Hızlı kilo vermenin bedeli ağır olabilir! Zayıflama iğnesi de ameliyat da masum değil

Son yıllarda kilo vermek için başvurulan yöntemler giderek sertleşti. Mide küçültme ameliyatları, mide balonları, iştah baskılayıcı iğneler... Hepsinin ortak bir vaadi var: “Hızlı kilo verdirmek.” Ama bu hızın bedeli ağır olabilir. Kas erimesini, kolajen kaybını, metabolik çöküşü hızlandırır. Alev Gürsoy Cimin sordu, Uzman Dr. Eyyüb Yılmaz yanıtladı.

MİDE KÜÇÜLTME AMELİYATLARINA NASIL BAKIYORSUNUZ?
ALEV GÜRSOY CİMİN
alev.gursoy@posta.com.tr
Asla önermiyorum. Mide küçültme ameliyatları ilk bakışta mantıklı gibi görünüyordu. Yemek azalırsa kilo da azalacaktı. Ancak mide küçültülen kişilerin büyük bölümü 5 yıl içinde eski kilolarına geri döndü.
Çok az bir grup kilosunu koruyabildi. Çünkü sorun mide değil, bedenin biyolojisi. Mide küçüldü ama hormon sistemi değişmedi. Stres tepkisi düzelmedi. Kas ve enerji üretimi korunmadı. Beden, eninde sonunda eski dengesini aramaya devam etti.

AMELİYATLA ZAYIFLAYANLAR NEDEN TEKRAR KİLO ALIYOR?
Obezitenin temelinde çoğu zaman metabolizma yavaşlaması, insülin direnci, stres, uykusuzluk ve yanlış beslenme alışkanlıkları vardır. Ameliyat bunların hiçbirini düzeltmez. İnsan daha az yer ama vücut hâlâ aynı şekilde çalışır. Bir süre kilo verilir. Çünkü vücut mecbur kalır. Ama vücut çok akıllıdır. Bir noktadan sonra yeni düzene uyum sağlar. Ve şunu yapar: Az yiyerek de kilo almayı öğrenir.
Bir başka önemli neden de psikolojiktir. Ameliyat olan birçok insan yeme alışkanlıklarını değiştirmez. Sadece miktarı değişir. Ama stresle yeme, duygusal yeme aynı şekilde devam eder. Sıvı kaloriler devreye girer. Tatlılar, yumuşak gıdalar, atıştırmalar... Mide küçük olabilir ama kalori büyük kalır. Bir de kas kaybı meselesi var. Ameliyat sonrası hızlı kilo verilirken kaslar da kaybedilir.

TÜP MİDE AMELİYATINI NEDEN ÖNERMİYORSUNUZ?
Tüp mide ameliyatı, ciddi bir cerrahi girişimdir. Ve her ciddi cerrahinin ciddi riskleri vardır. Tüp mide ameliyatında midenin büyük bir bölümü kesilip çıkarılıyor. Yani geri dönüşü olmayan bir işlem yapılıyor. Bu ne demek? Vücudun en önemli sindirim ve hormon merkezlerinden biri kalıcı olarak devre dışı bırakılıyor.
Mide sadece yemek torbası değildir. Hormon üretir. Açlık-tokluk dengesini kurar. Ameliyatla bu hormon dengesi bozulur. İlk başta iştah azalır. Ama zamanla vücut yeni yollar bulur. Açlık hissi geri gelir. Üstelik eskisinden daha düzensiz gelir. Siz mideyi küçülttüğünüzde sadece porsiyonu değil, dengeyi de kesmiş oluyorsunuz.

