Hepimiz severek kullanıyoruz ama Alzheimer ve kanserin en büyük sebebiymiş! Uzmanı deodorantlardaki gizli tehlikeye dikkat çekti

Özellikle yaz aylarında terleme ve koku problemleri ana gündemlerimiz arasında yer alır. Kötü kokuyu önlemek ve terlemeyi yavaşlatmak için pek çok kez deodorantlardan faydalanırız. Ancak yapılan araştırmalar ve uzman görüşlerine göre masum görünen deodorantlar aslında pek çok tehlike ile dolu. Dermatoloji Uzmanı Dr. Zahide Eriş, deodorantların kanser ve Alzheimer gibi hastalıklarla olan ilişkisini ve deodorant seçerken nelere dikkat edilmesi gerektiğini Posta.com.tr okurları için açıkladı. İşte detaylar...

Beyza Erdoğan - Posta.com.tr / Terlemek, kötü kokuyu ve rahatsızlık hissini de beraberinde getirir. Gün içerisinde yaptığımız aktivitelere, hava sıcaklığına, iç ve dış etkenlere ve hatta yediğimiz yiyeceğe göre dahi ter bezlerimiz aşırı çalışarak tepki gösterebilir. Terlemeyi önlemek ve kötü kokuyu durdurmak için ise sık sık deodorantlardan faydalanırız. Peki, deodorantlar ne kadar sağlıklı? Uzmanı bu ürünlerdeki gizli tehlikeye dikkat çekti.

İÇİNDEKİ ALÜMİNYUM GÖĞÜS KANSERİ SEBEBİ!
Deodorantlardaki alüminyum hücrelerde “kötü huylu dönüşüme” yol açabilmektedir. Alüminyum tuzları, bazı deodorantlarda bulunan bileşenlerden biridir. Hamster hücreleri üzerinde yapılan deneylerde, alüminyum tuzlarına maruz kalan hayvanların meme bezlerinin bu metali hızla emdiği gözlemlenmiştir. Sonuç olarak, bu hücrelerde 24 saat içinde genetik materyalde "genomik kararsızlık" oluştuğu, yani DNA'da yanlış eşleşmelerin yeterince tamir edilmediği bulunmuştur.

Dermatoloji Uzmanı Dr. Zahide Eriş, bu durumun, kanserojen maddelerin hücrelerde kötü huylu dönüşümlerine yol açabileceğini gösterdiğini belirtti. Uzman isim, “Bilim insanları "genomik kararsızlık" durumunun kanserojen maddelerin hücrelerde kötü huylu dönüşümlerde görüldüğünü belirterek, kesin bir dille alüminyumun göğüs kanserine neden olduğunu teyit etti. İsviçre ve İngiltere'de deodorantlar üzerinde yapılan bu çalışma, ilk kez kadınlardaki meme kanseri oranının artmasında çevresel bir kimyasalın etkili olduğunu ortaya çıkarması açısından önem taşımaktadır.” dedi ve sözlerine şu şekilde devam etti:

“Deodorantların içeriğinde bulunan bazı kimyasal maddeler, örneğin metil, etil, propil, benzil, butil paraben gibi maddeler, cilt tarafından emilebilir ve doğrudan kana karışabilir. Cildimize uyguladığımız ürünlerin geçirgenliği yüksek olduğunda, toksik ve kanserojen maddeler vücudumuza girebilir. Bu nedenle, koku verme amacıyla kullanılan metilen klorid, toluen, metil etil keton, etilen glikol gibi kimyasal maddelerden kaçınılması önerilmektedir.”

TER BEZLERİNİ TIKAYABİLİR!
Dr. Eriş, deodorantın ter bezleri üzerindeki etkilerine ise “İçinde alüminyum klorohidrat, alüminyum zirkonyum gibi maddeler bulunan deodorantlar, gözenekleri kapatır ve iltihaplı, hidradenitis supurativa isimli rahatsızlığa yol açabilir.” sözleri ile değindi.

