliniyor.

Hantavirüs de ilk olarak 'MV Hondius' adlı gemide görülmüş ve dünya üzerinde bir tedirginlik yaratarak kafaları karıştırmıştı. Yaşanan bu olay akıllara 'yine gemi yine bir salgın' düşüncesini de getirmiş durumda. Peki, son dönemlerde gemilerde görülen bu sağlık zafiyetlerinin nedeni ne? Norovirüs ne kadar tehlikeli? Konuya ilişkin tüm merak edilenleri Acil Tıp Uzmanı Prof. Başar Cander'e sorduk.
İşte konunun uzmanından norovirüs salgını, bulaşma yolları ve korunma yöntemlerine dair kritik değerlendirmeler...
YENİ BİR TEHDİT DEĞİL, ESKİ BİR TANIDIK
Halk arasında "mide gribi" olarak da bilinen Norovirüs, aslında sandığımızdan çok daha yaygın bir ishal nedeni. Uzman isim, virüsün genel karakterini şu sözlerle açıklıyor:
"Norovirüs aslında ishal yapan, gastroenterit veya işte gastrointestinal sistemi etki eden bir virüs. Çok yaygın bir ishal sebebi yani yeni bir virüs değil bu. Erişkinlerde ve çocuklarda çok görülebiliyor. Virüslerden kaynaklı ishal salgınlarının neredeyse yüzde50'den fazlasından sorumlu, birçoğundan sorumlu. Dolayısıyla aslında yeni bir durum yok ancak bu gemide bir salgın durumu var, bir kişi hayatını kaybettiği için ve bu insandan insana da bulaşabilen bir virüs olduğu için tedbirli davranmak adına hem hastalığın tespiti hem de diğer insanlara bulaşmasını engellemek amacıyla böyle bir operasyon düşünülmüş."

YAYILIM HIZI BU ALANLARDA ARTIYOR!
Virüsün yayılım hızı, özellikle kalabalık ve kapalı ortamlarda katlanarak artıyor. Bulaşmanın ana mekanizması ise doğrudan hijyen alışkanlıklarıyla ilgili. Prof. Dr. Cander konuyla ilgili olarak şöyle konuştu:
"Norovirüs en yaygın olarak ağız ve dışkı yoluyla ve kusmuklarla, yani gastrointestinal sistem içeriğiyle bulaşan bir şey ve zaten gastrointestinal sistem hastalığı yapıyor. Ancak tabii ki hani göçmen kamplarında, hastanelerde, okullarda, restoranlarda ortak alan kullanımlarında birbirine bulaşma çok daha yaygın olabiliyor. Gemiler de böyle, askeri birlikler vesaire. Yani eğer ortak alan kullanıyorsanız bulaşma daha fazla oluyor. Yani insan dışkısı veya insan kusmuğu bulaşmanın ana sebebi. Tabii burada bulaşmayı engellemede hijyen çok önem kazanıyor."

GEMİLERDE SALGINLARIN ÇIKIŞI NEDEN YAYGINLAŞTI?
Lüks yolcu gemilerinde yaşanan salgınlar, dezenfeksiyon süreçlerinin sorgulanmasına neden oluyor. Prof. Dr. Başar Cander'e göre bu tür alanlarda "sıfır hata" ile çalışılması şart:
"Şimdi özellikle bu gemilerde bu haberler çıkıyor, tabii bunlar kapalı ortamlar. Aslında çok lüks gemiler ama tabii ki bu gemilerde hani normal koşullar dışında kısıtlı alanlar var ve insanlar o alanları sürekli kullanmak durumundalar. Dolayısıyla hijyen kurallarının çok daha dikkatli uygulanması gerekiyor ki bundan önceki mesela yani gemilerde fare ile bulaş yaşanan birinin olması oldukça sürpriz. Tabii yine burada da nörovirüs ve tahminen hijyen koşullarından kaynaklanan bir salgının oluşması da yine bu soru işaretlerini de gündeme getiriyor. Dezenfeksiyon yöntemlerinin ve hijyen şartlarının mutlaka gözden geçirilmesi ve bunun için özel tedbirler alınması gerekiyor."

