Hande Erçel yıllar sonra içini döktü! 'Hayat bana borçlu'

Özel hayatı ve yer aldığı projelere gündemden düşmeyen Hande Erçel, 4 yıllık aranın ardından katıldığı programda hayatıyla ilgili samimi açıklamalar yapı. Özel hayatıyla ilgili konuşan Erçel, aynı zamanda "Hayat bana borçlu gibi hissediyorum" sözleriyle dikkat çekti. hande Erçel'in röportajı kısa sürede sosyal medyada gündem olurken hayranlarından da güzel temennilerde bulundukları yorumlar yağdı.

Hakan Sabancı ile uzun süredir aşk yaşayan oyuncu Hande Erçel, sosyal medya paylaşımlarıyla adından söz ettirmeye devam ediyor. Yayınladığı pozlarla gündemden düşmeyen Hande Erçel, ABtalks adlı Youtube programına katılarak samimi açıklamalar yaptı. İlk kez bu kadar kendisinden bahseden Erçel, genç yaşta kaybettiği annesi ve çocukluğu hakkında da konuştu.

Güzel oyuncu "Sen kimsin?" sorusu üzerine "Ben kendimi tanımlayamıyorum. İnsanlar beni sana anlatsın isterim. Tam olarak ben de kendimi bilmiyorum, hangi Hande ya da. Çok fazla Hande var ama bunu ben dillendirmeyi tercih etmem insanlar dillendirsin insanlar anlatsın isterim" dedi.
Erçel konuşmasına, " Ben kimim bilmiyorum… Bir zamanlar kim olduğumu çok iyi biliyordum. Ama sonra beni ben yapan birçok şeyi kaybettim. Şimdi yeniden kendimi bulmaya çalışıyorum.” diye devam etti.
Erçel çocukluğunu üç kelimeyle anlat sorusuna "Neşeli, mutlu ve heyecanlı" cevabını verdi. Genç yaşta annesini kaybeden oyuncu, en güzel çocukluk anısını sorulduğunda annesinin sesinden bahsetti.
Erçel annesiyle ilgili şu ifadeleri kullandı: "Biz sitede yaşıyorduk. Site yuvarlak şekildeydi. Ortasında bir park vardı. Biz ablamla hep o parktaydık ve akşama kadar o parkta istediğimiz her şeyi yapıyorduk. Ve akşam saatinde annem camdan seslenirdi Hande Gamze hadi eve diye, ben hep annemin o sesini beklerdim eve girmek için. Ne zaman aklıma çocukluğum gelse en güzel anım bu olur. Bilirim ki annem orda ve bize sesleniyor."

Hayatında “değer vermek” kavramının çok özel bir yere sahip olduğunu vurgulayan Erçel, geçmişte kimseye kendini değersiz hissettirmemek için özel bir çaba gösterdiğini belirterek sözlerine şöyle devam etti: “Ben çocukken böyle bir duygu yaşamadım. Bu duyguyu bilmiyordum. Çok el üstünde büyütüldüm. Bu duyguyu sonradan yaşadım. Hayat bana değersiz hissettirdi. O yüzden artık çevremdeki kimseye bu duyguyu yaşatmak istemem.”
Erçel, "Güzellik önemli midir?" sorusuna da şu sözlerle cevap verdi: "Güzellik önemlidir. Ama sen istediğin kadar çabala istediğin kadar kendini kanıtlamaya çalış sana bakış açısı değişmiyor. Güzelsin ama senin için güzellik ne? İstediğin kadar güzel ol kalbinde kötülük varsa o güzellik görünmez. Güzelsin ama bu başarıyı getirmez. Başarı, senin hayallerine ne kadar yaklaştığınla ilgilidir. İnsanların sadece dış görünüşe bakması yıpratıcı.”

Çocuk sahibi olmak istediğini belirten Hande Erçel "Bu biraz korkutucu bir şey benim için ama istiyorum da. Benim o kadar kuvvetli bir bağım vardı ki annemle ben de benim canımdan kanımdan biriyle daha bu bağı kurmak isterim" dedi.

