Her an metroda sizin de karşınıza çıkabilir! Yaptıklarını görenler önce şaşırıyor, sonra gözyaşlarına boğuluyor

Metroda, vapurda ve otobüste bazı insanlar cep telefonlarında kaybolmuşken, diğerleri ise pencereden dışarıya dalgın dalgın bakıyor. Ferhat Aslan kucağında taşıdığı defteri ve karakalemiyle, birlikte yolculuk yaptığı ama hiç tanımadığı insanları çiziyor. İnmeden sürpriz yapıp çizimlerini insanlara hediye eden Ferhat Aslan “Ben bir gözlemciyim. Gündelik hayatta koşturmaktan yorulmuş düşünceli ve dalgın insanlar dikkatimi çekiyor” diyerek nelerden ilham aldığını ve çizim yaparken karşılaştığı ilginç olayları posta.com.tr'ye anlattı.

ELİF BAYRAM - Posta.com.tr | İstanbul’da yaşayan Ferhat Aslan toplu taşımada gördüğü insanları çizmekle kalmıyor, bir de resimlerini onlara hediye ediyor. Aslan, “Çizimleri hediye edince önce şaşırıyorlar sonra mutlu oluyorlar. Yarım kalan, hediye edemediğim çizimlerin bazılarını ise çerçeveletip evimin duvarına asıyorum” diyor.
Ferhat Aslan, yaptığı bazı çizimleri ise sosyal medya hesabından paylaşıyor. Bu çizimler arasında Kahramanmaraş depreminin en acı fotoğraflarından biri olarak hafızalara kazınan ‘Kızım melek olup uçup gitti’ çizimi de yer alıyor.

Depremde hayatını kaybeden kızı Irmak Leyla'nın elini bırakmadığı kare ile akıllara kazınan baba Mesut Hançer'in tarifsiz acısını anlatan fotoğraf AFP tarafından yılın en iyi fotoğrafı seçilmişti.
Fotoğraf karesinde Baba Hancer, soğuk havaya rağmen depremde hayatını kaybeden kızının elini tutarak depremin simgelerinden olmuştu. Aslan, bu fotoğrafın kendisini derinden etkilediğini belirterek “O an için ölümsüz bir resim yapmak istedim” diyerek anlattı.

‘YOLCULUK YAPARKEN KENDİMİ GELİŞTİRMEK İSTEDİM’
Beş sene önce üniversite okumak için Batman’dan İstanbul’a gelen Ferhat Aslan 25 yaşında. Aslan, okula giderken gününün büyük bir kısmını toplu taşımada geçtiğini ve zamanını değerlendirmek için birlikte yolculuk yaptığı insanları çizmeye başladığını anlatıyor:
“Marmara Üniversitesi Resim Öğretmenliği bölümünü bitirdim. Şu anda hem sosyal medya ile ilgileniyorum hem de küçük bir yerde resim öğretmeni olarak görev yapıyorum. Bu işi yapma fikri, sürekli metro kullanmaktan geliyor, yolculuk yaparken kendimi geliştirmek istedim ve insanları çizmeye başladım.”

‘İNSANLARIN İLGİSİNİ ÇEKTİ’
“Yolculuk sırasında hiç tanımadığım insanları çizmek ve onları gözlemlemek istedim” diyen Aslan, sözlerine şöyle devam etti:
“Tamamen kendimi geliştirmek ve boş vaktimi değerlendirmek adına yolculuk sırasında tanımadığım insanların resimlerini yapıyordum. Sosyal medya hayatımıza iyice girence orada da paylaşmak istedim ve çizdiğim resimleri insanlara hediye etmeye başladım. Yeni bir şeyler yapmak istedim. İnsanların ilgisini çekti.”

“DALGIN İNSANLAR DİKKATİMİ ÇEKİYOR”
Dikkatini en çok dalgın insanların çektiğini belirten Aslan, “Gündelik hayatta koşturmaktan yorulmuş düşünceli ve dalgın insanlar daha çok dikkatimi çekiyor. Kimin daha uzun süre yolculuk yapacağını tahmin ederek o kişinin resmini yapmaya başlıyorum. Eğer kişi inmezse resmini ona hediye ediyorum inerse de daha sonra bitirip beni bulması için sosyal medyadan paylaşıyorum bazen de paylaşmıyorum yarım kalıyor” dedi.

ÖNCE ŞAŞIRIYORLAR SONRA MUTLU OLUYORLAR
Ferhat Aslan, bazen ilginç tepkilerle karşılaştığını değinerek, “İnsanlar onları çizdiğimi anlayınca ya da çizimleri hediye edince önce şaşırıyorlar sonra mutlu oluyorlar. Olayın farkında olana kadar yani nasıl tepki vereceğini bilmiyorlar, ‘nasıl yaptın? ne zaman yaptın?’ gibi sorular soruyorlar. Genel olarak beğeniyorlar, bunun dışında tabii ki ister istemez nadiren de olsa rahatsız olanlar da oluyor. Ya çok mutlu oluyorlar ya da bazıları neden benden izinsiz yaptın gibi şeyler söyleyip resmi kabul etmiyor” diye konuştu.