HANTAVİRÜS MÜ YOKSA NOROVİRÜS MÜ DAHA TEHLİKELİ?
Paniğe yol açan bir diğer isim olan Hantavirüs ile Norovirüs sıklıkla karıştırılsa da uzman isim yayılım ve risk açısından birbirlerinden oldukça farklı olduklarına dikkat çekiyor. Peki, bu iki virüs arasındaki en temel fark ne, hangisi daha tehlikeli? Cander, iki virüsü şu şekilde kıyaslıyor:
"Hantavirüs insanların insana bulaşması oldukça zor. Yani onun bulaşma yöntemi farklı. İşte fare dışkısıyla, salyasıyla, havalanan tozla solunum sistemine girmesi, bu yüzden böyle hani pandemi yapacak veya bir insandan insana bulaşması ve salgın haline dönüşmesi pek beklenen bir şey değil. Hantavirüsün özellikle bizim ülkemizde görülen, ateş ve böbrek yetmezliğine sebep olan şekli ağır seyretmekle birlikte ölümcül değil. Dolayısıyla hantavirüsün salgın ve insan hayatını tehdit etmesi yönünden daha stabil bir virüs olduğunu söyleyebiliriz. Ancak eğer ABD'de daha çok görülen çeşidiyse burada mortalite çok yüksek. Yani hantavirüsün akciğer tutulumu yapan kısmı mortalitesi yani ölüm oranları yüzde 30-40'lara varıyor. O çok ciddi bir risk."

Hastalığın şiddeti ve kimler için daha tehlikeli olduğu konusunda ise uzman isim, şu uyarılarda bulunuyor:
"Norovirüs ise insandan insana bulaşması, ağız ve dışkı yoluyla bulaşması yönünden çok ciddi salgınlar yapabiliyor. Nitekim gemide de herkes birbirine bulaştırmıştı. Dikkat ederseniz önceki olayda sadece iki üç kişiyle sınırlı kalmıştı hastalık ama burada elli yüz kişiye hemen bulaşmış durumda. Dolayısıyla hani bulaşıcılık açısından nörovirüs çok daha bulaşıcı ama sonuçta bir ishal yapıyor. Burada gemide hayatını kaybeden kişi de yani yüksek risk faktörü olan dehidrasyona gücü yetmeyen sınıf. Yani bunlar kimlerdir? Çocuklar veya yaşlılardır. Çocuklarda ishal çok ciddi risk problemi oluşturabiliyor, ölümlere sebep olabiliyor. Yine yaşlılar bu sıvı kaybına tahammül edemediklerinden nörovirüs bunlarda çok daha riskli olabiliyor."

NOROVİRÜSE KARŞI EN GÜÇLÜ SİLAH
Hastalıkların ortaya çıkışı sonrası ilk akla gelen onlardan nasıl korunacağımız oluyor. Uzman isim norovirüse karşı karmaşık tıbbi yöntemlerden ziyade, en etkili korunma yönteminin basit bir alışkanlık olduğu vurguladı:
"Norovirüsten korunmanın anahtarı el temizliği, hijyen. Çünkü ağız ve dışkı yoluyla bulaştığı için zaten el aracılığıyla olacaktır bu. O yüzden özellikle tuvaletten sonraki hijyen burada belirleyici. Yani mutlaka bu konuda biraz daha dikkat ederek sabunla elin yıkanması, ondan sonra hijyen kurallarına daha çok uyulması anahtar görünüyor. Çünkü dışkı-ağız yoluyla olan bulaşmaları kontrol altına almak daha kolaydır, sadece temizlik sağlanarak bunlar kontrol altına alınabilir. Hijyen çok önemli, temizlik çok önemli ve insanların bu kurallara dikkat etmesi çok önemli."

'BİYOLOJİK SAVAŞLARIN YAPILMASINA KAPI AÇIYOR'
Modern dünyada viral salgınların neden arttığına ve bu durumun küresel güvenlikle olan bağına değinen Acil Tıp Uzmanı Prof. Başar Cander, konuya farklı bir perspektif getirerek 'biyolojik savaş' tehdidine de dikkat çekti ve sözlerini şu şekilde noktaladı:
"Covid-19'dan ve öncesi de var tabii böyle viral salgınlar hep gündemimizde son yıllarda. Gerçekten insan hayatını çok etkileyebiliyor, pandemi aşamasına gelebiliyor. Dolayısıyla bu viral olanlar özellikle, mesela bunlar arasında pek bakteriyel göremiyoruz son dönemlerde. Çünkü bakteriyel olanların antibiyotiklerle kontrol altına alınması, tedavi edilmesi çok daha kolay sağlanabilir ama viral olan pandemiler hep gündemimizde olabilir. Bunun dışında viral salgınlar işte burada gördüğümüz gibi hep gündemimizde olabilir. Tıbbi yönü ayrı bir de bunun stratejik olarak değerlendirilmesi gerekiyor. Çünkü gerçekten biyolojik savaşların da virüsler aracılığıyla yapılmasına kapı açılmış oluyor."