Annesini genç yaşta kanser nedeniyle kaybeden Hande Erçel, gözyaşlarına hakim olamadı. Erçel, "Başa çıkabildim mi bilmiyorum. Bu, yüzmeyi öğrendiğiniz bir deniz. Ve ben hâlâ o denizdeyim… Onunla yeniden kavuşacağım güne kadar yüzüyorum.” dedi.
Annesiyle geçirdiği son anıları anlatan Erçel, hastanede yaşadıklarını ve en unutamadığı anı anlatarak “Sezen Aksu’nun bir şarkısını açtım. O sırada başını çevirip bana baktı. Sessizce birlikte dinledik. Bu anıyı hep saklıyorum" ifadelerini kullandı.

Röportaj boyunca konuşmaktan çok hissetmeyi tercih ettiğini hissettiren Erçel, artık hayallerini gerçekleştirmeden paylaşmamaya karar verdiğini söyledi: “Konuştuğumda, bir şeyin olmayacağına inanmaya başladım. Enerjisini tükettiğimi hissediyorum. O yüzden artık sessiz kalmayı seçiyorum.”

Son rüyasından bahseden Hande Erçel "Ablamla bir okyanustayım böyle iskele gibi bir şey var ordan denize atladık. çizgi film yunusları gibi düşün ama yavru ikimize de birer tane yunus geldi sarılıyorum, o kadar güzel bir rüyaydı ki" şeklinde konuştu.

Uzun zamandır Hakan Sabancı ile aşk yaşayan Hande Erçel, aşkın hayatındaki yerini “en yüce duygu” olarak tanımladı, kendisini en çok besleyen duygu olduğunu belirterek “Ben derin aşık biriyim. Mavi’ye de, köpeklerime de, partnerime de aşığım. Aşk kalbimi dolduran bir şey. Diğer tüm duygulardan daha büyük.” dedi.
İlk görüşte aşka inanıp inanmadığı sorusuna ise, “Çekim başka bir şeydir. Aşk için saygı, güven gerekir. Süpermarkette birini görüp ‘Sana güveniyorum’ diyemezsin. Ama ilk görüşte aşık olabilirsin. Bu bir yolculuk.” cevabını verdi.

Şöhretin hayatına etkileri üzerine de konuşan Hande Erçel, kendini yeniden tanıma sürecinden bahsetti. Erçel, enerjilerin hayatındaki yönlendirici etkisini anlatarak “Bugün burada olmamız bile bir seçim. Enerjimin daha huzurlu olduğunu hissediyorum. Bu, annemin ardından kendimle geçirdiğim zamanın etkisi” dedi.
Yaşı hakkında konuşan Hande Erçel, “Kendimi 24 gibi hissetmek istesem de 30’lu yaşlarımı seviyorum. Hayat bana borçlu gibi geliyor ama minnettarım” şeklinde konuştu.

En sevdiği rengin “mavi” olduğunu söyleyen Erçel, bu tercihin derin anlamını şu sözlerle anlattı: “Mavi bana huzur veriyor. Annemi hatırlatıyor. Özgürlüğü çağrıştırıyor. Balık olmayı tercih ederdim sanırım. Deniz, sınırsız ve hâlâ keşfedilmemiş bir dünya gibi.” dedi.
Röportajın sonunda Hande Erçel’e “Kalbin dışarıda olsa, sana ne derdi?” sorusu soruldu. Erçel de “Yorgunum ama hâlâ yeni odalar açmaya, yeni çiçeklerle açmaya hazırım. Yeter demezdi Hande” ifadelerini kullandı.
Kendisini tek kelimeyle açıklaması istenen güzel oyuncu son olarak "Neşe" cevabını verdi. Erçel'in röportajı kısa sürede sosyal medyanın gündemine oturdu. Dünya çapında gündem olan videoya yorum yapan kullanıcılar "Annesinden bahsederken ağladım" ve "Hep mutlu ol" yorumları yağdı.