İlaçsız ve yüzde yüz doğal! Tarihi 1886 yılına dayanıyor: Kadınların elinde kurutulup dünya sofralarına gönderiliyor...

Manisa'nın Demirci ilçesinde 1886 yılından günümüze uzanan tarihi geçmişiyle coğrafi işaret tescili alan 138 yıllık geleneksel 'Figan-i Efendi Eriği', kadın çalışanların hünerli ellerinde kurutularak bölge ekonomisinin yeni 'siyah altını' haline geldi. Tazeyken nakliyesinde sorun yaşanan bu şifa deposu meyve, hiçbir kimyasal veya ilaç kullanılmadan 4 günde kurutularak uluslararası analiz raporlarıyla dünya sofralarına gönderiliyor. Yılda 185 ton rekolteye ulaşan ve kışın 12 ay boyunca kapış kapış satılan bu lezzet mirasının tüm detayları haberimizde...

Manisa’nın Demirci ilçesinde taze nakliyesinde hassasiyet ve zorluklar yaşanan coğrafi işaret tescilli 138 yıllık ‘Figan-i Efendi Eriği’, kadın çalışanlar tarafından 4 gün boyunca doğal ortamda kurutularak yılın 12 ayı boyunca yurt içi ve yurt dışındaki pazarlara sevk ediliyor. Tamamen ilaçsız ve doğal yöntemlerle işlenen özel erikler, alınan uluslararası analiz raporlarıyla dünya sofralarındaki yerini sağlamlaştırıyor.

Demirci ilçesinde ilk olarak 1886 yılında Mora Yarımadası’ndan getirilerek dikilen ve süreç içerisinde coğrafi işaret tescili tescillenen Figan-i Efendi Eriği, kurutulmuş ürün formatıyla bölge ekonomisinin en gözde tarımsal ürünü haline geldi.

Tazeyken nakliyesinde yumuşama ve bozulma riski yaşanan erik, üreticiler tarafından kurutularak yüksek katma değerli bir ürüne dönüştürülüyor. Kadın çalışanlar tarafından son derece hijyenik şartlarda tek tek çekirdekleri ayıklanan özel erikler, hiçbir kimyasal işlem, ilaçlama veya bandırma sürecinden geçirilmeden sergilerde 4 gün boyunca doğal açık havada kurumaya bırakılıyor.

İlçede organik tarım ürünlerinin satışını ve pazarlamasını yürüten üretici Mustafa Kula, taze üründeki lojistik riskleri kurutma yöntemiyle tamamen aştıklarını belirterek, "Figan Efendi eriğimiz son yıllarda yurt içi ve yurt dışında çok rağbet görmeye başladı. Taze olarak gönderimini yaparken yolda deformasyon sorunları yaşanabiliyordu. Bunun önüne geçmek için ürünü kurutarak göndermeye başladık. Bu sene kuruttuğumuz erik miktarı 30 tonu buldu ve kışın 12 ay boyunca kesintisiz pazarlamasını yapıyoruz. Yurt dışına da yoğun gönderim sağlıyoruz.
Kuruturken kesinlikle herhangi bir katkı maddesi, bandırma veya ilaçlama yapmıyoruz. Ablalarımız hijyenik bir şekilde temizleyip çekirdeğini ayıklıyor, ardından sergilerde zeminle ve toprakla hiçbir yerle temas etmeden kurutuyoruz. Ürünlerimizden uluslararası analiz raporu alıyoruz. İçeriğinde hiçbir ilaç kalıntısı olmadığı belgelendiği için yurt dışına satışımız oldukça kolaylaşıyor. Bu yıl yurt dışından gelen yoğun talep üzerine mürdüm eriği kurutmasına da başladık, onu da çerezlik olarak tüketiyorlar" dedi.

Ürünün bölgedeki tarihi geçmişi ve üretim potansiyeli hakkında detaylı bilgiler veren Demirci İlçe Tarım ve Orman Müdürü Faruk Şenyurt ise "Figan Efendi eriğimizin hikayesi, 1886 yılında hemşehrimiz Figan Sungur Efendi'nin sadece 1 adet fidanı ilçemize getirmesiyle başladı.

Eşsiz aroması ve adeta bir şifa kaynağı olması dolayısıyla coğrafi işaret tescilini alarak koruma altına aldık. İlçemizde 413 dekar arazide 12 bin ağaçla yılda ortalama 185 ton rekoltemiz var. Yoğun zirai ilaç kullanılmayan bakir topraklarımızda biyolojik mücadele ve doğal hayvan gübresiyle üretim yapıyoruz.

Çiftçilerimiz artık verimi artırmak için kapama bahçe usulüne geçiyor. İlçe Müdürlüğü ve Bakanlık olarak tesis aşamasından bakım süreçlerine kadar üreticilerimize her türlü teknik desteği sağlamaya devam ediyoruz" ifadelerini kullandı.