ALZHEIMER TETİKÇİSİ OLABİLİR!
Dermatoloji Uzmanı Dr. Eriş, deodorant içerisindeki alimünyum tehdidine de ayrıca değindi. Uzman isim konu ile ilgili olarak, “Alimünyumun parenteral veya oral maruziyetlerden sonra beyin korteksinde, hipokampusta ve beyincikte birikebilir ve vücutta bazı proteinlerin yanlış katlanmasına ve birikip çökmesine neden olabilir. Yanlış katlanan ve biriken proteinler Alzheimer hastalığının temel patofizyolojik mekanizmasını oluşturmaktadır. Alzheimer'da Aβ proteinleri birikmektedir ve Alüminyumun bu proteindeki β alt birimlerinin katlanmasını bozarak etki ettiği düşünülmektedir. 2016'da yapılan bir çalışmada içme suyundaki alimünyum maruziyeti ve Alzheimer ilişkisi ortaya konmuştur.” dedi.

TERLEMEYİ DOĞAL YOLDAN DURDURABİLİRSİNİZ!
Terlemenin, vücut sıcaklığını düzenlemek için doğal bir süreç olduğunu söyleyen Dermatoloji Uzmanı Eriş, aşırı terlemeyi durumunda bunu yönetmek ve rahatsızlığı azaltmak için şu önerilerde bulundu:
- Soğuk su için: Vücut ısısını dengelemeye yardımcı olur ve aşırı terlemeyi engeller. Gün boyunca yeterli miktarda soğuk su içmeye özen gösterin.
- Alkol ve sigara kullanımını azaltın veya bırakın: Alkol ve sigara, terlemenizi artırabilir ve terinizin kötü kokmasına neden olabilir.
- Kafeinli içeceklerden kaçının: Kahve ve kola gibi kafein içeren içeceklerin tüketimini sınırlayın, çünkü kafein terlemeyi artırabilir.
- Vücudunuzun kuru olmasını sağlayın: Parfüm veya deodorant kullanmadan önce cildinizin tamamen kuru olduğundan emin olun.
- Sentetik kumaşlardan kaçının: Sentetik kumaşlar terlemeyi artırabilir ve kötü kokulara neden olabilir. Pamuklu veya nefes alabilen kumaşlar tercih edin.

- Sıkça duş alın: Düzenli duş almak, gün boyunca iyi kokmanızı sağlar. Yoğun programınıza rağmen günde en az 15 dakika ayırmaya çalışın.
- Antiseptik şampuan kullanımı: Haftada 3 kez antiseptik şampuanla duş almak, kötü kokuların oluşumunu önlemeye yardımcı olabilir.
- Hazır yiyecekleri azaltın: Baharatsız ve doğal yiyecekler tüketmeye özen gösterin. Hazır ve işlenmiş yiyecekler terlemeyi artırabilir.
- Mineral su ve soda tüketiminden kaçının: Bu içecekler, bazı durumlarda aşırı terlemeyi teşvik edebilir.
- Çinko içeren besinler tüketin: Çinko, terlemeyi dengelemeye yardımcı olabilir. Çinko açısından zengin besinleri diyetinize ekleyin.
- Stresten kaçının ve hafif sporlar yapın: Stres ve yoğun aktiviteler terlemeyi artırabilir. Hafif egzersizler yaparak stres seviyenizi azaltın.
- Kuru üzüm tüketin: Kuru üzüm, vücut ısısını dengelemeye yardımcı olabilir. Günlük olarak tüketmeye özen gösterin.
- Kilo kontrolünü sağlayın: Aşırı kilo terlemeyi artırabilir. Kilo kontrolüne dikkat edin.

DOĞAL DEODORANT OLARAK KULLANABİLECEĞİNİZ 4 TEMİZ İÇERİK!
Uzman isim, aşırı terleme sorununu doğal yöntemlerle yönetmek isteyenler için ise özellikle dört etkili öneride bulundu:

