Görenler Türkiye'de olduğuna inanmıyor! Sivas'ın saklı cenneti ve mutlaka görülmesi gereken 6 yeri
Anadolu’nun en köklü medeniyetlerine ev sahipliği yapan Sivas, sadece tarihi mirasıyla değil, keşfedilmeyi bekleyen doğa harikalarıyla da seyahatseverleri büyülemeye devam ediyor. Selçuklu mimarisinin zirve noktalarından, turkuaz rengiyle akılları baştan alan doğa mucizelerine kadar bu şehir adeta bir açık hava müzesi. Şehri ziyaret ettiğinizde mutlaka görmeniz gereken, rehber kitaplarda ilk sırada yer alan o ikonik yerleri listeledik.

Anadolu’nun en köklü medeniyetlerine ev sahipliği yapan Sivas, sadece tarihi mirasıyla değil, keşfedilmeyi bekleyen doğa harikalarıyla da seyahatseverleri büyülemeye devam ediyor. Selçuklu mimarisinin zirve noktalarından, turkuaz rengiyle akılları baştan alan doğa mucizelerine kadar bu şehir adeta bir açık hava müzesi. Şehri ziyaret ettiğinizde mutlaka görmeniz gereken, rehber kitaplarda ilk sırada yer alan o ikonik yerleri listeledik.

Kültür turizminin parlayan yıldızı Sivas, bünyesinde barındırdığı UNESCO tescilli eserlerden, adeta bir Maldivler havası sunan berrak göllerine kadar ziyaretçilerine unutulmaz bir seyahat deneyimi vadediyor. Yolunuz Sivas’a düştüğünde sıradan bir tatilin çok ötesine geçmek ve büyüleyici bir keşif turuna çıkmak istiyorsanız, listemizdeki bu 6 özel adresi ajandanıza kesinlikle not etmelisiniz.

Sivas denildiğinde akla ilk gelen ve dünya mimarlık tarihinin en nadide eserlerinden biri olan Divriği Ulu Camii, UNESCO Dünya Miras Listesi'nde yer alıyor. Mengücekliler döneminde inşa edilen bu başyapıt, taş işçiliğindeki asimetrik ve eşsiz motifleriyle tanınır. En dikkat çekici özelliklerinden biri ise güneş ışınlarının geliş açısına göre kapılarında beliren, namaz kılan insan silüeti şeklindeki gölgelerdir. "Anadolu’nun Elhamrası" olarak anılan bu yapıyı görmeden Sivas turunuzu tamamlamış sayılmazsınız.

Gürün ilçesinde yer alan Gökpınar Gölü, adını suyunun sahip olduğu o büyüleyici turkuaz renginden alıyor. Doğal bir akvaryumu andıran gölün suyu o kadar berraktır ki, metrelerce derinlikteki zemin bile çıplak gözle net bir şekilde izlenebilir. Çevresindeki mesire alanları, yürüyüş yolları ve dalış turizmi imkanlarıyla hem doğayla baş başa kalmak hem de unutulmaz fotoğraflar çekilmek isteyenlerin Sivas'taki bir numaralı kaçış noktasıdır.

Sivas kent meydanının en görkemli yapılarından biri olan Çifte Minareli Medrese, İlhanlılar döneminde inşa edilmiştir. Günümüze sadece muazzam taç kapısı ve üzerindeki çini süslemeli iki adet tuğla minaresi ulaşmış olsa da, bu haliyle bile Selçuklu mimari estetiğinin gücünü gözler önüne serer. Gece ışıklandırmasıyla birlikte meydanda adeta görsel bir şölen sunan medrese, Sivas hatıra fotoğraflarının vazgeçilmez arka planıdır.

Çifte Minareli Medrese'nin hemen karşısında yer alan Buruciye Medresesi, 1271 yılında Anadolu Selçuklu Sultanı III. Gıyaseddin Keyhüsrev döneminde yaptırılmıştır. Kusursuz bir simetriye sahip olan açık avlulu bu medrese, döneminin fizik, kimya ve astronomi gibi pozitif bilimlerinin okutulduğu en önemli merkezlerindendi. Günümüzde içindeki huzurlu çay bahçesinde oturup tarihi atmosferi soluyabileceğiniz keyifli bir dinlenme noktasıdır.

Sivas merkeze yaklaşık 35 kilometre mesafede bulunan Hafik Gölü (Büyük Göl), karstik yapıya sahip bir doğa harikasıdır. Göçmen kuşların uğrak noktası olan bu göl, doğa gözlemcileri ve amatör balıkçılar için harika bir ortam sunar. Göl kenarında yer alan tesislerde Sivas’ın temiz havası eşliğinde kahvaltı yapabilir veya gün batımının göl yüzeyinde oluşturduğu eşsiz yansımaları seyredebilirsiniz.

Zara ilçesine bağlı Canova köyü yakınlarında bulunan bu göller, yeşil ve mavi tonların iç içe geçtiği saklı bir cennettir. Karstik çöküntüler sonucu oluşan Canova Gölleri, el değmemiş doğası ve büyüleyici manzarasıyla özellikle kamp tutkunlarının ve doğa yürüyüşçülerinin yeni gözdesi haline gelmiştir. Kitle turizminden uzak, sessiz ve dingin bir keşif arayan gezginler için mutlaka rotaya eklenmesi gereken bir yerdir.