‘SİZİN RESMİNİZİ DE ÇİZEBİLİR MİYİM?’
Ferhat Aslan, sözlerine şöyle devam etti:
“Pandemi süreci tamamen bitip maske zorunluluğu kalktıktan sonra insanların yüzü gözüktüğü için sokakta yürürken bir sokak sanatçısına denk geldim. Renkli kıyafetleriyle flüt çalıyordu. Yanına yaklaşıp ‘Sizin resminizi de çizebilir miyim?’ diye sordum. Yüzüme bile bakmadan elinin tersiyle git git işareti yaptı. O an orada çok kırıldım böyle bir tepki yaşamamıştım. Genelde insanlar çizimleriyle karşılaştıklarında mutlu oldukları için bu tepki farklı gelmişti.”
‘ÇERÇEVELETİP DUVARA ASIYORUM’
Aslan, “Hediye edemediğim çizimler bende kalıyor. Eğer çizim yarım kaldıysa maalesef çöp oluyor. Bende kalan çizimleri güzel bir şekilde saklamaya çalışıyorum, bazılarını da çerçeveletip duvara asıyorum” dedi.

‘ONLAR MUTLU OLDUKÇA BEN DE MUTLU OLUYORUM’
İnsanların resimlerini çizip hediye ettiğinde, karşılaştığı mutluluk dolu anların kendisine ilham kaynağı olduğunu belirten Aslan, “Ben bugüne kadar İstanbul’daki bütün toplu ulaşım araçlarını kullandım birçoğunda da resim çizdim. Genellikle metroda çiziyorum ama vapurda ya da insanların oturup muhabbet ettiği herhangi bir sokakta da çizim yaptığım oluyor. İnsanların resimlerini çizip hediye edince mutlu oluyorlar, onlar mutlu olunca ben de mutlu oluyorum” ifadelerini kullandı.

‘MARMARAY'DA ÖRGÜ ÖREN TEYZE’
Çizim yapıp sosyal medyada paylaştıktan sonra karşılaştığı ilginç olayı anlatan Aslan sözlerine şöyle devam etti:
“Şu olayı hiç unutmuyorum, bir gün Marmaray’da yolculuk yaparken örgü ören bir teyze dikkatimi çekti. Çizim yapıp paylaştıktan sonra yakınları benimle iletişime geçmeye çalıştı. Ben de dedim ki kesin bana kızacaklar ‘niye paylaştın?’ gibi şeyler söyleyecekler. Meğerse çok beğenmişler ve teyzenin de görüp çok beğendiğini ve mutlu olduğunu söylediler.”

‘HAYAT SANAT İLE GÜZEL’
Aslan, “Hayat gerçekten sanat ile güzel. İnsanlar dışarıda gündelik işlerine koşturmaktan başını bile kaldıramıyor. O koşturmanın verdiği yorgunluk ve dinginlik insanların yüz ifadelerine yansıyor. Ben çizim yaptığım için işim gereği bir gözlemciyim. İnsanların hal ve hareketlerine bakıyorum onları inceliyorum. Örnek verecek olursak metrodan çıktığınız zaman birisi omzunuza dokunursa tedirgin olmayın. Büyük ihtimalle ve eğer benim videolarıma denk gelmişseniz şöyle düşünebilirsiniz; ‘benim resmimi çizip hediye edecek’ yani tedirgin olmaktansa mutlu olmayı seçebilirsiniz” diye konuştu.

'HAREKETE GEÇMEK LAZIM'
“Benim bu işi yapma amacım birazda insanlara sürpriz yapmak” diyen Aslan sözlerine şöyle devam etti:
“İnsanları çizip sonrasında resmi onlara hediye ettiğim zaman, insanlara metroda, otobüste biriyle karşılaştığında tedirgin olmak yerine, gün içinde güzel bir sürprizle de karşılaşabileceğini göstermek istiyorum. Bunu yaparken kesinlikle insanlardan herhangi bir karşılık beklemiyorum, bir ücret talep etmiyorum. Mutlu ettikçe iyilik yaptıkça bir bakmışsınız binlerce insan iyilik yapmaya başlamış. Harekete geçmek lazım. Umarım birçok kişi böyle düşünür ve elindeki imkanlarla insanları mutlu etmeye çalışır.”

“BENİM KIZIM ELİMDEN MELEK OLUP UÇTU GİTTİ”
Ferhat Aslan, 6 Şubat Kahramanmaraş depreminin en acı fotoğraflarından biri olarak hafızalara kazınan fotoğrafın kendisini derinden etkilediğini şu sözlerle anlattı:
“Depremde İstanbul’daydım. Ertesi gün bir baktım çok büyük bir felaket yaşanmış. Olan biteni haberlerden takip ettim. Günlerce uyuyamadım, yemek bile yemek istemiyordum. Bu fotoğraf beni derinden etkiledi. Daha sonra enkaz altında kalan kızının elini bırakmadan başında duran babanın ‘Benim kızım elimden melek olup uçtu gitti’ cümlesini duydum. O anın unutulmaması ve hatırlanması için ölümsüz bir resim yapmak istedim”
‘ÖLÜMSÜZ BİR RESİM YAPMAK İSTEDİM’
Aslan, "Bu çizimin hikayesi ve bendeki yeri çok farklı” diyerek sözlerine şöyle devam etti:
“Soğuğa rağmen enkaz altında kalan kızının elini bırakmadan başında duran babanın “Benim kızım elimden melek olup uçtu gitti” cümlesi beni çok sarsmıştı. Her düşündüğüm zaman duygusal olarak çöküyordum. O anın unutulmaması ve hatırlanması için, benim için ölümsüz bir resim yapmak istedim. Bu fikri çizime dökerek kendi duygularımı dışarı yansıttım. Sosyal medyada çizimi paylaştığımda insanlar da duygularını paylaştı. Bu çizimin hikayesi ve bendeki yeri çok farklı.”