Halit Akçatepe'nin kızı Ebru Akçatepe Bozatlı: 'Yeşilçam'ın sırları babamla birlikte gitti'

Sinan Özedincik ve Merve Yurtyapan'ın sunumuyla ekrana gelen 'Biz Bize'ye, Yonca Evcimik, Alper Kul, Serkan Çağrı ve Halit Akçatepe'nin kızı Ebru Akçatepe Bozatlı konuk oldu. Halit Akçatepe'nin kızı samimi açıklamalarda bulundu. İşte detaylar...

İşte Ebru Akçetepe'nin açıklamaları...
"13 Nisan'da Yeşilçam Ustalarına Saygı Gecelerini babam Halit Akçatepe anma gecesiyle başlatıyoruz. Babamla aynı sahnede filmde rol almış sanatçı dostlarının röportajlarından oluşan bir belgesel olacak. Sahnede iki can dostu var. Emel Sayın ve Nükhet Duru. Onlara klarnet virtüözü Serkan Çağrı eşlik edecek. Geceyi Erkan Kolçak Köstendil sunacak. Hadi Çaman'la Erkan komşularıymış. "Erkansız hiçbir turneye gitmem" demiş, turnelerden güzel anıları var."

"6 ay önce hem Atatürk Kültür Merkezi'nde hem de CSO Ada Ankara'da Genel Sanat Koordinatörü olarak göreve başladım. Okuduğum ve evlendiğim yer olan Viyana'da 32 sene sanat direktörlüğü yaptım. Viyana sanat kokan inanılmaz bir şehir. Babamın rahatsızlığıyla Türkiye'ye döndüm, onunla ilgilendim."

'SIR SAKLAMAYI ÇOK SEVERDİ!'
"Babamdan çok şey öğrendim hayata ve işime dair. İkiyüzlülükten, yalandan uzak durmamızı, paranın pulun esiri olmamamızı öğütlerdi. "Ne olursa olsun dürüstlükten vazgeçmeyin" derdi. Şımarıklıktan nefret ederdi. Hiçbir zaman şımarmadık. Dedikodu yapmayı hiç sevmezdi. Sır saklamayı çok severdi, müthiş bir sırdaştı. Sanat camiası bunu çok iyi bilir. Ben de o özellikleri almışım."

'GÜNDE 8-10 KAHVE İÇERDİ'
"Onun sayesinde 5 yaşında kahve yapmayı öğrendim. Türk kahvesini çok severdi, günde 8-10 kahve içerdi. Çok büyük miras bıraktı. Hayata bugün mizahi yönden güler yüzle olumlu bakabiliyorsam onun sayesinde..."

"Çok iyi dostumdu hem de çok iyi babaydı. İyi bir baba-kız ilişkimiz vardı. Lisede "Tiyatrocu olmak istiyorum" dedim babama. Aldı beni karşısına, "Hayatın boyunca tiyatro erkek arkadaşından, eşinden ve çocuklarından önce gelir. Eğer buna razıysan, ol" dedi. O gün karar verdim olmamaya. Tiyatrocu olmadım ama işin yönetici tarafında kaldım. Hiç pişmanlığım yok."

"Yeşilçam filmleri çok sıcak samimi olduğu için nesilden nesle seviliyor. Türk toplumu onları çok sevdiği halde hiç şımarmadılar ve bunu üstünlük olarak görmedik. Hepsini kalbimize gömdük. Ezbere biliniyor bütün replikler. Babamın filmlerini izlerken mutlu oluyorum ama hüzün doluyorum. Orada ama dokunamıyormuşum gibi. "Keşke yanımda olsaydı" dediğim zamanlar oluyor. Bugün olsa hemen kahvesini yapar, oturur anlatmaya başlardım. Zaten bir gün ona anlatacakmış gibi biriktirmeye devam ediyorum. Nur içinde yatsın."

"Viyana, Prag, Budapeşte ve son olarak Bodrum'da resim sergileri yaptım. Ama şu an çok yoğunum. Viyana'ya ilk gittiğim dönemde Türk toplumunu sanat dünyasına katmaya yönelik çalışmalarım oldu. 1989'da ilk Türk tiyatrosunu kurdum. 1992'de Viyana Kültür Merkezi'ni kurdum. Uluslararası birçok sanatçının o sahnede yer almasını sağladım. Türkiye'den bir çok sanatçıyı ağırladık orada. Babam 4 defa geldi. Erol Günaydın, Nejat Uygur, Nükhet Duru, Ara Güler, Müşfik Kenter, Yıldız Kenter gibi isimleri Viyana'daki halkla buluşturdum."