İrem Derici'nin parmağı yamuldu, sebebi ortaya çıktı! Uzman isim uyardı: Vücudunuz size 'Lütfen biraz dur' diyordur

Ünlü şarkıcı İrem Derici’nin serçe parmağındaki dikkat çeken değişim sosyal medyayı ayağa kaldırdı. Görenlerin şoke olduğu o görüntünün arkasındaki tehlike ise ortaya çıktı. Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon bölümünden Doç. Dr. Ozan Volkan Yurdakul'dan Z kuşağı ve içerik üreticilerini korkutacak çok ciddi bir uyarı geldi. Meğer her gün yaptığımız o hata parmakları adım adım...

Hilal Gülden Boğazkesen
hilal.bogazkesen@posta.com.tr
İrem Derici’nin paylaştığı o fotoğraf internette adeta infial yarattı. Yüzlerce kişi hemen kendi elini kontrol etmeye başladı. Herkes kemiklerin eğrildiğini düşünürken uzman doktordan ezber bozan bir açıklama geldi. Vücudun gizlice verdiği o alarm sinyalleri neler?

Türk popunun en dobra isimlerinden biri olan İrem Derici, elinden düşürmediği cep telefonu yüzünden serçe parmağında oluşan eğriliği esprili bir dille paylaşınca sosyal medyada viral oldu. Şarkıcının yıllardır süren bu alışkanlığının el anatomisinde bıraktığı iz, kısa sürede internetin en çok konuşulanları arasına girdi.

Ünlü sanatçının kendisiyle dalga geçtiği bu paylaşım, takipçileri arasında adeta bir farkındalık dalgası başlattı. Yüzlerce kullanıcı 'Benimki de böyle olmuş' diyerek kendi serçe parmağını kontrol etmeye ve benzer fotoğraflar paylaşmaya başladı.

Dijital dünyanın hızına yetişmeye çalışırken saatlerce tek bir pozisyonda tuttuğumuz o ağır cihazlar, el ve bilek anatomimizin sınırlarını zorluyor. Peki, son yıllarda popüler bir terim haline gelen 'akıllı telefon parmağı' gerçekten kemiklerimizi eğitiyor mu yoksa vücudumuz bize başka bir tehlikenin sinyalini mi veriyor?
Doç. Dr. Ozan Volkan Yurdakul, "Baktığımızda biyolojik olarak harika bir mühendislikle yaratılmış ellerimiz var. Ama ellerimiz gün boyunca saatlerce o yarım kiloluk metal ve cam blokları taşımak üzere tasarlanmadı tabii. Son 10-15 yılda bildiğiniz gibi akıllı telefon ekranları büyüdükçe cihazların ağırlığı ve boyutları da ciddi oranda arttı. Eskiden tek elle rahatça kavrıyorduk telefonları. Bunun yerine artık avucumuza sığmayan ve ağırlığı 200 gramı aşan dev ekranlar var." açıklamasında bulundu.

Ağır cihazları kullanırken onu nasıl tuttuğumuz tam bu noktada büyük bir önem taşıyor. Gün içerisinde kullanım sırasında genellikle serçe parmağımızı alt tarafa destek yapıyoruz. Baş parmağımızla da sürekli ekrana dokunuyoruz. Bu durum, tendon denilen bağ dokularına ve eklemlere aşırı yük bindiriyor.
Uzman isim, "Akıllı telefon parmağı, aslında tıbbi literatürde resmi bir hastalık adı değil. Daha çok popüler bir tanım. Yani telefon tutmaktan dolayı kemikleriniz bir anda kalıcı olarak yamulmuyor. Gördüğümüz o çöküntüler ve eğrilikler genellikle kemik deformasyonu değil; yumuşak dokunun sıkışması ve kasların ani zorlanmasıyla alakalı. Bu yanlış duruşu yıllarca ısrarla sürdürürsek eklem yapısında kronik hassasiyete ve tendon sıkışmalarına zemin hazırlamış oluyoruz." dedi.
Vücut, bir şeyler ters gittiği noktada çeşitli sinyaller gönderiyor. Akıllı telefonların yanlış kullanımında da belirli semptomlar ortaya çıkmaya başlıyor. Uzman ismin paylaştığı bilgilere göre ilk sinyali de her zaman ağrı ve uyuşmayla veriyor.
Doç. Dr. Yurdakul, "Eğer telefon kullanırken veya kullandıktan hemen sonra serçe parmağınızda bir sızlama, baş parmağınızın kökünde yani el bileğine birleştiği yerde küt bir ağrı hissediyorsanız vücut size bir sinyal veriyor ve "Lütfen biraz dur." diyordur." ifadelerine yer verdi.

Diğer önemli sinyaller ise sabahları parmaklarda hissedilen sertlik, eklemleri hareket ettirirken gelen tıkırdama sesleri ve ilerleyen dönemde serçe parmakta gözle görülür bir kızarıklık ya da nasırlaşmaya benzer doku kalınlaşması olmasıdır. Parmakların şeklinin kalıcı olarak değiştiğini düşünüyorsanız bu genellikle kasların o pozisyona adapte olmasından kaynaklanıyor.
Uzman isim, "Tetik parmak dediğimiz parmağın bükülü kalması ve açılırken adeta bir tetik çekiliyormuş gibi tıkılayarak açılması durumu da en net alarm veren mekanizmalardan birisidir." dedi.

Doç. Dr. Yurdakul:
"Kesinlikle tedavisi var ve hastalarımızın çok büyük kısmında ameliyatsız çözümlerle sonuç alıyoruz. Tabii burada ilk ve en önemli tedavi dijital diyet; yani telefona ara vermek. Tıbbi olarak biz buna "aktivite modifikasyonu" diyoruz. Ağrılı dönemlerde o bölgeyi dinlendirmek için küçük parmak atelleri kullanabiliyoruz. Lokal ağrı kesici kremler ve soğuk uygulamalarla o bölgedeki iltihabı baskılayabiliyoruz. El ve parmak kaslarını esneten basit egzersizler de bu anlamda çok etkili.
Çok nadir de olsa iş ameliyata tabii gidebilir. Eğer kişi bu sinyalleri yıllarca görmezden gelir, o tendon kılıfları geri dönüşümsüz şekilde kalınlaşır ve tetik parmak veya karpal tünel gibi sinir sıkışması semptomları ileri dereceye ulaşırsa küçük cerrahi müdahalelerle o sıkışan dokuyu rahatlatmak gerekebilir."

Uzman isme göre geleceğe baktığımızda kitlesel bir kas-iskelet sistemi krizi potansiyeli maalesef var. Z kuşağı ve dijital içerik üreticileri, insanlık tarihinde ekran karşısında en uzun süre sabit kalan ve tekrarlayıcı el hareketlerini en yoğun yapan nesil.
Doç. Dr. Yurdakul, "Önümüzdeki 15-20 yıl içerisinde; normalde 50'li, 60'lı yaşlarda görmeyi beklediğimiz başparmak kireçlenmelerini, kronik tendon rahatsızlıklarını ve ciddi boyun düzleşmelerini bu popülasyonda daha çok erken yaşlarda görmeye başlayacağız." dedi.