ZAYIFLAMA İĞNELERİ İŞE YARIYOR MU?
İştah baskılayıcı iğnelerle aylar içinde 10-15 kilo veren insanlar gördük. Bu hız ilk bakışta başarı gibi sunuldu. Ama tıbben sormamız gereken soru şudur: Bu kayıp gerçekten yağdan mı?
Bu kadar kısa sürede bu kadar yoğun bir yağ yakımı biyolojik olarak çok olası değildir. Gerçekte olan şudur:
- Kas dokusu yıkılır.
- Kolajen hızla azalır.
- Protein depoları boşalır.
Sonuçta yüz hatları çöker, cilt hızla yaşlanır. Bu estetik bir sorun değil, metabolik bir yıkımdır. Bedenin temel bir kuralı vardır: Glikoz yoksa, protein yakılır. İştah aşırı baskılandığında vücut yeterli glikozu bulamaz.
Enerji için kas ve kolajene yönelir. Bu durum kas erimesini, kolajen kaybını, metabolik çöküşü hızlandırır. Yani kilo verilir ama beden ağır bir bedel öder.
ZAYIFLAMA İĞNELERİNİ ÖNERİYOR MUSUNUZ?
Zayıflama iğneleri herkes için değildir. Ben bu iğneleri, mide ameliyatına gerçekten ihtiyacı olan ama cerrahi risk taşıyan kişilerde bir alternatif olarak görüyorum.
Yani “Biraz kilo vereyim”, “Yaza fit gireyim”, “İki beden inceleyim” diye kullanılacak şeyler değildir. Bu iğneler medikal bir araçtır, kozmetik bir çözüm değildir. Zayıflama iğneleri masum değildir. Her ne kadar “Kolay kilo verdiriyor” gibi sunulsa da vücutta ciddi mekanizmaları etkiler. İştah merkezine müdahale eder. Sindirim hızını değiştirir. Hormon dengesini etkiler. Yani bu bir vitamin iğnesi değildir. Ciddi bir müdahaledir.
HER İSTEYEN BU İĞNELERİ KULLANABİLİR Mİ?
Kesinlikle hayır. Bu iğneler keyfi kullanılmamalıdır. Doktor kontrolü olmadan, kan tahlili yapılmadan, metabolizma değerlendirilmeden asla başlanmamalıdır. Çünkü yanlış kişide kullanıldığında aşırı kas kaybı, halsizlik, midebağırsak problemleri, hormon bozuklukları, psikolojik çöküş gibi ciddi sorunlara yol açabilir.
İnsan kilo verebilir ama sağlığını kaybedebilir. İğnelerle hızla verilen kilo,zaman kas ve su kaybıdır. Yağ yakımı garanti değildir. Üstelik vücut yine korkar. İğne bırakıldığında, kilo büyük ihtimalle geri gelir. Bu da kişiyi daha dirençli bir noktaya taşır.

PEKİ ÇÖZÜM NE? ‘YAPMAYIN’ DEMEK Mİ?
Bu yöntemleri kullanan insanlar var ve olacak. Gerçekten ileri obezitesi olan, ameliyat adayı olup cerrahi riskleri yüksek kişilerde kullanmak mantıklı olabilir. İğneler, zaman kazanmak, kilo yükünü azaltmak, metabolizmayı biraz rahatlatmak için geçici bir köprü olabilir.
O zaman doğru cümle şudur: “Kullanıyorsanız, hasarı azaltmak zorundasınız.” Hasarı azaltmanın temel ilkeleri
1) Glikozu güvenli şekilde vermek ama kontrolsüz değil.
Küçük porsiyon meyve.
Az miktarda pirinç.
Tam tahıllı ekmekten minimal pay.
Gerektiğinde küçük bir tatlı dokunuşu.
Amaç kilo aldırmak değil kolajen ve kas yıkımını durdurmak.
2) Protein ve kolajen koruması.
Bu kadar hızlı kilo verilirken proteini korumak ve kolajen yıkımını yavaşlatmak zorunluluktur. Aksi halde:
- Yüz gider.
- Cilt gider.
- Kas gider.
- Metabolizma çöker.
3) Güçlü antioksidan desteği.
Bu hızda yıkım varsa o yıkımın atıkları da vardır. Bu atıklar hücrelere, damarlara, cilde zarar verir. Bu yüzden güçlü antioksidan desteği koruyucu bir zorunluluktur. Hızlı kilo vermek mümkündür. Ama bedelsiz değildir. Bu yöntemleri kutsamak da doğru değil, “Hiç yapmayın” demek de gerçekçi değil. Doğru yaklaşım şudur: “Kullanıyorsanız, bedeni korumak zorundasınız.” Çünkü mesele sadece zayıflamak değil, yıkılmadan zayıflamaktır.
YARIN: 7 GÜNLÜK SAĞLIKLI DİYET PROGRAMI