Gözler Merkez Bankası'nda: Faizde indirim ne zaman başlar? Fon ve mevduatı etkileyecek

Enflasyon haziran ayında yüzde 1’in altına gerileyince gözler Merkez Bankası’na çevrildi. Enflasyondaki düşüşe rağmen Merkez’in 23 Temmuz’daki toplantısında faiz indirmesi beklenmiyor. Peki faizler ne zaman inmeye başlayacak? İndirim önce fonlama faizinde mi başlar? Bu durumda mevduat ve fon getirileri nasıl değişir? İşte detaylar...

BİLAL EMİN TURAN / POSTA
Merkez Bankası, geçen yıl enflasyondaki gerilemeyle birlikte 1 hafta vadeli repo ihale faizini (politika faizi) yüzde 47.5’ten yüzde 38’e kadar düşürmüştü. Hemen bu yılın başında faiz indirimi devam etmiş ve 23 Ocak’ta politika faizi yüzde 37’ye gerilemişti.
Ancak şubatta açıklanan yılın ilk enflasyon verisi yüzde 4.84 gelince ve 28 Şubat’ta ABD ile İsrail İran’a saldırınca Merkez Bankası frene bastı. 12 Mart, 22 Nisan ve 11 Haziran’daki para politikası kurulu toplantılarında faiz sabit kaldı.

Merkez Bankası, İran savaşından sonra TL’nin cazibesini artırmak ve enflasyonla mücadeleyi desteklemek için kritik bir adım daha attı. Bu kapsamda 1 hafta vadeli repo ihalelerine geçici olarak ara verdi. Böylece piyasadaki fonlama maliyetini yükseldi.
Yani Merkez, 1 Mart’tan bu yana haftalık repo ihalesi açmayarak sistemi yüzde 40’lık gecelik borç verme faizinden fonluyor. Dolayısıyla paranın maliyeti yani mevduat faizleri ile para piyasası fonlarının getirileri yüzde 37’lik politika faizine göre değil yüzde 40’lık borç verme faizine göre şekilleniyor.

Peki politika faizinde yakın vadede bir indirim bekleniyor mu?
Uluslararası kurumlar en az 3 ay daha yüzde 37’lik politika faizinde bir indirim beklemiyor. Bu tahminlere göre en erken indirim eylül, ekim veya aralıkta yapılabilir.
Ama Merkez Bankası, 1 hafta vadeli repo ihalelerine başlarsa bu durumda yüzde 40’lık fonlama faizi kademeli olarak yüzde 38-37’ye inebilir. Bu şekilde aslında faiz düşmeden paranın maliyeti azalmış olur. Haliyle vadeli mevduat ile kredi faizlerinde bir miktar gevşeme de yaşanabilir.


Altın yatırımcısının son dönemde yüzü gülmüyor. Dolar/TL’de aylık artış yüzde 1.7-1.8 aralığında. Borsa ise 14 bin puanın üzerinde tutunma çabası veriyor ama yükselişler sınırlı kalıyor. Faizlerin 2-3 ay daha bu seviyelerde kalacak olması da borsayı frenliyor. İşte böyle bir ortamda macera aramak istemeyen tasarruf sahipleri paralarını ya günlük para piyasası fonlarına ya da 32 günlük TL vadeli mevduata yatırıyor.
Faiz hassasiyeti olanlar da son dönemde mevduat kadar getiri sağlayan para piyasası TL katım fonları ile katılım hesaplarına ilgi gösteriyor. Bireylerin vadeli hesaplardaki toplam parası 8 trilyon liraya dayanırken, şirketler de vadelide 6.1 trilyon lira tutuyor.

Bankaların faiz fiyatlandırmalarına bakıldığında gelecek 3 ayda, bir başka deyişle 92-100 gün arası faizde bir indirim fiyatlanmıyor. Normalde faiz ineceği zaman bankalar uzun vadeli mevduatta faizi düşük tutar. Fakat şimdi 92 gün (3 ay) vadeli hesap açıldığında 32 gün vadeli için sunulan teklifle aynı faiz (yüzde 42-42.5 gibi) sunuluyor.
Bu da bankaların yakın vadede sürpriz bir faiz indirimi beklemediğine, parasal sıkılığın devam edeceğine işaret ediyor. Öte yandan, 181-184 gün (6 ay) vadeli hesaplar için yüzde 26-38 aralığında faiz teklif ediliyor.

Milyonlarca vatandaş parasını günlük para piyasası fonlarında, katılım fonlarında veya vadeli mevduatta tutuyor. Politika faizinin yüzde 37 olduğu bir ortamda fonlama maliyeti yüzde 40’a ulaşınca, bankalar 32 günlük standart vadeli mevduat için yüzde 42-43 faiz ödüyor.
Bir de TL’nin toplam mevduat içindeki payı yüzde 60’ın altında olan bankalar ilave maliyetlerle karşılaşıyor. Dolayısıyla bu hedefin de etkisiyle birçok banka yüzde 40’ın üzerinde mevduat faizi ödüyor.

GÖZLER 23 TEMMUZ'DA
Gecelik fonlama faizi yüzde 40’tan kademeli olarak yüzde 39 veya yüzde 38’e gerilerse biz aynı oranda fon ve mevduat getirilerinin de düştüğünü göreceğiz. Merkez Bankası’nın 23 Temmuz’daki toplantısında politika faizinde indirim öngörülmüyor. Ancak o toplantıda repo ihalelerinin tekrar başlayacağı yönünde karar çıkarsa, gecelik fonlama faizinde geri çekilmeleri görebiliriz. Bunu da her gün güncellenen Türk Lirası Gecelik Referans Faiz Oranı (TLREF) Endeksi’nden anlayabiliriz. TLREF dün yüzde 39.99’du.
FONLARI HEMEN ETKİLER
TLREF’teki düşüş hemen günlük para piyasası fonlarında kendini gösterir. Dolayısıyla TLREF’in günlük takip edilmesi faiz kazancı açısından yol gösterici oluyor. Eğer TLREF yüzde 39’lara doğru sarkarsa, günlük yüzde 0.10’un üzerinde olan para piyasası fonlarının getirileri bu seviyenin altına doğru gevşeyebilir. 32 günlük vadeli mevduat getirilerinde de yüzde 42’lerden yüzde 40’lara doğru hafif bir çekilme yaşanabilir. Bu gerilemeye rağmen TL faiz getirilerinin, yüzde 26-31 arasında tahmin edilen yılsonu enflasyonundan yüksek olacağını söyleyebiliriz.

Yabancı finans kuruluşları, haziran enflasyon verilerinin ardından faiz tahminlerini açıkladı.
Goldman Sachs, 2026’nın dördüncü çeyreğine kadar faiz indirimi beklemiyor. Commerzbank da mevcut enflasyon görünümünün faiz indirimini desteklemediğini vurguladı.
Citi ise yıl sonunda politika faizinin yüzde 35 civarında olacağını tahmin ediyor. Aynı şekilde Deutsche Bank da yıl sonu politika faizini yüzde 35 olarak öngörüyor. Yani yılın geri kalan 6 ayında politika faizinde sadece 2 puanlık indirim tahmini bulunuyor.

100 bin lirasını 3 ay (92 gün) vadelide mevduatta tutan bir kişi yüzde 8.73’lük net getiri elde ederek parasını 108 bin 733 liraya çıkarabilir.
Aynı parayı fonlarda tutanlar da yaklaşık yüzde 7.90 net getiri sağlayarak 100 bin lirasını 107 bin 901 liraya yükseltebilir. Yıl sonuna kadar da yüzde 17-18 bileşik getiri elde etmek mümkün olabilir.