1- ELMA SİRKESİ
Aşırı terleme problemine en iyi gelen doğal yöntemlerden bir tanesi elma sirkesidir. Elma sirkesi çok güçlü bir antioksidandır. Elma sirkesi, zararlı bakterileri yok etmede önemli bir rol oynar.
- Antiseptik yani mikrop karşıtı ve önleyicisidir.
- Antifungal yani mantar karşıtı ve önleyicisidir.
- Anti bakteriyel yani bakteri karşıtı ve önleyicisidir.
Uyumadan önce ılık bir duş alın ve vücudunuzu anti bakteriyel sabun veya jel ile yıkayın. Kuruduktan sonra terleme olan bölgelere pamuk ile elma sirkesini tampon şeklinde sürün. Giyinmeden önce sirkenin kurumasını bekleyin. Sabah uyandıktan sonra tekrar ılık duş alın ve terleme olan bölgelere vücut pudrası sürün. Elma sirkesini içerek de terleme problemini çözebilirsiniz. Bir bardak ılık suya 1 ya da 2 çay kaşığı kadar elma sirkesi ve biraz bal koyun. Hazırladığınız karışımı günde 1 bardak olmak üzere her gün içmelisiniz.

2- KABARTMA TOZU
Herkesin evinde bulunan kabartma tozu terleme sorununu gidermede oldukça etkilidir. Kabartma tozunu vücuda sürdüğünüz zaman vücuttaki fazla nemi emme özelliği vardır. Kabartma tozunun nem emme özelliği ve nemi nötralize etmesi ile aşırı terleme sorunu engellenmiş olur. Kabartma tozunun kötü kokuları giderici özelliği de vardır.
1 çay kaşığı kabartma tozunu yarım bardak çay fincanı su ile iyice karıştırın. Hazırladığınız karışımı terleme bölgelerine pamuk yardımı ile sürün ve yaklaşık 15/20 dakika kadar bekletin ve ılık su ile durulayın. Bu işlemi haftada 2/3 kez uygulamalısınız.

3- SİYAH ÇAY
Halk arasında hararet giderici olarak bilinen siyah çay, aşırı olmamak kaydı ile tüketildiğinde terlemeyi önleyici etkisi vardır. Siyah çay içerisinde bulunan asitler terlemeyi önlemede etkilidir. Aynı zamanda siyah çay, anti bakteriyel özelliği sayesinde vücudun kötü kokmasına sebep olan bakterilerle savaşır. Terlemeyi önlemek için siyahı çayı içerek veya bir pamuk yardımı ile vücudun terleyen bölgelerine sürebilirsiniz.
Siyah çayı demlikte veya bir bardak içerisinde demleyin. Demlenen çayı bir kaba boşaltın ve ılımasını bekleyin. Ilıttığınız çay içerisine pamuk bandırın ve terleyen bölgelere birkaç defa uygulayın. Siyah çay uygulamasını haftada 1 veya 2 kez yapabilirsiniz.

4- HİNDİSTAN CEVİZİ YAĞI
Hindistan cevizinin yüz ve vücuda birçok faydası vardır. Hindistan cevizi yağı laurik asit içerir ve yoğun kokusu ile kötü kokuları ortadan kaldırır. Hindistan cevizinin aynı zamanda anti bakteriyel özelliği de vardır.
Ilık bir duş aldıktan sonra Hindistan cevizi yağını özellikle terleyen bölgeler olmak üzere bütün vücudunuza sürün. Hindistan cevizi yağını her gün uygulayabilirsiniz.
Bitkisel gliserin, bioflavonoidler ve liken, otlar veya bitkisel özler, iyonize su ve distile su, yeşil çay, aleo vera ve kabartma tozu gibi doğal malzemeler doğal ter önleyiciler arasında yer alır.

‘İLLAKİ DEODORANT KULLANACAĞIM’ DİYENLER BU KRİTERLERE DİKKAT ETSİN!
Dermatoloji Uzmanı Dr. Eriş, deodorant seçerken içeriğinin mutlaka okunması gerektiğini belirterek sözlerini şu şekilde noktaladı:
“İlk dikkat edilebilecek nokta, deodorantın koku giderici alüminyum bileşenlerini içermemesi olmalıdır. Alüminyum emilerek kan dolaşımına girerse vücutta birikir. Deri ile teması bile oldukça etkilidir. Yapılan araştırmalarda toulene sık maruz kalma halinde üreme fonksiyonları üzerine olumsuz etkileri görülmüştür. Ayrıca 10 yıldan fazla süredir parabenlerin kanser gelişiminden sorumlu maddeler arasında olduğu bilinmektedir.”