Haziran sonu tezgahlardan tamamen çekiliyor! Bir daha bu fiyata bulamayacaksınız: Kilosu 25 liraya kadar düştü
Sevilen o meyvede sezonun artık sonuna gelindi, haziran sonu itibarıyla her şey bitiyor. Ancak üretim merkezinden gelen fiyatlar ile büyük şehirlerdeki etiketler arasında tam bir uçurum var. İşte fırtınaların vurduğu üretimden, meyve suyu fabrikalarına uzanan o çarpıcı süreç ve fiyatların tavan yapma sebebi!

Sevilen o meyvede sezonun artık sonuna gelindi, haziran sonu itibarıyla her şey bitiyor. Ancak üretim merkezinden gelen fiyatlar ile büyük şehirlerdeki etiketler arasında tam bir uçurum var. İşte fırtınaların vurduğu üretimden, meyve suyu fabrikalarına uzanan o çarpıcı süreç ve fiyatların tavan yapma sebebi!

Antalya’nın dünyaca ünlü tarım merkezlerinden gelen son bilgiler, pazar ve market raflarındaki büyük bir fiyat dengesizliğini bir kez daha gözler önüne serdi. Antalya'da halde kilogram fiyatı 25 ila 30 lira arasında değişen çilek, ne yazık ki market raflarına ulaştığında 150 liraya kadar çıkan fiyatlardan alıcı buluyor.

Bölgenin en önemli üretim merkezlerinden biri olan Kadriye ve çevresindeki yaklaşık 6 bin dönümlük devasa bir alanda yetiştirilen çilekte, haziran ayının son günlerine kadar hasat işlemlerinin aralıksız sürmesi bekleniyor.

Serik ilçesine bağlı Kadriye Mahallesi ve çevresindeki geniş arazilerde çilek üretimi tüm hızıyla devam etse de bu sezon üreticiyi zorlayan pek çok etken yaşandı. Sezon boyunca etkili olan olumsuz hava koşulları nedeniyle genel rekoltede hissedilir bir düşüş meydana geldi. Ancak tarım paydaşlarının hamleleriyle üretim alanlarının her geçen yıl daha da genişlemesi sayesinde, toplamda elde edilen üretim miktarı bir şekilde geçen yılki seviyelere yakın bir oranda dengelendi.

Kış döneminde yaşanan yoğun yağış dalgasının çilek üretimi üzerindeki olumsuz etkilerine değinen bölge üreticilerinden Şaban Aksoy, durumun vahametini şu sözlerle aktardı:
"Geçen yıla kıyasla rekolte maalesef arzu ettiğimiz seviyenin altında kaldı. Bu durumun ortaya çıkmasındaki en büyük ve en önemli etkenler; yıl genelinde bir türlü durmak bilmeyen yoğun yağışlar, şiddetli fırtınalar ve bölgeyi vuran hortumlar oldu. Yaşanan bu olumsuz hava koşulları çilek üreticimizi gerçekten çok ciddi bir şekilde etkiledi. Fakat sevindirici olan şu ki, üretim yapılan alanların her geçen yıl istikrarlı bir şekilde artış göstermesi sayesinde, toplam bazdaki üretim miktarımız geçen yılın oranlarına yakın seviyelerde tutunmayı başardı."

Tüketicilerin en çok isyan ettiği konulardan biri olan yüksek fiyat farkına da açıklık getiren Şaban Aksoy, "Şu anki süreçte seralardan büyük bir emekle hasat edilen çileğin kilogramı halde 25 ila 30 lira arasında işlem görüyor. Buna karşın, büyük market zincirlerinde ya da tezgahlarda aynı çileği yaklaşık olarak 150 lira civarındaki fiyat etiketleriyle görmek mümkün oluyor. Yaz döneminin sıcak yüzünü göstermesiyle birlikte ürünlerin raf ömrünün ciddi şekilde kısalması ve çileğin yapısal olarak oldukça narin, çabuk bozulan bir ürün olması bu fiyatların böylesine yükselmesine doğrudan neden oluyor" ifadelerini kullandı.

Tüm zorluklara rağmen toplanan ürünlerin kalitesinden taviz verilmediğini vurgulayan üretici Şaban Aksoy, değerlendirmelerini şu sözlerle sürdürdü:
"Artık Antalya genelinde çilek sezonunun yavaş yavaş son dönemlerini, son virajını yaşıyoruz diyebiliriz. Ancak buna rağmen şu anda tarlalarda hala oldukça kaliteli ve lezzetli çileklerin hasadı yapılıyor. Bu özel dönemde elde edilen ürünlerin çok önemli bir kısmı, sanayi sektöründe işlenerek önümüzdeki sıcak yaz aylarında kullanılmak amacıyla titizlikle depolanıyor. Ürünlerin bir diğer büyük bölümü de meyve suyu fabrikalarına hammadde olarak gönderiliyor. Dolayısıyla şu an gerçekleştirdiğimiz üretimin çok büyük bir kısmı aslında doğrudan sofralık tüketim amacına hizmet etmiyor. Tam da bu süreçte İç Anadolu bölgesi gibi havası nispeten daha serin olan coğrafyalarda yetişen çilekler yavaş yavaş iç pazara girmeye başladı. Market raflarında karşılaştığımız o yüksek fiyatların en büyük sebeplerinden biri de aslında bu ürünlerin çok daha uzak bölgelerden lojistik olarak geliyor olmasıdır."

Gelecek sezonun hazırlıklarına da şimdiden başlandığının altını çizen Aksoy, çilek üretiminin arka planındaki hummalı çalışmayı şu cümlelerle özetledi: "Antalya'nın yüksek kesimleri ile çevre bölgelerinde; örneğin Elmalı'da, Korkuteli'nde ve Burdur'un Bucak ilçesinde çok ciddi fide üretim alanları bulunuyor. Buralarda yürütülen hummalı üretim süreçleri aslında doğrudan çilek meyvesi elde etmek için değil, tamamen yeni sezonun fidelerini yetiştirmek amacıyla gerçekleştiriliyor. Bu dağlık ve serin bölgelerde olgunlaşan nitelikli fideler, ağustos ayının sonu ya da eylül ayının hemen başında yeniden Antalya bölgesine getirilerek toprakla buluşturulacak. Böylelikle yeni sezonun o heyecan verici üretim süreci de resmi olarak başlamış olacak."

